Sistem saati: Pts Tem 07, 2008 2:06 am

Tüm zamanlar UTC




Yeni konu gönder Konuya cevap yaz  [ 11 ileti ] 
Yazar Mesaj
 Ä°leti baÅŸlığı: ÅžARKI HİKAYELERİ
İletiTarih: Per AÄŸu 16, 2007 2:29 pm 
Kullanıcı avatarı

Kayıt: Pts Nis 10, 2006 5:48 am
İleti: 240
Konum: İzmit
Yaşanmışlıklardan beslenen sadece türküler değil elbet. Hikayesi bilinen şarkılara bu bölümde yer verelim istiyorum, katkılarınızı bekleyerek....


En son mendis tarafından, Per Ağu 16, 2007 2:44 pm tarihinde değiştirildi, toplamda 2 değişiklik yapıldı.

Çevrimdışı
 Profile bak  
 
Yeni Sayfa 1
 Ä°leti baÅŸlığı: Bir Bahar AkÅŸamı
İletiTarih: Per AÄŸu 16, 2007 2:36 pm 
Kullanıcı avatarı

Kayıt: Pts Nis 10, 2006 5:48 am
İleti: 240
Konum: İzmit
Hikayemize göre; ki mevsimlerden bahar, vakitlerden akşam üzeridir. Şarkının söz yazarı dönemin ünlü edebiyatçılarından Fuad Edip Baksı içinden gelmemesine rağmen nezaketen katıldığı bir edebiyat toplantısında yıllardır rüyalarında gördüğü kız ile karşılaşır (film gibi icon_lol.gif ). Şaşkınlıktan tüm metabolizması altüst olmuş ve büyülenmiş bir halde kızla göz göze gelirler. Manalı manalı bakışmalar, göz süzmelerden sonra kız utanır ve mahçup bir tavırla olay yerinden uzaklaşır (o zamanın kızları öyleymiş). Fuad Amcamız hemen bir kağıt kalem çıkarır ve halet-i ruhiyesi şu şiiri yazmasına yol açar;

Bir bahar akşamı rastladım size
Sevinçli bir telaş içindeydiniz
Derinden bakınca gözlerinize
Neden başınızı öne eğdiniz..

İçimde uyanan eski bir arzu
Dedi ki yıllardır aradığım bu
Şimdi soruyorum büküp boynumu
Daha önceleri neredeydiniz.


Daha sonra bu şiir bestelenmek üzere Selahattin Pınar'a verilecektir. İşin acı tarafı Fuad Edip Bey o kızı bir daha görememiştir.



Çevrimdışı
 Profile bak  
 
 Ä°leti baÅŸlığı: Re: Bir Bahar AkÅŸamı
İletiTarih: Per AÄŸu 16, 2007 2:45 pm 
Site Admin

Kayıt: Cmt Oca 21, 2006 11:01 am
İleti: 3076
Konum: Türkiye
mendis yazdı:
...Manalı manalı bakışmalar, göz süzmelerden sonra kız utanır ve mahçup bir tavırla olay yerinden uzaklaşır (o zamanın kızları öyleymiş)...
icon_razz.gif
Åžimdiki oÄŸlanlar da deÄŸiÅŸti:
Sevgilisine "siz" diyen bir oğlan düşünemiyoruz artık.


Çevrimdışı
 Profile bak  
 
 Ä°leti baÅŸlığı: Re: ÅžARKI HİKAYELERİ
İletiTarih: Per AÄŸu 16, 2007 2:55 pm 
Kullanıcı avatarı

Kayıt: Pts Nis 10, 2006 5:48 am
İleti: 240
Konum: İzmit
Ah geçmiş zaman aşkları...

Şair ne güzel söylemiş:

"eski aşklar sayıklanmaktan,
yenileri telaÅŸtan yorgun."




Çevrimdışı
 Profile bak  
 
 Ä°leti baÅŸlığı: Re: Bir Bahar AkÅŸamı
İletiTarih: Cum AÄŸu 17, 2007 7:53 am 
Kullanıcı avatarı

Kayıt: Per Şub 23, 2006 4:58 pm
İleti: 1039
Konum: İstanbul
Ede yazdı:
mendis yazdı:
...Manalı manalı bakışmalar, göz süzmelerden sonra kız utanır ve mahçup bir tavırla olay yerinden uzaklaşır (o zamanın kızları öyleymiş)...
icon_razz.gif
Åžimdiki oÄŸlanlar da deÄŸiÅŸti:
Sevgilisine "siz" diyen bir oğlan düşünemiyoruz artık.


Şimdi olsa cep numarasını verirdi belkide.Ya da msn adresini. icon_eek.gif

Bu kadar kolaysa bir şeylere ulaşmak,ilişkilerde daha kolay,basit oluyor demekki.Mektupların aylar sonra gittiği o ahir zamanlardaki aşklar nerede,10 saniye içinde giden mesajların olduğu bu zamanlar da yaşanan..Ama sevginin değerini bilenler zaten her zaman sevmişlerdir.

Örnek: Busecan ile Karamuratcan..

icon_e_smile.gif

_________________
Ölümü Dünya'ya Hakikat Gördüm


Çevrimdışı
 Profile bak  
 
 Ä°leti baÅŸlığı: BEN GAMLI HAZAN
İletiTarih: Cum AÄŸu 17, 2007 3:50 pm 
Kullanıcı avatarı

Kayıt: Pts Nis 10, 2006 5:48 am
İleti: 240
Konum: İzmit
Şarkının bestecisi Melahat Pars, söz yazarı Sıtkı Argınbaş'tan musîki dersleri almaktadır. Birlikte geçirdikleri vakitler arttıkça Melahat Hanım'ın gönlü Sıtkı Bey'e doğru engellenemez biçimde kaymaktadır. Gün gelecek Sıtkı Bey bu ilginin farkına varacak ve aradaki yaş farkının bu sevdayı imkansız kıldığını yazdığı şu dizelerle dile getirecektir.

"ben gamlı hazan, sense bahar, dinle de vazgeç
sen kendine kendin gibi bir taze bahar seç
olmaz meleğim böyle bir aşk, bende vakit geç
sen kendine kendin gibi bir taze bahar seç"


Netice itibariyle melahat hanım aşkına karşılık bulamamıştır. Bu birliktelik gerçekleşememiştir ancak ne ilginçtir ki Melahat Hanım'ın bu dizeleri bestelemesi hicaz bir Melahat Pars & Sıtkı Argınbaş birlikteliği doğurmuştur.



Çevrimdışı
 Profile bak  
 
 Ä°leti baÅŸlığı: Agora Meyhanesi
İletiTarih: Pzr AÄŸu 19, 2007 8:48 pm 
Kullanıcı avatarı

Kayıt: Pts Nis 10, 2006 5:48 am
İleti: 240
Konum: İzmit

Son 50 yılın en iyi şarkılarından biri seçilmiş, hemen hemen herkes tarafından çok sevilen bir türk müziği eseridir Agora Meyhanesi...


Agora Meyhanesi

Sana bu satirlari
Bir sonbahar gecesinin
Felç olmus kösesinden yaziyorum
Besyüz mumluk ampullerin karanliginda
Saatlerdir bosalan kadehlere
Sarkilarini dolduruyorum
Tabagimdaki her zeytin tanesine
'Simsiyah Bakislarin' i koyuyorum
Ve kaldirip kadehimi
Bu rezilcesine yasamalarin serefine içiyorum.
Burasi Agora Meyhanesi
Burada yasar asklarin en madarasi
Ve en sahanesi
Burada saçlarin her teline bir galon içilir
Gözlerin her rengine bir sarki seçilir
Sen bu sekiz köseli meyhaneyi bilmezsin
Bu sekiz köseli meyhane seni bilir
Burasi Agora Meyhanesi
Burasi arzularini yitirmis insanlarin dünyasi...
Simdi içimde sokak fenerlerinin yalnizligi
Bosalan ellerimde kahreden bir hafiflik
Bu aksam umutlarimi meze yapip içiyorsam
Elimde degil
Bu da bir nevi namuslu serserilik
Disarda hafiften bir yagmur var
Bu gece benim gecem
Kadehlerde alaim-i semalarin raksettigi
Gönlümde bütün dertlerin hora teptigi gece bu
Camlara vuran her damlada seni hatirliyorum
Ve sana susuzlugumu
Birazdan sarkilar susar, kadehler bosalir
Umutlar tükenir, mezeler biter
Biraz sonra bir mavi ay dogar tepelerden
Bu sarhos sehrin üstüne
Birazdan bu yagmur da diner
Sen bakma benim böyle delice efkarlandigima
Mendilimdeki o kizil lekeye de bos ver
Yarin gelir çamasirci kadin
Her seyden habersiz onu da yikar
Sen mesut ol yeter ki ben olmasam ne çikar?
Dedim ya burasi Agora Meyhanesi
Bir tek iyiligin tüm kötülüklere meydan okudugu yer
Burasi Agora Meyhanesi
Burasi kan tüküren mesut insanlarin dünyasi

(Izmir/Agora, Kasim 1959)
Onur Senli


Şiirin sahibi, İzmirli doktor Onur Şenli, Agora Meyhanesi'nin öyküsü şöyle anlatır:

" Ben demiryolcu bir ailenin çocuğuydum. Bu şiiri 1959 yılında 19 yaşındayken yazdım. Bir başka demiryolcu ailenin kızına aşıktım. Tabii platonik bir aşk. Aslında o dönemde Agora Meyhanesi diye bir yer yoktu. Aslında şiirin ismi böyle değildi... Fakat yayınlandığı dergide (Ege Ekspres) bu isim verilmiş."


Bestecisi İsmet Nedim'in ağzından:

"Agora Meyhanesi"ni 60'lı yılların ortalarında sevgili eşim için besteledim. Eşimin şiir defterinde yer alan bir şiirdi. Şiiri beğendiğini, kendisi için bestelememi söyledi. Yani bu güzel şarkıyı bestelememe sebep eşimdir. Sözleri Dr. Onur Şenli'ye aittir. Hatta bu şarkıyı günlerce karanlıkta, mum ışığında besteledim. Çünkü o günlerde karartma geceleri vardı. İlk yaptığım besteyi eşime beğendiremedim.
İkinci kez bestelediğimde beğendi. Odeon Plak Şirketi'ne okudum. Çok beğenildi. O kadar çok tuttu ki, Türkiye meyheneleri isim değiştirip Agora Meyhanesi ismini almaya başladılar. Bu şarkı yüzünden bir de mahkemelik oldum. Sebebi de; plakların üstüne Onur Şenli isminin yazılmadığını iddia ettiler. Oysa yazılmıştı. Sanıyorum sansasyon yaratmak istemişlerdi. Benden sonra Zeki Müren, Müzeyyen Senar, Hamiyet Yüceses ve Gönül Yazar gibi sanatçılar okudular."




Çevrimdışı
 Profile bak  
 
 Ä°leti baÅŸlığı: Re: BEN GAMLI HAZAN
İletiTarih: Pzr AÄŸu 19, 2007 10:08 pm 
Kullanıcı avatarı

Kayıt: Pts Oca 16, 2006 9:26 am
İleti: 1471
Konum: İstanbul
mendis yazdı:


"ben gamlı hazan, sense bahar, dinle de vazgeç
sen kendine kendin gibi bir taze bahar seç
olmaz meleğim böyle bir aşk, bende vakit geç
sen kendine kendin gibi bir taze bahar seç"


Başlığı görür görmez bu şarkı geldi aklıma, çok çok severim.

Teşekkürler Emine...

_________________
Gekommen um zu bleiben!


Çevrimdışı
 Profile bak  
 
 Ä°leti baÅŸlığı: GECENİN MATEMİNİ
İletiTarih: Per AÄŸu 23, 2007 8:54 am 

Kayıt: Per Ağu 23, 2007 6:08 am
İleti: 3
Bestekar SeLahattin Pınar
Şarkıyı ya Babasının yada Afife Jalenin öLdügü gece yazmış çok duyguLanmıştım iLk ögrendigimde Allah ikisinede
Gani gani rahmet etsin

Gecenin matemini aşkıma örtüp sarayım
Gittin artık seni ben nerde bulup yalvarayım
Şimde ben tıpkı şifasız kanayan bir yarayım
Gittin artık seni ben nerde bulup yalvarıyım


Çevrimdışı
 Profile bak  
 
 Ä°leti baÅŸlığı: Re: GECENİN MATEMİNİ
İletiTarih: Per AÄŸu 23, 2007 9:25 am 
Kullanıcı avatarı

Kayıt: Pts Nis 10, 2006 5:48 am
İleti: 240
Konum: İzmit
TuRKSaNaTMuZiGi yazdı:
Bestekar SeLahattin Pınar
Şarkıyı ya Babasının yada Afife Jalenin öLdügü gece yazmış ...


Dargın olduğu ve barışma şansı bulamadan yitirdiği babası için yazdığını hatırlıyorum. Babasıyla arasının bozuşması da şu hadiseye dayanır:

Selahattin Pınar'ın Ticaret mektebi'ni bırakıp müziğe başlaması onun hukukçu olmasını isteyen babası eski Denizli milletvekili Sadık Bey'i çok kızdırır.Bir gün Denizli'den gelen eşraf için kurulmuş bir sofrada Sadık Bey'e oğlunu sorarlar; Selahattin de sofradadır. Sadık bey o yokmuş gibi "Selahattin çalgıcı oldu" der. Selahattin ayağa fırlar ve "babacığım, rica ederim, ben çalgıcı değil, sanatkârım" diye diklenir. Sadık Bey, pek sevimsiz bir küfürle yanıtlar bu çıkışı. Bunun üzerine Selahattin Pınar, ceketini alıp sofrayı terk eder. Kapıdan çıkarken döner ve şöyle der:
"Babacığım, bir gün gelecek, benim adımla anılacaksınız."
Sadık bey, yanı başında bulunan gaz lambasını oğluna doğru fırlatır. Çıkan yangın güç bela söndürülür. Selahattin kapıyı çarpıp çıkmıştır bile...
Asla baba evine dönmeyecektir.



Çevrimdışı
 Profile bak  
 
 Ä°leti baÅŸlığı: NEREDEN SEVDİM O ZALİM KADINI
İletiTarih: Per AÄŸu 23, 2007 5:05 pm 

Kayıt: Per Ağu 23, 2007 6:08 am
İleti: 3
İLK GÖRÜŞTE AŞK
Afife Jale, "Türk müziğinin aristokratı" Selahattin Pınar’ın naifliğinden, kibarlığından, temiz giyiminden, güzel ve esprili konuşmasından etkilendi. Duyguları karşılıksız değildi.

Evlendiler.
Fatih Camii’nin karşısındaki bir apartman dairesine yerleştiler.
27 yaşındaydılar ama çocuk gibiydiler. Evde saklambaç oynuyorlardı. Ut, tambur tınısı, şarkılar, şiirler evlerinden hiç eksik olmuyordu.

Fakat, mutluluk kısa sürdü.
Çünkü... Afife Jale bazen odasına kapanıyor, saatlerce çıkmıyordu.
Selahattin Pınar, bir gün kapının anahtar deliğinden içeriye baktı.
Afife Jale koluna eroin şırınga ediyordu!
Uyuşturucu bulmak için bir eczacıyla da ilişki kurmuştu!
Selahattin Pınar karısına áşıktı. Her tutkulu insan gibi kendini aldattı. Afife Jale’yi kurtarmak isterken uyuşturucu bataklığına saplandı.

Afife Jale, eşinin daha kötü bir hale gelmemesi için ona yalvardı: "Ne olur boşa beni, terk et beni."
Selahattin Pınar hiç yanaşmadı ayrılığa. Afife Jale hep zorladı.
Ve 1935’te boşandılar.

Selahattin Pınar aşkını hiç unutamadı. Karşılıksız aşkı ve ayrılık acısını anlatan unutulmaz bestelerini bu dönemde yaptı: "Nereden sevdim o zalim kadını"; "anladım sevmeyeceksin beni sen nazlı çiçek"; "huysuz ve tatlı kadın"...

VE ÖLÜM
Korkusuz kadın Afife Jale, sokaklarda beş parasız intihar etmek ister gibi yaşadı.
Darülbedayi’deki dostlarının yardımıyla, Bakırköy Akıl Hastanesi’ne yatırıldı. 1941 yılının 24 Temmuz günü öldü.

Cenazesinde dört kişi vardı; onlar da tabutu taşımak için gelmişlerdi.
Zamanla mezar yeri bile kayboldu.
Ama o silinmedi. Efsane oldu. Artık biliniyor ki; o, Türk kadınının sahneye çıkması için kendi hayatını feda etmişti.
Selahattin Pınar, Afife Jale’nin ölümüyle yıkıldı. Daha da içine kapandı. Ardı ardına besteler yaptı. "Gecenin matemini aşkıma örtüp sarayım"...

6 Şubat 1960’ta Todori’nin Meyhanesi’nde ölene kadar Afife Jale’yi unutamadı.


Çevrimdışı
 Profile bak  
 
Önceki iletileri göster:  Sıralama  
Yeni konu gönder Konuya cevap yaz  [ 11 ileti ] 

Tüm zamanlar UTC


 Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyenler: Kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir


Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumda konulara cevap yazamazsınız
Bu forumda kendi iletilerinizi deÄŸiÅŸtiremezsiniz
Bu forumda kendi iletilerinizi silemezsiniz

Git: