Sistem saati: Çar Tem 09, 2008 2:59 am

Tüm zamanlar UTC





Yeni konu gönder Konuya cevap yaz  [ 5 ileti ] 
Yazar Mesaj
 Ä°leti baÅŸlığı: Klasik Müzik Terimleri
İletiTarih: Çar Oca 18, 2006 12:12 am 
Kullanıcı avatarı

Kayıt: Cmt Oca 14, 2006 1:00 am
İleti: 545
Konum: Türkiye
A

A CAPELLA (İtal.): Çalgı eşliği olmayan koro.

ACCELERANDO (İtal.): Hızlanarak.

ADAGİO (İtal.): Yavaş tempo.

ADAGIETTO (İtal.): (1) “adagio” tempoda kısa parça. (2) “adagio”dan az daha hızlı tempo

AFFETTUOSO (İtal.): Taşkın bir duyguyla.

AGİLE (İtal.): Çabuk, çevik.

AGİTATO (İtal.): Hızlı, sarsıntılı, heyecanlı.

AKOR (Fran. Accord / İng. Chord): aynı anda tınlamak üzere “dikey” olarak yazılmış ikiden fazla ses. Aynı terim, çalgıların, ses yüksekliklerinin birbiriyle uyuÅŸması amacıyla (La=440) titreÅŸimini tutacak ÅŸekilde düzenlenmesi için kullanılır.

AKORDİYON: hava etkisiyle ses veren, körüklü ve klavyeli çalgı. Çoğunlukla dans orkestralarında kullanılır.

AKUSTİK (Fran. Acoustique/ İng. Acoustic): Sesle, sesin doğumu özellikleri, ulaşımı ve alımı ile uğraşan fizik bilimi kolu.

ALLA MARCİA (İtal.): Marş temposunda, marş gibi.

ALLA TURCA (İtal.): Türk müziği benzerinde.

ALLEGRETTO (İtal.): “Allegro”dan daha yavaÅŸ tempo.

ALLEGRO (İtal.): Önceleri yalnız “mutlu” ve “sevinçli” anlamlarına gelirdi. Günümüzde hızlı tempoyu anlatmak için kullanılır.

ALLEMANDE: Almanya’da doÄŸan, 1550 yıllarında Fransa’ya geçen, ağırca tempoda tören dansı. Bu dansın karakteri 18. yüzyılda sanat müziÄŸinde süitin bölümlerinden biri olmuÅŸ, baÅŸlangıçtaki özellikleriyle baÄŸlılığı azalmıştır.

ALTO (İtal.): Kadın ve çocuk seslerinin en pes olanı. Terim aynı alandaki erkek sesleri içinde kullanıldığı gibi, fransızcada “viyola” karşılığı olarak ta kullanılır. Alto anahtarı portenin üçüncü çizgisine konan “do” anahtarıdır.

AMABİLE (İtal.): Sevimli, okşayıcı.

ANDANTE (İtal.): “Yörük” anlamına gelir. Orta yavaÅŸlıkta tempo.

ANDANTİNO (İtal.) “andante”den daha hızlı.

ANİMATO (İtal.): Canlı.

APASSIONATA (İtal.): Tutkulu bir duyguyla.

ARİETTA (İtal.): Kısa ve küçük arya.

ARMONİ (Fran. Harmonie) Akorların kuruluşu, türleri, çevrilmesi, bağlanması, yürüyüşü ve melodi ilintileriyle uğraşan bilgi kolu.

ARPEGGİONE: Gitar ve viyolonsel arasında, yaylı ve telli bir çalgı. 1823 yılında Viyana’da G. Staufer yapmıştır. Schubert bu çalgı için aynı adla bilinen sonatını yazmıştır.

ARPEJ (Fran. Arpege / İtal. Arpegio): İtalyanca “arpeggiare” kelimesinden , arp çalmak anlamına. Süslemelerin notalanışında, bir akorun yanıbaşına konan dikey ve kıvrımlı çizgi, akor seslerinin birlikte deÄŸil de, birbiri arkasından çalınması gerekeceÄŸini gösterir.

ARYA (İtal. “Aria” / Fransızca ve İngilizce’de “Air”): Bir tür ÅŸarkı. İnsan sesi için beste. Operalarda genellikle baÅŸvurulan biçim. “Aria da capo” birinci bölümü ikinciden sonra yeniden söylemek arya biçimi. “Aria concertante – konser aryası”, “Aria d’abilit – ÅŸarkıcının teknik gösterisine uygun arya”, “Aria di chiesa – kilise aryası”.

ASSAİ (İtal.): Çok. (allegro assai: Çok hızlı. Largo assai: Çok yavaş gibi).

A TEMPO (İtal.): İcrada tempo değişmesinden sonra, yeniden önceki tempoya dönüş.

A TONALİTE (Fran.): Tonalite dışı. Majör, minör, yada baÅŸka modal dizilerle ilgisizliÄŸi anlatan terim. Bu türlü müziÄŸin baÅŸlıca siması sonradan tonalite dışı yazıyı kurallaÅŸtıran, Avusturyalı besteci Arnold Schönberg’dir.



--------------------------------------------------------------------------------

B
BALALAYKA: Rus halkının ulusal çalgılarından. Üçgen biçimli, uzun boyunlu ve üç telli.

BALLAD (Fran. “ballade” / İtal. “balata”): 12. yy.’da Güney İtalya halkının söylediÄŸi kısa dans ÅŸarkısı. Daha sonra, ballad, dans ile baÄŸlılığını kaybetmiÅŸ, romantik yüzyılda Chopin, Liszt, Brahms gibi besteciler piyano için ballad’lar yazmışlardır. Bugün bu terim özellikle halk müziÄŸinde, aÅŸk ÅŸarkıları için kullanılır.

BAGATELLE (Fran.): Kelime anlamı “boÅŸ, önemsiz”. Hafif, kısa piyano parçası anlamına gelir. BaÅŸka çalgılar içinde “bagatelle” yazmış besteciler vardır.

BANÇO (banjo): Çoğunlukla Amerikan gezginci halk şarkıcılarının kullandığı beş, yada daha çok telli çalgı. İlk caz orkestralarında gitar yerine kullanılırdı.

BANDO (İtal.): Nefes ve vurmalı çalgılardan kurulan, çoğunlukla törenlerde kullanılan çalgı topluluğu. Bandolar, genel olarak askeri marş çalarlar. Bugün ya bu türlü topluluklar için doğrudan doğruya yazılmış, yada düzenlenmiş, senfonik müzik çalan bandolar vardır.

BARCAROLLE (Fran.) Sandal şarkısı. Genellikle Venedik gondolcularının söyledikleri hafif ve durgun parça.

BARİTON: Orta kalınlıkta erkek sesi.

BAROK (Fran.,İng.”Baroque”): Müzik alanında Barok çağı 1550 yıllarında baÅŸlamış, 1600’den sonra yayılmış, çağın öbür sanatlarındaki renk ve süsleme gösteriÅŸi, İtalyan madrigalinin kromatik armonisinde, Venedikli bestecilerin birden çok koro için yazdıkları yapıtlarda belirmiÅŸtir. Barok eÄŸilimlerine uygun müzik yazmış besteciler arasında Gabrieli’ler, Schütz, Buxtehude, bir sınıra kadar Bach, Haendel, Rameau ve Lully gösterilebilir.

BAS, BASSO: En kalın erkek sesi.

BASSO CONTİNUO: Sürekli bas. 16. yy. sonlarında klavsenci veya orgçuların çok ses müziğine eşlik etmelerini kolaylaştırmak amacıyla geliştirilmiş kural.

BEL CANTO (İtal.) Güzel şarkı, güzel söyleyiş anlamına gelir. İtalyan operasının ses gösterisine ve hançere cambazlığına dayanan söyleme üslubu.

BEMOL: Bir notayı yarım aralık pesleştiren işaret.

BERCEUSE (Fran.): Ninni.

BİS (Fran.): Konserde halkın icracıdan ek parça çalmasını istemek için kullandığı kelime. Yerine “ encore” kelimesi de kullanılır “yine” anlamına gelir. Notada “bis” yazısı, bir bölümün bir kere daha çalınacağını gösterir.

BOLERO: Bir çeÅŸit İspanyol dansı. Üç vuruÅŸludur, kastanyet eÅŸliÄŸinde oynanır. Bu dansa sanat müziÄŸinde de rastlanmaktadır. En ünlü Bolero, Ravel’in yazdığı aynı adlı orkestra yapıtıdır.

BOURREE (Fran.): Fransa’nın Auvergne bölgesinden doÄŸma ÅŸen bir dans. Dört zamanlıdır. Barok süitlerinde kullanılmıştır.

BUFFO (İtal.): Güldürücü. Operalarda güldürücü rollere çıkan şarkıcı.

BURLESCA (İtal.): Güldürücü alaycı karakterli bestelere verilen ad. Bach’ın “la minör” klavsen partitasında bu adın ilk kullanılışından birine rastlanılır.




--------------------------------------------------------------------------------

C
CACOPHONİE (Fran.): Kakışma. Geleneksel armoni kurallarına göre uyumsuz sayılan nota bileşimi.

CADENZA (İtal.): (kadans. Fran: Cadence. Alm: Kadenz) Latince “düşmek” anlamına gelen “cadere” sözcüğünden. (1) Melodi ve armonide, bir dinlenme noktasına varış. (2) Yorumda, düşüş noktasına, parçanın ana tonalitesine varırken çalınan yada söylenen süslü, gösteriÅŸli geçit; genellikle konçertolarda rastlanır.

CAMERA (İtal.): “Oda” anlamına gelir. “sonata da camera”, yada “concerto da camera”, dindışı niteliÄŸi olan çalgı müziklerini anlatmak için kullanılan terimlerdir. “sonata da camera”, dürlü dansların art arda dizilmesi bakımından süite benzer.

CANTABİLE (İtal.): Şarkı söyler gibi.

CANTO (İtal.): Şarkı.

CANZONE (İtal.): (1) Halk ÅŸarkısı. (2) Çok sesli ÅŸarkı. (3) Yazı bakımından madrigali andıran; iki yada üç sesli çalgı müziÄŸi parçası. Canzonetta: Kısa “ Canzone”.

CAPELLA (İtal.): Bir müzik parçasını seslendiren türlü çalgılardan kurulu topluluk.

CAPRİCCİO (İtal.): BaÅŸlangıçta fuga yazısına dayanan bir türlü çalgı müziÄŸini tanıtması bakımından “ricercar” ve “fantasia” ile aynı anlama gelirdi. Bugün beklenmedik etkiler taşıyan “kaprisli” besteler için kullanılmaktadır.

CAVATİNA (İtal.): Daha arık, daha gösterişsiz bir arya türü.

CELESTA: Mekanizması piyanoyu andıran klavyeli küçük çalgı. Alanı orta”da” dan yukarı dört oktavdır.

CHACONNE (Fran. İtalyancası Ciacona): İspanyol kaynaklı olduÄŸu sanılan bir dans. Aslında 4/4 ölçüdedir. Sanat müziÄŸinde kullanılışı, pes alanda tekrarlanan ¾ ölçüdeki motif üzerine çeÅŸitlemelere dayanır. Passacaglia’ya benzer.

CODA (İtal.): “kuyruk” anlamındadır. Bir bestenin sonuna konan bitiÅŸ bölümü.

COURANTE (Fran. İtalyancası Corrente): 16. yy.’da ortaya çıkmış, hızlı tempoda, üçlü zaman ölçüsünde Fransız dansı.

CREDO (İtal.): Dua.

CRESCENDO: Sesi gitgide yükselterek.

ÇALGILAMA (fran. İngilizcesi: Instrumentation): Çalgıların tını nitelikleri, ses sınırları, birbirleriyle birleştiklerinde, ne türlü sonuçların ortaya çıkabileceği konusundaki bilgilerin tümü.

ÇEŞİTLEME (Fran. Variation): Bir temanın, bir konunun, bir düşünün değişikliklerle tekrarlanması. Değişim, ritm, armoni ve melodide, çoğu kere konunun her bir tekrarında bunlardan yalnız birinde yapılır.




--------------------------------------------------------------------------------

D
DECRESCENDO (İtal.): Gitgide hafifleyerek ve ses yoğunluğunu düşürerek.

DİAPASON (Diyapazon): Yunanca’da sekizinci aralık anlamına gelir. Fransızca’da, ses uyulmamasında kullanılan ve “LA” sesini veren aracın adı.

DİSSONANCE (Fran.) Bak. CACOPHONİE…

DİVİRTİMENTO (İtal. Fransızca divertissement: (1) Operada danslar bölümü. (2) Çalgı müziÄŸinde, danslar dizisi. 18. yy.’da süit’den çıkma bir biçim.

DİYEZ (Fran.Diése, İng.Sharp, Alm.Kreuz) Bir notayı yarım aralık tizleştiren işaret.

DOLCE (İtal.): Tatlı ve yumuşak.

DOLENDO (İtal.): Üzüntülü.

DÖNEMSEL BİÇİM (fran. Forme cyclique): Sonat biçiminde yazılmış yapıtlarda, ilk bölümde sunulan konuların, sonraki bölümlerde de kullanılması. Örnek: César Franck’ın “re minör” senfonisi.

DRAMMA DER MUSİCA (İtal.): müzikli oyun. Opera.

DUET, DUO: İki ses için müzik.

DÜZENLEME (Fran. Arrangement, Transcription): Bir ortam için yazılmış bir yapıtı bir baÅŸka ortama aktarmak. Örnek: Schubert’in ÅŸarkılarını Liszt’in piyano için düzenlemesi… Bach’ın org yapıtlarını, Stoskovski’nin orkestra için düzenlemesi.




--------------------------------------------------------------------------------

E
ENSEMBLE (Fran.) Beraberlik, topluluk.

EŞLİK (Fran. Accompagnement): İnsan sesi yada tek çalgı için yazılmış yapıtlarda, başlıca ses yada seslere yardımcı durumda olan çalgı bölümü.

ETUDE (Fran.): Çalışma yada terim parçası. Bu amaçla yazılmış pek çok parça, anlatımla ilgili bağımsızlıkları yönünden, baÅŸlı başına birer sanat yapıtı deÄŸeri taşımaktadır. Örnek: Chopin veya Debussy’nin piyano “étude”leri.




--------------------------------------------------------------------------------

F
FALSETTO (İtal.): Erkek seslerinin normal alan dışında tiz, kadın sesine benzer sesler çıkarmak amacıyla başvurdukları yöntem.

FANDANGO (İsp.): üç zamanlı, canlı, gitar ve kastanyet eşliğiyle oynanan İspanyol dansı.

FANFAR (Fran. Fanfare): Maden çalgıların çaldığı, genellikle şenliklerde ve törenlerde ilgi çekmek için kullanılan müzik.

FANTAİSİE (Fran. İtalyanca:fantasia. Almaca:Phantasiestück. İngilizce:Fancy): Bağımsız biçimli parça. BaÅŸlangıçtaki anlamına göre, bölüm benzetmelerinin “imitation” ların önce metot kurallarına uygun olarak, sonraları kontrapunta yazısında daha büyük özgürlükle yapıldığı parçalar. 18. yy’a kadar yazılmış “fantasie”ler, Bach’da en kesin ilkelerini bulan fuga yazısını hazırlanmıştır.

FRANDOLE (Fran.): Fransız halk dansı. Jig’e benzer.

FİNALE (İtal.): Konçerto, senfoni, opera gibi uzun, yada çok bölümlü bir bestenin son bölümü.

FOLİA: Eski Portekiz dansı.

FORLANA: Jig’e benzer İtalyan dansı.

FORTE (İtal.): Güçlü.

FUGA (Lat. Fransızca: Fugue): Kontrapunta yazısı biçimlerinden biri. Tema (yada, baÅŸka bir deyiÅŸle konu) bir seste sunulur ve sonra öbür seste birbiri ardından benzetiÅŸ yoluyla konuyu izler. “Fuga” sözcüğü Latince’de “kaçmak” anlamına gelir. Nitekim Fuga’da seslerin birbiri ardına sıralanması kovalamayı andırmaktadır.

FENEBRE (İtal.): Yaslı. Marcia funebre: Cenaze Marşı.

FUOCO, CON (İtal.): Ateşli.

FURİANT: Çabuk tempoda bir Bohemya dansı.

FURİOSO (İtal.): Öfkeli.




--------------------------------------------------------------------------------

G
GAVOTTE (Fran.): Fransa’da 18.yy.’dan sonra yaygınlaÅŸan oynak bir dans türü.

GİOCOSO (İtal.): Sevinçli, şen.

GİUSTO (İtal.): Tam. Doğru. Allegro guisto: Aşırılığa kaçmayan, kesin vuruşlu hızlı tempo.

GLİSSANDO (İtal.): Kaydırma, piyanoda parmağı tuşların üstünden hızla geçirme. Yaylı çalgılarda telin üstünde kaydırma.

GLOCKENSPİEL: Büyüklerine göre, tınıları belirli çelik parçacıklara tokmakla vurularak çalınan, ses boyutları beş oktava dek ulaşan çalgı.

GRANDİOSO (İtal.): Büyük, ihtişamlı.

GRAVE (İtal.): Çok yavaş tempo.

GRAZİOSO (İtal.): Sevimli yada ince duygulu.




--------------------------------------------------------------------------------

H
HABANERA (isp.): İspanya’da yaygın Küba kaynaklı dans. Küba’ya Afrika’dan gelmiÅŸtir. İki vuruÅŸludur. Ritm özelliÄŸi, birinci vuruÅŸun noktalı oluÅŸudur.

HARMONİCA: Ağız mızıkası. Ağız orgu. Sesi, üflenince titreyen maden kamışlarla çıkar.

HARMONİUM: Kamışlı org. 1810 yılında Fransız Grélé bulmuş. 1842 yılında Fransız Deboin geliştirmiştir. Piyanoya benzer. Kullanışlı ve sesi orgu andırır.




--------------------------------------------------------------------------------

I
IMPROMTU (Fran.): DoÄŸaçtan yorum anlamına gelmekle birlikte 19. yy’da geliÅŸmiÅŸ ÅŸarkı (Lied) biçiminde yazılmış parçalar için kullanılmıştır.

IMPROVISATION (Fran.): Doğaçtan yorum yada söyleyiş. Müziği hazırlıksız olarak içe doğduğu gibi, hem yaratma hemde yorumlama sanatı.

INTERLUDE (Fran.): Bir yapıtın ana bölümleri arasında yorumlanan ğparça.

INTERMEZZO (İtal.): (1) BaÅŸlangıçtaki anlamına göre, bir oyunun perdeleri arasında dekor deÄŸiÅŸmesine ve oyuncuların hazırlanmasına fırsat vermek için sunulan müzikli kısa oyun. Intermezzo’lar sonraları opera perdeleri arasında da oynanmıştır. (2) Operalarda ara müziÄŸi




--------------------------------------------------------------------------------

J
JİG: İngiliz kaynaklı, hızlı dans.

JOTA (isp.): Bir çift dansçının oynadığı, hızlı tempoda kastanyet eşlikli İspanyol dansı.




--------------------------------------------------------------------------------

K
KAMMERMUSİK (Alm.): Oda müziği.

KANON (Fran. Canon) Çok ses yazısı türlerinden. Ses girişleri, dizinin türlü katlarında tekrarlama yoluyla birbirini izler.

KANTAT (İtal. Cantata): BaÅŸlangıçtaki anlamına göre söylemek, “teganni” edilmek için yazılmış parça. Bugünkü anlamına göre, operada olduÄŸu gibi, metni bir olayı bir konuyu anlatan, fakat sahnede oynamak için hazırlanmamış, bir yada birkaç solo ÅŸarkıcı ve orkestra (ve bazı kere de koro) için yazılmış yapıt.

KAPELLEMEİSTER (Alm.): (1) Orkestra yöneticisi. (2) Kilise müziği yöneticisi.

KASSATİON (Alm.): 18. yy’da süitin türlerinden.

KASTANYET: İspanya ve Güney İtalya’da halk müziÄŸinden yayılan kestaneye benzeyen, birbirine baÄŸlı iki tahta parçası. Bolero, fondago ve tarello gibi halk danslarında süsleyici bir ritm unsuru olarak çalınır.

KOLORATURA (İtal.): Çalgılarda ver insan sesinde süslü geçitler. Terim genellikle, bu türlü geçitleri ustalıkla söyleyebilen lirik sopranolar için kullanılır.

KONÇERTO (İtal.): Genellikle tek, bazen de birden çok çalgı için, orkestra eşliğiyle yazılmış beste. Concerto grosso: Küçük bir çalgı grubunun (concertino), orkestranın geri kalan çalgılarıyla (ripieno) karşıt durumda olduğu yapıt.

KONSERVATUVAR (Fran.): Müzik öğrenimi için kurulmuÅŸ büyük okullar. İlk konservatuvar Napoli’deki San Maria di Loreto’dur.

KONTRALTO (İtal.): En pes kadın sesi.

KONTRAPUNTA (İtal.): Birden çok sesi birleştirme kurallarının tümü. Armoniyle yakından ilgilidir.

KONZERTMEİSTER (Alm.): Senfoni yada opera orkestrasında baş kemancı. Yalnız kemanlardan ve öbür yaylı çalgılardan değil, yöneticiden sonra bütün orkestranın çalışma beraberliğinden sorumlu kişi.

KUARTET (Fran.): Dört çalgı yada dört ses için müzik. Dört çalgılık, yada dört seslik topluluk. En yaygın dörtlü çalgılaması, iki keman viyola ve viyolonselden kurulan topluluktur ve bu ortam için sayısız yapıy verilmiştir.

KUİNTET, KENTET (Fran.): Beş çalgı, yada beş ses için müzik. Beş çalgılık yada beş seslik topluluk.




--------------------------------------------------------------------------------

L
LAENDLER: Kaynağı Avusturya olan ¾ ölçülü dans. Valsin doğumuna yol açmış viyana klasikleri bu dansı bazı yapıtlarında kullanmışlardır.

LARGAMENTE, LARGO (İtal.): Geniş anlamında. Çok yavaş tempo.

LARGHETTO (İtal.): “Largo”dan az daha hızlı.

LEGGİERO (İtal.): Hafif.

LEİTMOTİV (Alm.): KiÅŸilerin yada olayların tanıtılması için kullanılan, melodik, ritmik yada armonik kimliÄŸi olan cümle bölümleri. Genellikle operada kullanılır. Wagner’in operalarında “Leitmotiv”lerin özel bir önemi vardır.

LENTO (İtal.): Yavaş.

LİBRETTO (İtal.): “Küçük kitap” anlamına gelir. Opera metni, opera oyunu.

LOURE (Fran.): 18. yy. süitlerinde rastlanan bir tür halk dansı.




--------------------------------------------------------------------------------

M
MAESTOSO (İtal.): Görkemli.

MALAGUENA: Malaga kaynaklı, Endülüs’te yayılmış İspanyol halk dansı.

MEİSTERSİNGER (Alm.): 14. 15. ve 16. yy’larda Almanya’da birlikler ve loncalar kurmuÅŸ ozan ve ÅŸarkıcılara verilen ad.

MELODİ: Ritm öğesinden yararlanarak, bir biçim için art arda çizilmiş notalar.

MELODRAM: Müzikle birlikte, melodisiz olarak, düz okuma durumda söylenen dram. Müzik eşliğiyle bir anlatıcı için hazırlanmış yapıtların türüne verilen ad.

MENUETTO (İtal.): 17. yy’da ortaya çıkmış. Fransa kaynaklı, üç zamanlı saray dansı. Adı “küçük” anlamına gelen menu sözcüğünden türemiÅŸtir. Ufak adımlarla oynanması bu adı gerektirmiÅŸtir.müziÄŸi önce süitlerde yer almış, sonra sonat biçiminin bölümlerinden biri olmuÅŸ, yerini scherzo’ya bırakıncaya kadar kullanılmıştır.

METRONOM: Müzikte zaman ölçen, bir parçanın tempo hızını belirten araç. Prensibini 1596’da Paris’te Etienne Loulie bulmuÅŸ, 1816’da Johann Nepomuk Maelzel ilk metronom fabrikasını kurmuÅŸtur.

MİSSA (Fran.): Katolik kilisesi tören müziÄŸi. BaÅŸlıca bölümleri “Kyrie”, “Gloria”, “Sanctus” ve “Benedictus”, “Agnus Dei”. Her bir parçanın iç biçimini sözler düzenler. “Missa” büyük biçim olarak süiti andırır.

MODULATİON (Fran.): Bir tonaliteden öbürüne geçme. Modülasyon.

MONODRAM: Tek şarkıcı için opera.

MOTİF: Bir yapıtın kuruluşunun ana öğelerinden biri olarak kullanılan ve bir müzik fikrinin kaynağı olan parça.




--------------------------------------------------------------------------------

N
NOCTURNE, NOTTURNO (fran, İtal.): “Gece MüziÄŸi” anlamında kullanılır. İlk terim olarak durgun, düşünceli, ve duygulu piyano parçalarını anlatmak için John Field tarafından kullanılmıştır. Bu türde en olumlu, en ünlü parçaları Chopin yazmıştır.

NONET: Dokuz çalgı için yapıt. Dokuz çalgıdan kurulmuş topluluk.

NOTA: Müzik yazısı. Sesleri gösteren işaretler.




--------------------------------------------------------------------------------

O
OKTAV (İng.) Sekiz sesli aralık.

OKTET (Fran.): Sekiz çalgılı topluluk. Sekiz çalgı yada sekiz üyeli topluluk için yazılmış yapıt.

ONİKİ NOTA MÜZİĞİ: Yarım ses aralıklı kromatik dizideki oniki notanın besteci tarafından bağımsızca seçilip sıralanışı ile ortaya çıkan diziye dayanan müzik.

Oniki nota dizisi prensibini bir tonal düzen yerine, yeni bir düzen kurma amacıyla Avusturyalı besteci Arnold Schoenberg hazırlamıştır.

OPUS (Lat.): “Yapıt” anlamında kullanılır. Bazı besteciler yapıtlarının bestelenmiÅŸ yada yayınlanmış sırasını belirtmek için Op. Kısaltmasını ve yapıtın sıra numarasını kullanırlar.




--------------------------------------------------------------------------------

P
PARTİSYON (Fran.): Çalgı yada ses bölümlerinin birlikte okunmasını sağlamak amacıyla birbiri üstüne sıralanış notası.

PARTİTA (İtal.): 17. yy’da art arda çalınan dans parçaları dizisi. Bach, terimi iki anlamda kullanmıştır. (1) süit karşılığı, (2) org “chorale”leri üzerine çeÅŸitlemeler.

PASSACAGLİA (İtal.) : İspanyolca “sokak ÅŸarkısı” anlamına gelen “passagallo” sözcüğünden 17. ve 18. yy. süitlerinde rastlanan, orta yavaÅŸlıkta, üç zamanlı, tekrarlanan figüre (ostinato’ya) dayanan dans biçimi.

PASSION: İsa’nın haçlanması ile ilintili kutsal metin üzerine koro, solo ÅŸarkılar ve çalgı eÅŸliÄŸi için bestelenen bir tür oratoryo. OrtaçaÄŸ’da “mystére” ve “devozione”lerden türemiÅŸtir.

PASTORAL: (1) Konusu genellikle efsanelere dayanan müzikli oyun. Operanın öncüsüdür. Renaissance İtalya’sında ortaya çıkmış, sonra özellikle Fransa’da geliÅŸmiÅŸtir. (2) “Çobansı” nitelikte çalgı müziÄŸi yada ÅŸarkı. “Musette” ve “Siciliana” pastoral biçimlerdir.

PİANO, PİANİSSİMO (İtal.): Hafif, yumuşak çok hafif, çok yumuşak.

PİCCOLO (İtal.): Küçük flüt. Ses alanı normal flüte kıyasla bir oktav yukarıdan başlar.

PİU (İtal.): Çok.

PİZZİCATO (İtal.): Yaylı çalgılarda bir geçidin yayla değil, tellerin parmakla veya tırnakla çekilerek çalınacağını belirten terim.

POLACCA (İtal.): İtalyan tarzında yazılmış olmakla beraber dansın ritmik özelliklerine baÄŸlı bir tür “polonaise”.

POLİTONALİTE (Fran.): Birden çok ve birbirinden ayrı tonalitelerin bir arada kullanılması.

POLKA: Bohemya kaynaklı, hızlı tempolu dans.

POLONAİSE (Fran.): Polonya halk dansı. Orta yavaşlıktadır.

PRESTO (İtal.): Çabuk.

PRESTİSSİMO (İtal.): Çok çabuk.

PRIMADONNA (İtal.): “Birinci Kadın” anlamına gelir. Operalarda baÅŸ kadın ÅŸarkıcı.




--------------------------------------------------------------------------------

Q
QUATRE NOTES CONTRE UNE: Bire karşı dört nota kullanarak yapılan iki partili kontrpuan.

QUİETO: Sakin anlamında kullanılır.

QUİNTON: 18. yy.’a ait eski bir Fransız kemanı.

QUODİLBET: (istendiÄŸi gibi, dermece) 16. ve 17. yy.’larda polifonik vokal bir eserin farklı eserlerindeki birkaç popüler melodi ve metnin komik bileÅŸimi bu kelimeyle adlandırılırdı. Bach’ın Goldberg Variationların sonuncusu bir quodilbet idi.




--------------------------------------------------------------------------------

R
RALLENTANDO (İtal.): Yavaşlayarak.

RAPSODİ: Belirli bir kalıp ve biçime bağlı olmayan genellikle halk temalarına dayanan çalgı müziği.

RECİTATİVO (İtal.): Bir operanın oratoryonun yada kantatın “teganni” edilmeyip, söylenen, bir türlü konuÅŸmayla sunulan bölümleri.

RESİTAL: Bir konserde tek şarkıcı yada çalgıcının eşliksiz olarak bir veya birkaç yapıtı sunması.

RİSOLUTO: Güçlü, kararlı.

RİTM: Zaman içinde varolan müziğin yine zaman içinde belirtilmesi. Ritm müziğin üç ana öğesinden biridir. Öbür ikisi melodi ve armoni. Melodisiz ve armonisiz müzik olabilir ama ritimsiz bir müzik düşünülemez.

ROMANCE: Besteciyi kesin bir kalıp biçimine uymak zorunda bırakmayan, genellikle duygusal parçalara verilen ad.

RUBATO: İcrada geçici olarak kesin bir tempodan ayrılman ve nota sürelerini bir cümlenin anlamını açıklamak, yaymak amacıyla değiştirmek.




--------------------------------------------------------------------------------

S
SALTARELLO: Hızlı tempoda eski İspanyol- İtalyan dansı. Lavta süitÅŸerinde pavan’dan sonra yer alır.

SCHERZO: “Åžaka” anlamına gelir.sonat biçiminde Beethoven’den bu yana “menuetto”nun yerini almış olan bölüm. Tekrarlanan kesin çizgili bir ritmik figüre dayanır. Menuetto’da olduÄŸu gibi karşıt nitelikte bir yavaÅŸ bölümü (üçlü bölümü) vardır.

SERENAD: AkÅŸam müziÄŸi. AkÅŸam yahut gece vakti, açık havada genellikle bir kadının penceresi altında söylenir, çalınır türde parçalar…

SONAT: BaÅŸlangıçtaki anlamıyla “çalınmak, tınlatılmak” için parça anlamında… Üç yada dört bölümden kurulmuÅŸ yapıtın bütünü..

SONATİN: Küçük ve kısa sonat.

SOPRANO: En tiz kadın veya çocuk sesi.

SUBRET: Operalarda ve operetlerde genellikle hizmetçi kız rolüne çıkan hafif sopranolar sınıfına verilen ad.

STACCATO: Notalarda belirtilen sesleri birbirine bağlamadan teker teker ayrı ayrı yorumlama.

STRETTO: (1) Fuga yazısında, ana konu ile karşılığın üst üste geldiği ve seslerin birbirini daha yakından izlediği bölüm. (2) Parçanın sonunda tempo hızlanması (genellikle İtalyan operasında).

SÜİT: 16. yy.da bir yandan halk arasında, öte yandan saraylarda gelişmeye ve yaygınlaşmaya başlayan dans parçaları demeti. Sanat müziği sınırları içinde yer edinmiş, 17. ve 18. yy.lar boyunca başlıca çalgı müziği ortamı ve sonat biçiminin öncüsü olmuştur. Allemande, Courante, Gavotte, Rigaudon, Loure, Passepied, Chaconne süitlerde rastlanan başlıca danslardır.

SÜRDİN: Bir yaylı çalgıyı, yada maden nefes çalgısını sağırlaştırıcı parça veya tıkaç.




--------------------------------------------------------------------------------

T
TANGO: Ritmi Habanera’ya benzeyen (noktalı ritm) fakat daha çabuk tempoda dans. İspanyol-Amerikan kaynaklıdır. Meksika’dan çıktığı sanılır. Arjantin’de çok yaygındır.

TARANTELLA: Çok hızlı ve canlı tempoda Napoli dansı.

TEMA: Bir bestede baÅŸlıca müzikal fikir yada konu. İlk çok ses yazısında, üzerine kontrapuntanın kurulduÄŸu “cantus firmus”.

TEMPO: Müzikte sesin süresi üzerine kurulmuş, ses hareketlerinin süre ve hızlarını ölçmeye yarayan sistemlerin temeli.

TENOR: En tiz erkek sesi.

TOCCATO: Sözcük anlamı “dokunmak için” parça. Klavye müziÄŸinde (org, klavsen) verilen ilk adlarından biri. Kuzeyli orgçular ve Bach fuga yazısında “toccata”larda geniÅŸ yer vermiÅŸlerdir.

TONALİTE: Bir bestede yada bir beste bölümünde bütün nota ve akorların, bir “çıkış noktası” durumundaki notayla ilgilerini düzenleyen sistemlerin bütünü. Tonalite, kendi başına, müzik yaratıcılığında bir amaç deÄŸil, fakat araçlardan yalnız biridir.

TRANQUİLLO: Sakin, rahat.

TREMOLO: Bir nota yada bir akorun çok hızlı olarak tekrarı.

TRİL: Bir notanın bir üstteki notayla çok hızlı olarak sıralanması.

TRİO: Üç ses yada çalgı için yazılmış beste. Böyle bir besteyi çalan topluluk.

TROPPO: Çok… Non troppo: Çok deÄŸil… Allegro non troppo: Çok hızlı deÄŸil…

TROUBADOUR: 11. ve 14. yy.lar arasında Fransa’nın güneyindeki gezginci ozanlara verilen ad. Kuzeydekilere “trouvére” denir.

TUTTİ: Bütün, tüm, hep birlikte anlamlarına gelir. Konçertolarda ve koro seslerinde solo sesin yanında bulunan çalgı ve seslerin bütününe verilen ad.




--------------------------------------------------------------------------------

U
UVERTÜR: Müzikli sahne yapıtlarının, süit ve senfonilerin başındaki açılış, giriÅŸ müziÄŸi. İtalya’da Alessandro Scarlatti, Fransa’da da Jean-Baptiste Lully uvertürü üç bölümlü olarak kesinleÅŸtirmiÅŸler, böylece klasik senfoni biçiminin temelini atmışlardır.

UMORİSTİCO: Şakacı, esprili.

UNA CORDA: Tek tel. Piyanoda özel bir pedala basılarak çekiçlerin üç yerine bir tele vurmasını saÄŸlayarak özel bir ses rengi elde edilmesi. Normale dönüş “tre corde” komutuyla belirtilir.

UNCA: Çengel. Notaların değerini gösteren çengel.

UNGHERESE, HONGROİSE: Macar tarzında.

UNİSONO, UNİSSON: Tek sesli, aynı seste.

UNİTONAL: Tek tonlu.

UNNO, NATİONALE: Ulusal.

UOMO: Erkek adam. Başroldeki erkek şarkıcı.

ÜÇGEN (Fran., İng. Triangle): Titreşimi sağlamak amacıyla üçgen biçiminde bükülmüş maden çubuktan yapılma, belirli bir nota yüksekliği vermeyen vurma çalgısı.




--------------------------------------------------------------------------------

V
VİBRAFON: Maden çubukların üstüne tokmakla vurularak çalınan, her bir çubuğun altında bulunan borunun içindeki havanın, elektronik araçla titreştirilmesiyle elde edilen tınıya sahip çalgı.

VİBRATO: Titreme, insan sesinde olsun, türlü çalgılarda olsun, bir notanın yüksekliğini aşağı ve yukarı doğru sık yada geniş aralıklı sallandırılmayla elde edilir.

VİRGİNAL: Diz üstüne yerleştirilip çalınan küçük klavsen.

VİRTUOZ: Yorumunda teknik ustalığın üstün katına erişmiş kişiler için kullanılan terim.

VİVACE: Canlı.

VOCE: Ses. (Mezza Voce: Yarım ses), (Sotto Voce: hafif ses)

VORSPİEL: Müzikli oyunlarda yapıtın başlamasından önce çalınan orkestra parçası.




--------------------------------------------------------------------------------

W

--------------------------------------------------------------------------------

X
XYLOPHONE: Ksilofon. Farklı uzunlukta tahta plaketlerden oluşan vurmalı çalgı.




--------------------------------------------------------------------------------

Y
YORUM: Bir müzik yapıtını icra eden şarkıcı, enstrümanist yada yöneticinin, o yapıtı bestecinin düşünce ve duygularına uygun olarak sunma amacıyla uyguladığı duygusal davranışın ve bilimsel inceleme sonuçlarının tümü.




--------------------------------------------------------------------------------

Z
ZARZUELA: Bir tür İspanyol opereti.

ZELO, ZELOSO: Acele , aceleyle.

ZİGANKA, ZİGEUNER, ZİNGARA, ALLA ZİNGARA: Çingene, çingene müziği, çingene tarzında, Çigan.

ZOPPA: Aksak.

ZWİSCHENSPİEL (Alm.): Müzikli oyunlarda perde arasında çalınan orkestra parçası…

_________________
http://www.sinanayyildiz.com

http://www.youtube.com/user/SinanAyyildiz


Çevrimdışı
 Profile bak  
 
Yeni Sayfa 1
 Ä°leti baÅŸlığı:
İletiTarih: Cmt Oca 28, 2006 10:59 pm 
Kullanıcı avatarı

Kayıt: Çar Oca 18, 2006 11:08 am
İleti: 50
Konum: İstanbul
bu ufak müzik terimleri sözlüğü için teşekkürler sinan..


Çevrimdışı
 Profile bak  
 
 Ä°leti baÅŸlığı:
İletiTarih: Cmt Mar 11, 2006 9:21 am 

Kayıt: Çar Şub 15, 2006 6:21 pm
İleti: 78
Konum: İstanbul
Her müzisyenin bilmesi gereken terimlerdir bunlar.Paylaşım için teşekkürler

_________________
Ölüm ölüm dediğin nedir ki gülüm,ben senin için yaşamayı göze almışım


Çevrimdışı
 Profile bak  
 
 Ä°leti baÅŸlığı: Re: Klasik Müzik Terimleri
İletiTarih: Per Tem 19, 2007 10:32 pm 
Kullanıcı avatarı

Kayıt: Pts Tem 02, 2007 11:05 am
İleti: 21
Anlamakta zorlandığım yabancı terimleri "Türkçe" açıkladığın için çok sağol.

Müzik aşkına,
Nazım...


Çevrimdışı
 Profile bak  
 
 Ä°leti baÅŸlığı: Re: Klasik Müzik Terimleri
İletiTarih: Cmt Mar 08, 2008 6:16 pm 
Kullanıcı avatarı

Kayıt: Cmt Mar 08, 2008 1:57 pm
İleti: 3
Konum: Mersin
Çok Güzel Paylaşım Teşekkürler.Bu konuyla İlgili Daha Geniş Bilgi İsteyenler Müzik Sözlüğü Kitabını Araştırabilirler

_________________
Mehmet Günay ESER

http://www.agsl.tr.gg

Resim


Çevrimdışı
 Profile bak  
 
Önceki iletileri göster:  Sıralama  
Yeni konu gönder Konuya cevap yaz  [ 5 ileti ] 

Tüm zamanlar UTC


 Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyenler: Kayıtlı kullanıcı yok ve 0 misafir


Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumda konulara cevap yazamazsınız
Bu forumda kendi iletilerinizi deÄŸiÅŸtiremezsiniz
Bu forumda kendi iletilerinizi silemezsiniz

Git:  
 
cron