Sistem saati: Cmt Tem 05, 2008 10:17 pm

Tüm zamanlar UTC




Yeni konu gönder Konuya cevap yaz  [ 1 ileti ] 
Yazar Mesaj
 Ä°leti baÅŸlığı: Açılın Kapılar Åžaha Gidelim
İletiTarih: Pzr Mar 02, 2008 9:21 am 
Kullanıcı avatarı

Kayıt: Pzr Tem 02, 2006 11:48 am
İleti: 1526
Konum: artvin
--------------------------------------------------------------------------------
Vaktiyle,Hafik ilçesinin Sofular köyünde Hızır adında bir genç varmış.O zamanlar bu köyün halkı Alevi imiş. Onların bu durumunu beğenmeyen Hızır, köyden ayrılmaya karar vermiş, çıkmış yola. Ha şurası, ha burası derken Banaza kadar gelmiş. Pir sultanın yanına azap durmuş. Sonra da müridi olmuş. Aradan seneler geçmiş,bir gün Hızır: Pirim demiş; Sen herkese himmet ediyorsun, herbiri çeşitli makamlara geçiyor, ne olur, bana da himmet et, büyük adam olayım, bende bir makama geçeyim. Pir Sultan şöyle bir düşündükten sonra gülümsemiş. Ulan Hızır ben dua ederim, belki sende büyük adam olursun; Hatta paşa, vezir de olursun ama, sonunda gelip beni astırırsın. Yine de duasını eksik etmemiş. Hızır İstanbula gidip saraya girmiş. Ağa, Kapıcıbaşı, Paşa, Beylerbeyi derken Vezir olup Sivas valiliğine atanmış. Pirini unutmamış, haber gönderip huzuruna getirtmiş. Hürmet, izzet, ikram derken bir hayli sohbet etmişler. Yemekte mükellef bir sofra donanmış. Pir Sultan yiyeceklere şöyle bir bakıp hemen geriye çekilmiş. Paşa şaşırmış. Birşey mi oldu pirim?. Pir Sultan, Hızır demiş; Bu yemeklerde zina kokuyor. İçinde yetim hakkı var, sen bunları haram para ile yaptırmışsın.Hızır Paşa Yok pirim dediyse de dinletememiş. Ama bir haylide içerlemiş. Pir sultan biraz daha ileri gidip, Bunları ben değil, köpeklerim bile yemez. İstersen çağırayımda gör demiş. Hemen ünlemiş, köpekler anında gelmişler. Bir tepsiye haram yemek, bir tepsiye helal yemek konmuş. Önce haram yemekler getirilmiş. Köpekler şöyle bir koklayıp geri geri çekilmişler. Arkasından helal yemeklerle dolu tepsi gelmiş. Köpekler onuda kokladıktan sonra, kuyruklarını sallaya sallaya yemeğe başlamışlar. Bu hakarete çok kızan Hızır Paşa, hırsını yenemeyip pirini toprakkaleye hapsettirmiş. Eh.... Ne de olsa Piri. Hırsı geçince bir bahane ile affetmek istemiş. Zindan çıkartıp demiş ki; Bana içinde Şahın adı geçmeyen üç deyiş söylersen seni affedeceğim. Yok, söylemezsen kendin bilirsin. Pir Sultan Peki öyleyse deyip tezeneye şöyle bir dokunmuş ve, Açılın Kapılar Şaha Gidelim Kul Olayım Kalem Tutan Ellere ve Karşıdan Görünen Ne Güzel Yayla adlı deyişleri okumuş. Tüm deyişlerde şahın adı defalarca geçiyor. Pirini affetmeye hazırlanırken, onun hemen her fırsatta Şahı anması Hızır Paşayı çileden çıkarmış. Ne söylediğini, ne yaptığını bilmez hale gelmiş. Yanındakilere emretmiş: Asın bunu. Seslendiren:Yusuf hayaloğlu-Serhad Raşa (Düet) Kaynak:Pir Sultan Abdal Albüm:Rengahenk Türküler Anadolu Sevdası

_________________
Resim


Çevrimdışı
 Profile bak  
 
Yeni Sayfa 1
Önceki iletileri göster:  Sıralama  
Yeni konu gönder Konuya cevap yaz  [ 1 ileti ] 

Tüm zamanlar UTC


 Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyenler: Kayıtlı kullanıcı yok ve 0 misafir


Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumda konulara cevap yazamazsınız
Bu forumda kendi iletilerinizi deÄŸiÅŸtiremezsiniz
Bu forumda kendi iletilerinizi silemezsiniz

Git: