Sistem saati: Cum Tem 25, 2008 12:41 pm

Tüm zamanlar UTC




Yeni konu gönder Konuya cevap yaz  [ 3 ileti ] 
Yazar Mesaj
 Ä°leti baÅŸlığı: Devran Baba
İletiTarih: Per Oca 25, 2007 10:20 pm 
Kullanıcı avatarı

Kayıt: Pts Nis 10, 2006 5:48 am
İleti: 240
Konum: İzmit
Resim

Devran Baba o yar demiÅŸ oh olsun
Zindanlara Yusuf gibi sokulsun
Gözlerine Yakup gibi kan dolsun
Dolsun sabret sus be ağlama gözüm



1942 yılında Adana’da doğdu. Asıl adı Mustafa Şahin Yılmaztürk’tür. Yaklaşık 4 yaşında bağlama çalmaya başladı. Aşıklık geleneğini çevresindeki büyüklerinden öğrendi.

9 telli bir bağlamadan çöğüre dek tüm bağlama ailesi çalgılarını çalan Devran Baba, "Tokaç" adını verdiği ilk bağlamasını kendi yapıp at kuyruğundan tel taktı.

1964’ten sonra Çukurova Radyosunda uzun yıllar program yaptı. Özellikle yaşadığı döneme ilişkin şiir yazmak, türkü yakmak gerektiğini vurgulayan Devran Baba, sevgiden politik sorunlara dek hemen her konuda yazmaktadır.

Devran Baba, şiir biçiminde bugüne dek alışılmadık yöntemler kullanıp, alışılagelmiş uyak sistemine başka uyaklar ekleyerek, birden çok uyağı aynı anda kullanan sayılı aşıklardan biri olma özelliğini taşımaktadır.

Dili ve kavramları geleceğe ilişkin önemli ipuçları vermektedir. Halk ozanlarının duyarlılığı ile doğru orantılı olan geleceği yorumlama özellikleri Devran Baba’da oldukça az sayıda aşıkta görülebilecek veriler taşımaktadır. Şiirlerini, geleneksel halk şiiri tadında ancak daha somut olarak uzay çağına ya da sonraki bin yıla mesaj niteliğinde yazmaktadır.

Devran Baba’nın, özellikle bağlama üzerindeki çeşitli denemeleri gelecek için bazı yenililere dönüşmesi açısından önemli görülmektedir.

Türkü ve deyişleri özellikle 1980’li yıllardan itibaren değişik sanatçılar tarafından okunan Devran Baba’nın şiirlerinin bir bölümü "Tarif Etme" (2001) adıyla yayımlandı.


Ağlama Gözüm

Bedenim ruhuma gurbet el olmuÅŸ
Olsun sabret sus be ağlama gözüm
Ömrümün baharı sararıp solmuş
Solsun sabret sus be ağlama gözüm

Neleri sızlaşır ortada kalmış
Kimi yanık yanık ağlar bunalmış
Senin şansın yanağını sel almış
Alsın sabret sus be ağlama gözüm

Gönül derdin yüz bir yapmış abartmış
Hergün ağıt yakıp yürek kabartmış
Saçlarını pança pança kopartmış
Yolsun sabret sus be ağlama gözüm

Devran Baba o yar demiÅŸ oh olsun
Zindanlara Yusuf gibi sokulsun
Gözlerine Yakup gibi kan dolsun
Dolsun sabret sus be ağlama gözüm


Bak SevdiÄŸim

Tuzlu sular aka aka gözümden
Nasır çıktı gel de bir bak sevdiğim
Ben kendimi sordum kendi özümden
Kusur çıktı gel de bir bak sevdiğim

Yollarımı Toroslardan aşırdım
Yüreğimi kebap ettim pişirdim
Saniyemi hesap ettim şaşırdım
Asır çıktı gel de bir bak sevdiğim

Gelmedik ne kaldı garip başıma
Aklım ayağımı yordu boşuna
Kilomu vurdum bir mihenk taşına
Sıfır çıktı gel de bir bak sevdiğim

Ömrüm geçti gitti bitti zamanım
Ters tersine döndü gayrı devranım
Dostun dost üstünde dostluk nişanım
Zifir çıktı gel de bir bak sevdiğim

Devran Baba nasıl gönül eyleyim
Ruh bedene küsmüş daha neyleyim
Biri milyarlara böldüm söyleyim
Küsur çıktı gel de bir bak sevdiğim


Sürgün

Zamansız bir mekan buralardayım
Sürgündeyim dünya denen bir yerde
Ateş hava toprak ve sulardayım
Sürgündeyim dünya denen bir yerde

Çekirdekten meyva otlardan ete
Baktım ağı katık olmuş şerbete
Zaman tünelinden geldim gurbete
Sürgündeyim dünya denen bir yerde

Bir mezarlık taşta sevmek yazılı
Bir fermanlık suçta sevmek asılı
Bir dakkalık düşte sevmek yazılı
Sürgündeyim dünya denen bir yerde

Okunmuyor gizli yazı alında
Bu ne muhteşem sır arı balında
Işık kümesinde Saman Yolunda
Sürgündeyim dünya denen bir yerde

Beden mahpushane ruhen mahkumum
Şu koca uzayda çölde bir kumum
Size diyor Devran Baba'nız duyun
Sürgündeyim dünya denen bir yerde


Ağlarım

Yirmi sene gurbet kahrı az mıdır
Bilmem ki ne için gezer ağlarım
Mevsimi şaşırdım bahar yaz mıdır
Ayları yıllara dizer ağlarım

Derdimi diyemem yürekten doldum
Yitirdim aklımı gayrı del'oldum
Hasret gözyaşına düştüm boğuldum
Azraile mektup yazar ağlarım

Devran Baba ayrı kalmış yurdundan
Hasta yatağına düşmüş derdinden
Ölse ağlayanı yoktur ardından
Vefasız dostlara kızar ağlarım


Nergis Gözlüm

Yoluna bakmaktan bakar kör oldum
Nergis gözlüm senden ayrı düşeli
Didik didik diddim saçımı yoldum
Nergis gözlüm senden ayrı düşeli

Nasıl yaşadığım bilemiyorum
Hergün ağıt yakar gülemiyorum
Ruhum Azraile veremiyorum
Nergis gözlüm senden ayrı düşeli

Savurdum ömrümü kırdım yabayı
Ateş attım yaktım yıktım yuvayı
Derbeder eyledin Devran Baba'yı
Nergis gözlüm senden ayrı düşeli


Üç Bin Yılında

Üzerinde duran bütün canlıya
Selam söyle dünya üç bin yılında
Renk ırk fistan pantol kara donluya
Selam söyle dünya üç bin yılında

İki bin yılından size seslendik
Türkülerimizde dümtek eslendik
Sizi bilmek ama biz zor beslendik
Selam söyle dünya üç bin yılında

Nuh'un tufanında gemimiz oldu
Hayyam sofrasında demimiz oldu
Tüm yarınlar gitti dünümüz oldu
Selam söyle dünya üç bin yılında

Biz de sizin gibi gezdik alemde
Hak cemalin seyir ettik ademde
Aman ha unutma bildir erdemde
Selam söyle dünya üç bin yılında

Senin olsun malın mülkün sarayın
Hiç kimseye hayrı yoktur parayın
Gönlünüzde Devran Baba arayın
Selam söyle dünya üç bin yılında


Sen Nerdesin

Çok özledim gülüm gül cemalini
Beni darda koydun sen nerdesin sen
Kimsede görmedim şems şemalini
Beni zorda koydun sen nerdesin sen

Ruhum yaralandı gönlüm inliyor
Sızısı bir dakka olsun dinmiyor
Bülbüller hep suskun beni dinliyor
Beni zarda koydun sen nerdesin sen

Bütün sırlarımı meydana serdin
İfşa ettin beni murada erdin
Ölürüm de senden ayrılmam derdin
Beni burda koydun sen nerdesin sen

Ruhum taşımaya nefes yetmiyor
Üzerimden kara bulut gitmiyor
İçim yandı kar buz fayda etmiyor
Beni narda koydun sen nerdesin sen

Bu son olsun gel gör Devran Baba'yı
Sana nasıl yakmış bak gör abayı
Şaşırdım dakkayı günü haftayı
Beni sırda koydun sen nerdesin sen


Bana sor

Ömrüm bana yük gelmeye başladı
Taşıyorum ama gel de bana sor
Aşk ateşi ciğerlerim haşladı
Yaşıyorum ama gel de bana sor

Felek bana örmüş kader ağını
Sulamış yeşertmiş keder bağını
Bin bir zahmet ile sabır dağını
Aşıyorum ama gel de bana sor

Bilen demez diyen bilmez Devran'ım
Aşkın ateşinde yandı her yanım
Pirler piri Pir Bektaş'a hayranım
KoÅŸuyorum ama gel de bana sor

http://home.arcor.de/devranbaba/index.html



En son mendis tarafından, Cmt Şub 09, 2008 1:45 pm tarihinde değiştirildi, toplamda 1 değişiklik yapıldı.

Çevrimdışı
 Profile bak  
 
Yeni Sayfa 1
 Ä°leti baÅŸlığı:
İletiTarih: Cum Oca 26, 2007 10:28 am 
Kullanıcı avatarı

Kayıt: Per Şub 23, 2006 4:58 pm
İleti: 1039
Konum: İstanbul
Teşekkürler mendis..

_________________
Ölümü Dünya'ya Hakikat Gördüm


Çevrimdışı
 Profile bak  
 
 Ä°leti baÅŸlığı: Re: Devran Baba
İletiTarih: Per Åžub 28, 2008 1:52 am 
Editör
Kullanıcı avatarı

Kayıt: Cmt Nis 08, 2006 8:36 am
İleti: 620
Konum: İstanbul
1
Adana’da
Seher vakti bülbül gülde
Bir hoş olur Adana’da
Türkü dolu mızrap telde
Bir hoş olur Adana’da

Çiçeklerin âlâsı var
Peteklerin balyası var
Kekik kokan bal yağı var
Bir hoş olur Adana’da

Devran Baba sana hayran
İçli köfte dolma ayran
Duble beyti kebap ÅŸalgam
Bir hoş olur Adana’da

2
Dertler İçimde
Nergislik mi lale sümbül reyhan merdoş gülşen mi
Renk renk çiçekleşti tek tek açtı dertler içimde
Bal arısı oğul verdi uçtu baldan yesem mi
Denk denk petekleşti yük yük taştı dertler içimde

Özümü tüketti beni tırsak etti yıldırdı
Hırs atına bindi kırbaç vurdu şaha kaldırdı
Ordu ordu tümen tümen asker oldu saldırdı
Cenk cenk süngüleşti pat pat düştü dertler içimde

Her anımda günüm haftam ayım yılım sağıldı
Derdin burgacına düştüm döndüm ruhum dağıldı
Deste deste harman harman yığın yığın yığıldı
Yük yük böcekleşti bit bit uçtu dertler içimde

Vücudum şehrinde şimşek çaktı yıldırım düştü
Yandı yüreğimin başı dumdum suyunu içti
Damarım zil attı boy boy oldu çınarı geçti
Kök kök göbekleşti dik dik çıktı dertler içimde

Devran Baba n’oldu bülbül gibi düştün bin zara
Yanından yönünden Eyüp gibi açıldı yara
Çevresi göverdi mosmor morardı kapkara
Tek tek hep depreşti kat kat pişti dertler içimde

3
O Nerde
Sevdiğimi kayıp ettim ararım
Kurtlar kuÅŸlar deyin hele o nerde
Gözüme görünen neyse sorarım
DaÄŸlar taÅŸlar deyin hele o nerde

Ateşiyle her gün yanar ağlarım
Sineme köz bastım üter dağlarım
Acısıyla coşar coşar çağlarım
Sular yaÅŸlar deyin hele o nerde

Devran Babam kara bağla sen gayrı
Sevdiğinden düştüm düşeli ayrı
Kulağına gelmiyor mu bu çağrı
Üçler beşler deyin hele o nerde

4
Sürgün
Zamansız bir mekân buralardayım
Sürgündeyim dünya denen bir yerde
Ateş hava toprak ve sulardayım
Sürgündeyim dünya denen bir yerde

Çekirdekten meyva otlardan ete
Baktım ağı katık olmuş şerbete
Zaman tünelinden geldim gurbete
Sürgündeyim dünya denen bir yerde

Bir mezarlık taşta sevmek yazılı
Bir fermanlık suçta sevmek asılı
Bir dakkalık düşte sevmek yazılı
Sürgündeyim dünya denen bir yerde

Okunmuyor gizli yazı alında
Bu ne muhteşem sır arı balında
Işık kümesinde saman yolunda
Sürgündeyim dünya denen bir yerde

Beden mahpushane ruhen mahkûmum
Şu koca uzayda çölde bir kumum
Size diyor Devran Babanız duyun
Sürgündeyim dünya denen bir yerde

5
Nergis Gözlüm
Yoluna bakmaktan bakar kör oldum
Nergis gözlüm senden ayrı düşeli
Didik didik diddim saçımı yoldum
Nergis gözlüm senden ayrı düşeli

Nasıl yaşadığım bilemiyorum
Her gün ağıt yakar gülemiyorum
Ruhum Azrail’e veremiyorum
Nergis gözlüm senden ayrı düşeli

Savurdum ömrümü kırdım yabayı
Ateş attım yaktım yıktım yuvayı
Derbeder eyledin Devran Baba’yı
Nergis gözlüm senden ayrı düşeli

6
İstanbul’a Bak
Koca Fatih Sultan Mehmet
Kalk da şu İstanbul’a bak
Çöplük kokar demet demet
Kalk da şu İstanbul’a bak

Bizans ordusunu yardın
Gülle attın suru kırdın
Türklere armağan verdin
Kalk da şu İstanbul’a bak

Akmaz kurumuÅŸ nehirin
Gençliğe verir zehirin
Sahipsiz kalmış şehirin
Kalk da şu İstanbul’a bak

Adını verdik köprüye
Kimde hal kaldı dipriye
Yumulduk döndük kipriye
Kalk da şu İstanbul’a bak

Bana olur zalim gurbet
Orda durmak acı zulmet
EÄŸer olmaz size zahmet
Kalk da şu İstanbul’a bak

Ermenileri Rumları
Geçtin gittin Kırımları
Çok kötüdür durumları
Kalk da şu İstanbul’a bak

Ne gül kaldı ne sarmaşık
Yaşantısı çok karmaşık
Devran Baba sana âşık
Kalk da şu İstanbul’a bak

7
Felek
Yıktın viran ettin gönül şehrini
Senelerdir baykuş öttürdün felek
Cırnak taktın verdin aşkın zehrini
Ekmeğime katık ettirdin felek
Sen bana her zaman çektirdin felek

Aşılmaz dağlardan aşırdın beni
Yollarım dolaştı şaşırdın beni
Ummanken damlada cuÅŸurdun beni
Deryalarda balık güttürdün felek
Oltamı kayaya taktırdın felek

Devran Baba doÄŸru yolundan sapmaz
Kartal bile yavru kuşları kapmaz
Senin yaptığını Azrail yapmaz
Canımı cellada sattırdın felek
Yarama tuz biber attırdın felek

8
Sahip Ol
Lâfını bil çok konuşma
Azcık diline sahip ol
Derdini ele danışma
Azcık diline sahip ol

Söz kıymetli boşa atma
Pis bir tembel gibi yatma
Demirciye altın satma
Azcık diline sahip ol

Düşmanını dostun sanma
Hıyar diyenlere kanma
Bir lâf deyip nara yanma
Azcık diline sahip ol

Acı olur dil yarası
Bir türlü çıkmaz karası
Bozulur dostun arası
Azcık diline sahip ol

Tut dilini Devran Baba
Çok konuşma kaba saba
Adamlara de merhaba
Azcık diline sahip ol

9
Gönül
Secde edip de süpür sil
Kâbeden hiç kopma gönül
Sana senden yakındır bil
Başka yere tapma gönül

Bülbül konar daldan dala
Arı uçar baldan bala
Düş hele bir haldan hala
Kimseden huy kapma gönül

Bu yol Muhammet-Ali’nin
Yunus’un Kızıl Deli’nin
Hacı Bektaşî Veli’nin
Yolundan hiç sapma gönül

Zulüm etme sana acı
Ethem ol at tahtı tacı
Kendi kendin bil ol hacı
Başka bir şey yapma gönül

Devran Baba’nın evisin
Bilmiyorsun sen delisin
Fatma Ana’nın elisin
At gafleti yatma gönül

10
Sırlı Sır
Uçsuz bucaksız bir deniz umman deryadan
Burgaçlandım döndüm durdum duraldım geldim
Milyar sene yattım kaldım kalktım üryadan
Tokaçlandım yundum yundum arıldım geldim

Çok şükür ki düştüm haznan hak neşesine
Gönlüme akanın durdum kul köşesine
Aşk tapası oldum girdim yar şişesine
Tukaçlandım dondum çıkmam ar aldım geldim

Veysel Karanî’yle epey çobanlık ettim
Yemen çöllerinde kaldım çok deve güttüm
Eshab-ı Kehf ile üç yüz dokuz yıl yattım
Kırbaçlandım sandım kalktım sır aldım geldim

Bakın şimdi Âşık Devran bir Baba oldum
Gönül aynasını sildim tozunu aldım
Leylek oldum uçtum gittim hicaza kondum
Miraçlandım yüzüm sürdüm nur aldım geldim

11
Çıngıraklı Yılan
Bağrımda gezdirdim tam otuz sene
Çıngıraklı yılan çıktı sevdiğim
Ne sülüğe benzer ne de akrebe
Çıngıraklı yılan çıktım sevdiğim

Yüzüme püskürttü zehir sarısı
Canımı sızlattı gece yarısı
Halt etmiş bin tane eşek arısı
Çıngıraklı yılan çıktı sevdiğim

Her gece sinemde uyuttum onu
Hemen hemen her gün avuttum onu
Söyle Devran Baba ne oldu sonu
Çıngıraklı yılan çıktı sevdiğim

12
Benim
Nasıl anlatayım nasıl söyleyim
Derdim sıra sıra diziktir benim
Sorma babam ben her zaman böyleyim
Aklım ayağıma kızıktır benim

Varlığından yoksul divaneyim ben
Arada dolaÅŸan avareyim ben
Herkes vurabilir biçareyim ben
Sinem çizik çizik çiziktir benim

Git Koca Seyit’e bir dilek dile
Hiç kimseyi muhtaç etmesin ele
Gözüm göre göre dil bile bile
Ruhum bedenimden beziktir benim

İyi günde dostlar vardı kaçtılar
Rahvan atla yüce dağlar aştılar
Derdimi söyledim bana şaştılar
Yüreğimin başı eziktir benim

İstemem dünyanın malı mülkünü
Kim giyerse giysin samur kürkünü
Devran Babam kime çaldın türkünü
Gönlüm üzük üzük üzüktür benim

13
Hanem Åženelsin
Herkes gitti yalnız başıma kaldım
Bari sen öt baykuş hanem şenelsin
Yediden yetmişe gurbete saldım
Bari sen öt baykuş hanem şenelsin

Hasretlik acısı zehirden acı
Zaten ruh bedenden olmuş davacı
Her öğün serçen var kuşların tacı
Bari sen öt baykuş hanem şenelsin

Şu Devran Baba’nın bir bak halına
Gurbet kara bir renk çalmış alına
Nerde isen gel kon dudun dalına
Bari sen öt baykuş hanem şenelsin

14
Uzak Dur
Sinesinde kor ateÅŸ
Yakmayandan uzak dur
Didesinde kanlı yaş
Akmayandan uzak dur

Yanmamış aşk közüynen
Konuşamaz özüynen
Aleme can gözüynen
Bakmayandan uzak dur

Hak yolunda başını
Vermez eğer kaşını
Misafirden aşını
Saklayandan uzak dur

Düşmanın güçlüsünden
İnsanın içlisinden
Cahiller meclisinden
Kakmayandan uzak dur

Devran Baba dilini
Tut kırarlar belini
KardeÅŸine elini
Tutmayandan uzak dur

15
Ne Olur
Sen ulu bir çınar ben de dalınım
Beni kırıp yere atsan ne olur
Ben senin malınım hem de kulunum
Köle pazarında satsan ne olur
Sürüden sürüye katsan ne olur

Kime esir gönlüm sırdır söylemem
Dakkam asır oldu rahat ölemem
Birden kesir çıktı tövbe bölemem
Hesap edip bire katsan ne olur
Mansur gibi dara taksan ne olur

Devran Baba teslim oldu buyurun
Sırlarını açın halka duyurun
Belki bir aç vardır karnın doyurun
İtlere yal yapıp atsan ne olur
Çamura çirkefe batsam ne olur

16
Tarif Etme
Gönül bahçesinin gonca gülünü
Dermemişsen gülü tarif etme dost
Kan kalesindeki meral gölünü
Girmemişsen gölü tarif etme dost

Arı çiçek çiçek toplar balını
Sırdır hiç kimseye demez halını
CoÅŸkun akan suda yar cemalini
Görmemişsen seli tarif etme dost

Hakikat ÅŸehrinden uzak dolanma
Sil gönül aynanı toza bulanma
Sen kendi kendini ara bul amma
ErmemiÅŸsen kulu tarif etme dost

Devran Baba fark eyledi dostunu
Gözü görmez gül ağacı bastonu
Hacı Bektaş gibi hacda postunu
SermemiÅŸsen yolu tarif etme dost

17
Kurtulmaz
Dünyada yüzünü güldürmeyenin
Başı bitten gönlü dertten kurtulmaz
Kendini kendine bildirmeyenin
Başı bitten sırtı yükten kurtulmaz

Her girdiği işten kaçınanların
Her duyduğu sözden gocunanların
Devamlı borç ile geçinenlerin
Başı bitten gönlü dertten kurtulmaz

Zerreden bir örnek kapmayanların
Devletine hizmet yapmayanların
Kendinden kendine tapmayanların
Başı bitten sırtı yükten kurtulmaz

Şu Devran Baba’yı kandıranların
Yokluk ateşinde yandıranların
Oy kendini ağa sandıranların
Başı bitten gönlü dertten kurtulmaz

18
Kurban Oluruz
Dost kapısı bizim kapı
Girene kurban oluruz
İnsan Hak nurundan yapı
Görene kurban oluruz

Şükür ikiyi bir ettik
Hak yoluna doÄŸru gittik
Çekirdekten meyva diktik
Derene kurban oluruz

Hünkâr Bektaş pirimizdir
Dost Nesimî derimizdir
Miskin Yunus erimizdir
Erene kurban oluruz

Açıktır bizim bahtımız
Kimsede yoktur ahtımız
Hazırdır gönül tahtımız
Serene kurban oluruz

Usta ele yamak olduk
Dost diline damak olduk
Hak yolunda yumak olduk
Örene kurban oluruz

_________________
"Sensiz olmadı"


Çevrimdışı
 Profile bak  
 
Önceki iletileri göster:  Sıralama  
Yeni konu gönder Konuya cevap yaz  [ 3 ileti ] 

Tüm zamanlar UTC


 Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyenler: Kayıtlı kullanıcı yok ve 0 misafir


Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumda konulara cevap yazamazsınız
Bu forumda kendi iletilerinizi deÄŸiÅŸtiremezsiniz
Bu forumda kendi iletilerinizi silemezsiniz

Git: