Sistem saati: Pzr Tem 06, 2008 7:58 am

Tüm zamanlar UTC





Yeni konu gönder Konuya cevap yaz  [ 10 ileti ] 
Yazar Mesaj
 Ä°leti baÅŸlığı: Sipsi
İletiTarih: Çar Oca 18, 2006 1:00 pm 
Kullanıcı avatarı

Kayıt: Sal Oca 17, 2006 11:01 pm
İleti: 3599
Konum: Ankara
Resim

Sipsi


Üflemeli bir Çalgı olan Sipsi, kemik, aÄŸaç veya kamıştan yapılmaktadır. Kamıştan yapılan ise daha yaygındır. Uç kısmında ses veren ve kamıştan yapılan küçük bir parça daha vardır. Bu kısım tamamen ağız içine alınarak hava üflenir. Boyu yaklaşık 10–12 cm boyundadır. Sesi cura, zurnaya ve tuluma benzemektedir.

Boyuna göre en fazla ses veren müzik aletidir. Ses yayılımı çok yüksektir.
Beş ana notası vardır, eksik notalar çalan kişinin üflediği sipsi başlığını ağzında sıkması ile çıkartılır. Bu yönüyle en zor çalınan nefesli sazlardan birisidir.

Yurdumuzda Ege Bölgesi'nde yaygın olarak kullanılmaktadır. Beş üst, bir alt kısmında olmak üzere toplam altı tane ezgi perdesi bulunmaktadır.

Sipsi Sesi

http://rapidshare.de/files/11284256/sipsi.mp3.html

Kaynak:Kültür ve Turizm Bakanlığı Resmi Sitesi

_________________
.

.............. Resim

Resim


Çevrimdışı
 Profile bak  
 
Yeni Sayfa 1
 Ä°leti baÅŸlığı:
İletiTarih: Per Mar 16, 2006 7:28 pm 
Kullanıcı avatarı

Kayıt: Çar Oca 18, 2006 3:10 pm
İleti: 51
Konum: İstanbul
Sesi her zaman beni cezbetmiş olan Sipsi için güzel bir kaynaktan önemli bilgiler, meraklısına...

MÜZİK KÜLTÜRÜMÜZDE TEKE YÖRESİ BURDUR SİPSİLİSİ(SİPSİSİ)

Resim

Sipsili (sipsi) Teke yöresinin belli merkezlerine mal edilmeye çalışılan Türk Halk Müziğinin üflemeli, (nefesli) (Ötkü) sazlarımızdan birisidir. Sipsi sadece bölgemizde bilinip çalınmamaktadır. Geniş bir yurt yüzeyinde ,hatta Türklerin göçlerle ulaşabildikleri her ülkeye yayılmış durumdadır. Ana yurdumuzda kalanlarda bu sazımızı çalmaktadır.

Ülkeleri aşıp gelen, ülkelere aşıp giden, dünya coğrafyasında çalınan, tanınan sipsilimizi (sipsimizi) dar bir bölgenin köşesine sıkıştırmak neye yarayacak ki. Köşeden bölgeye, bölgeden ulusala, ulusaldan küreselleşmeye götürmek daha doğrusu değil midir? Çevreden evrene gidilmelidir. Benim derken, bizim, hepimizin olamayan bütün sazlarımız (eğit, fegit, ıklığ) gibi elimizden uçar gider bir gün. Benim, bizim, hepimizin bu saz.

Halk müziğimizin ana sazı değildir. Renk sazımızdır. Tıpkı Mey (ballaban, kabakkemane, çoban düdüğü, kaval gibi. Bu renk sazımız Burdur ilinin Gölhisar İlçesinin Asmalı köyü ve Dirmil merkez olmak üzere, yeniden Türk halkına tanıtılmış sevdirilmiştir. Bu sazımızı çalan çok iyi ustalarımız yetişmiştir.

Bu halk sazımız yani sipsilimiz (sipsimiz) halk bilim araştırıcıları, üniversite araştırma görevlileri, öğretim üyeleri, özellikle üzerinde durarak bilimsel bir potada şekillendirmelidirler. Bu bilimsel potadan çıkan sipsili (sipsi) kullanılsın, çalınsın, benimsensin ve gelecek nesillere aktarılsın. Dünyanın bütün orkestralarında çalınma ve dinlenme aşamasına getirilsin.

“Halkımızın yarattığı ve binlerce yıl içinden süzüp getirdiÄŸi kültürleri, çaÄŸ gerisi koÅŸullar içinde yok olmaya, unutulmaya yozlaÅŸmaya terk edilmiÅŸ olmasın.” 1 – a

“ Sipsili (Sipsi): (1) İnce bir kamıştan yapılan üflemeli bir halk çalgımızdır.

Üstte beÅŸ, altta bir deliÄŸi bulunur. Ağızlık kısmına cukcuk denir. Uygurca sıbızgudur” 1

“Sipsi sözü, çok eski Türkçe bir deyimdir. Çocuklar bile ağızlarına bir kamış parçası alarak çalarlardı. Zurna ile mey bu pratik uygulamadan doÄŸmuÅŸtur” 2

“Zurnada ise, Kamış Sipsi, aÄŸaçtan veya gümüşten bir zıvananın içine geçirilir. Bu zıvana da zurnanın deliÄŸine sokulur. Balabanın (meyin) sipsisi ise doÄŸrudan doÄŸruya gövdenin deliÄŸine sokulur.”3

“3. Kazak kavallarına, sıbızgı adı verilirdi. Sıbızgı Anadolu’daki sipsi sözünün karşılığıdır” 4

* Abdurrahman EKİNCİ Öğretmen Araştırmacı Derlemeci

“Kazak sıbızgıları en eski karakteri taşırlar. Belyayev bu Kazak kavallarının deliklerine ait skalaları ile ölçüleri vermiÅŸtir.”5 – a

“Vertkova göre kazak sıbızgıları, bir kamış cinsinden veya aÄŸaçların içinin oyulması ile yapılıyordu. Ona göre dört veya altı deliÄŸi vardı. (Atlas S.131 – Resim 676 – 677)5 – b

“Anadolu’da sipsi, iç ve kuzey Asya’da ise sıbızgı denir.”6

“Anadolu’da sipsi ÅŸu manalarda söylenmiÅŸtir:

1- Söğüt dalından yapılan düdük. Buna cıpcık ta denir. Bir Ot adıdır. Huni. Bunların hepsinde aÅŸağı yukarı boru ve düdük manası vardır”7

“Sipsi tam anlamıyla düdük ve borudur. Anadolu’da sipsi sözünün yaygın olarak nefesli sazların tümü için söylenebiliyordu. Zurna kamışı, veya ağıza alınıp çalınan kamış parçaları içinde sipsi denilir.”8

“Fakat Asya’nın kaynak ve lehçelerinde de sıbızgı cıpçık sebezgu, gibi aynı diziden karşılıkları bulunup yansıtma adlar olduklarına derhal inanıyoruz. Fakat kıdemce derin ve göçerlerle ülkeleri aÅŸmış olduıklarını anlıyoruz. Mesela sıbızgu, İbni Mühenna’da Arapça (Al— Åžababe )nin Türkçesi olarak muganni çalgıları arasında var. KaÅŸgarlı Mahmut da veriyor... Bizdeki sipsi bunun inceltilmiÅŸinden baÅŸka ne olabilir. Macar tarih ve dilinde sipsi keza düdük çeÅŸididir. Török sip gibi.

AÄŸaç kabuÄŸundan boru burup tepesine (sipsi takmaları çocukların ayrı bir marifetidir) (Sipsi) ile (boru) (Yani eski söyleniÅŸlerden olarak sıbızgı ile borgu ) bu oyuncakta iç içe geçmiÅŸ bulunuyor.”9

“Geçen yüzyıl sonlarında bir Rus etnografının Asya’dan olan ÅŸu metni açıktır, (Bırgı ve sımızha yı da çalgılardan saymalıyız. Bırgı, aÄŸaçtan burulmadır, biçimi boru gibidir. Sipsisi vardır. Burası kayın aÄŸacından. (P. Astrovskih) Minusin ülkesi Türklerine dair etnoÄŸrafya notları. 1895” 10

ŞU HALDE TANIMAK VE ÇALMAK İÇİN NEDİR BU NEFESLİ ÇALGIMIZ?

Resim

Neresi boru?, Neresi sipsi? Burası boru burası sipsisi diyebilmeliyiz.

Yaptığım alan araştırmalarımda yüz yüze görüştüğüm, konuştuğum, derleme yaptığım ustalar bu sazımıza ve bu sazımızın parçalarına çeşitli isimler taktığını tesbit ettim. (Osman Ali Aslan, İsmail Evcil, Ali Tekin, Kazım Yılmaz, Mehmet Ali Kayabaş, Hüseyin Demir, Tuncay Türe, İnanç Ekinci,)

“Türk dil kurumunun derlediÄŸi bizlere ulaÅŸtırdığı derleme sözlüğünde sipsi bölümüne bakalım.”

“Sipsi :(l) (Sibsi,sübsübü) l—AÄŸaç dallarından yapılan düdük.

(Banus, EÄŸirdir, OÄŸuz, Acıpayam, —Dz.,—Ay.—Gölcük, İzmit, Kc., Suluca, Lapseki, —Ckl., Mustafakemal PaÅŸa—Brs.Bozhöyük—Bil. ,İstanbul, Mesudiye—Or.—,Tr., Koyulhisar, AÄŸrakos, SuÅŸehri, — Sv. ,Ank., Çumra, Ermenek—Kon. ,Karkınkürü - Mug.,Çorlu—Tk. ,Luleburgaz— Krk.”11

Görüldüğü gibi Sipsili (sipsi ) sadece Teke yöresinde bilinmiyor. Hemen Hemen Yurdumuzun her köşesinde tanınıyor, biliniyor kullanılıyor.

Derleme sözlüğünün ek bir bölümünde:

“Sipsi:l. Söğüt dalından yapılan düdük. (susurluk – BaÄŸ. ,Eldirek, Fethiye, MuÄŸla, Konya, Katransa, Kayalar, Selanik.)” 12

Göçlerle, savaşlarla sipsi bugünkü sınırlarımızın dışında kalan yerlere ulaşmıştır.

Bulgaristan Razgrat Doğumlu Mehmet Aliş (Sezen) Ot ve ağaç dallarından sipsinin yapılmasını çalınmasını kendi el yazısı ile bizlere tespit etmiştir. Pişmiş topraktan yapılan sipsilerin de varlığını belirtmiştir. Pişmiş topraktan yapılan sipsiyi tek kanatlı uçağa benzetmiştir. Uçağın gövdesine beş delik sağ kanadına da bir delik açıldığını ünü son sesin kanattaki delikten elde edildiğini anlatmıştır.



Yukarıda Sipsili nedir? Sipsi nedir?Neresi sipsidir? Neresi borusudur demiştik. Sipsili İki bölümden oluşmaktadır. Yukarıda adı geçen bütün ustalar da Sipsiliye iki ayrı isim takınaktadırlar.

A—(Gövde, Götlük, altlık, götlek) Üzerinde deliklerin bulunduÄŸu, hava selenlerinin uzatılıp, kısaltıldığı BORU KISMI. Boru.

B—(Ağızlık, cukcuk, sıbızgu, cıkşık, sebezgu) SİPSİ KISMI. Sipsinin boruya takılarak elde edilen bu sazımızın adı öyleyse nedir? Sipsi artı boru eÅŸittir sipsi deyemeyiz. Bu birleÅŸimin içinde hem sipsi, hem de boru vardır. Bu sazımızın adına sipsi diyemeyiz. Çünkü sipsi zurnada, (Meyde, balabanda da) tulumda sipsi bulunmaktadır.

Sipsi zurnada, meyde, tulumda sesin oluşması için titreyen ses oluşturan bölümdür. Boru ise üzerinde delikler bulunan, içi boş kargıdan, kanat kemiğinden, ağaçlardan yapılan bölümdür.

“SİLİNDİR BİÇİMLİ BORULARDAKİ HAVA SÜTUNLARININ TİTREŞİMLERİ”

Hava sütunları da gergin teller gibi, çeşitli titreşim biçimlerine (modlarına) uyarak titreşebilir, ve bir selen demeti oluştururlar. Dolayısıyla zengin dolgun hoşa giden sesler verirler"13

Halkın bulup yakıştırdığı isimlere elbette en güzelidir. Halkın isimlendirdiği (taktığı Gövde, götlük, götlek, altlık) isimleri yine yaşasın. Bundan rahatsız olunmaz.

Biz erkek egemen bir toplumuz. Sipsi boruya sokulduğu, girdiği için , birazda ironi olsun diye (Gövde, götlük, götlek, Altlık) diyoruz. Bu sazımızın parçalarının ve kendisinin adını koymazsak bazı etmenlere yenilerek aramızdan ayrılması Türk Halk Müziği için büyük kayıp olur. Atalarmız isim bir boncuktur demişlerdir. İşin gereği doğrusu Zeren kocaya göre de gövde değil Sipsili borusudur.

..."Çoban çocuklarımız da ağaç kabuğundan en eski Türkler gibi bura bura boru yapıp ve sipsi (sıbızgı) takıp öttürürler. (Bak çocuk çalgıları.) Ferhenkte: Bergu. İranda trompete hala sadece bergu diyorlar."14

Mahmut Ragıp Gazimihal hocamızda bize öncülük ediyor. Öncelikle bu sazımızın iki parçasına birden sipsi diyemiyoruz. Boru + (artı) sipsi eşittir (=) sipsili olur. Sipsili sıbızgalı sipsisi kelimelerini de ekleyebiliriz ama sipsili en güzel ad olur.

Zaten bu sazımızı çalanlar, yapanlar deliklerin olduğu yere ayrı isim, üst tarafa titreşimin oluştuğu bölüme de ayrı bir isim koymuşlardır. Öyleyse: Boru + sipsi = sipsili. Bu çalgımız sipsilidir.

Bu oyuncak çocuk düdükleri mevsimlik yapılırdı. Bahar olunca ceviz ağaçlarının , söğüt ağaçlarının ince şah dalları kesilip alınarak rahat bir yere taşınırdı. Düz bir taş bulunurdu. Kesilen dallardan sipsilik, hottukluk, zipçilik olacaklar ayrılırdı. Öncelikle hottuklar yapılırdı.:İnce dallar 5, 6 cm olarak belirlenir dal eni boyunca, kabuk odunsu tabakaya kadar kesilir. Kesilen kısım düz taşın üzerine koyarak bıçağın sapı ile gayet yavaş olarak vurulur. Bu vuruş ritmiktir. Bıçak dalın üzerine vurulurken bir taraftan da bot, bot, botlamış, kara devem atlamış, hottuk botlamış, denir ve yeniden vurularak ayrılan kabuk burularak çıkarılır Çıkarılan kabuk bir ucundan bir santim kadarı dış kabuk sıyrılır. Sıyrılan temizlenen hottuk ağıza alınır. Ağızdaki hottuk ağızda ıslanır, aynı zamanda ısı verilir. Islandığı ısındığına inanılan hottuk ağızdan çıkarılarak parmak arasına alınarak, dış kabuğu soyulan bölüm yavaşça pireslenir. Soyulan bölüm yassılaşarak titreşme kıvamına gelmiştir. Artık hottuğumuzu öttürebiliriz. İş ağzımıza aldığımız hottuğun avuç içinde avucun açılıp kapatılarak bir kaç daha ses çıkarılmasına kalacaktır.

Bizden büyük çocuklar ise düzgün ve boğum yeri uzun olan dallardan aynı yöntemle 15-20 cm uzunluğunda bir boru çıkarırlardı. Çıkarılan borunun üzerine en çok beş delik açılır, alt tarafa da bir delik açılarak, hottuk bu boruya takılırdı. Sipsilimiz hazır olurdu . En çokta dalalili, dalalili, dalalili diyerek gelinalma havasını çalarlardı. (Cezeyir)

Yetişen kabak dalları, ceviz yaprakları, çeşitli otların yaprakları bize ayrı ayrı saz olurdu. İki baş parmağımızın arasına alınan yaprakları üfleyerek, müzik yapardık.

Güze doğru kargılar olgunlaşırdı. Olgunlaşan kargılardan öncelikle sipsilerimizi yapardık. Yapılan sipsiler çalınırken, borular hazırlanırdı. Hazırlanan borulara sipsiler takılır ihtiyacımız olan yada becerebildiğimiz türküleri çalardık.

“Zurna sipsili bir borudur”15

“Kamış sipsisi , zurnanın ses çıkaran , yani ana bölümüdür’

Mey yassı kamış sipsili bir Türk borusudur. Sipsili ise silindirik sipsiye sahip olan bir Türk çalgısıdır.

Alan araştırmalarım içinde Artvin Şavşat Ciritdüzü köyünde . yaşayan mey ustası. Cabbar usta da bulunmaktadır. Cabbar ustadan mey sipsisi yapmayı öğrenmiştim. Cabbar ustanın hazır kalıbının bir bölümünü keserek bende tek sipsilik bir kalıba sahip olmuştum.

Mey sipsisi için hazırlanan kamış bir kabın içine konarak kaynatılıyor, kaynatılan kamış kalıplanarak mey sipsisi yapılıyor.Ama kamış sıcak su da kaynatıldığı zaman yumuşayan cinsi olmalıdır.

Sipsilinin sipsisini böyle bir işleme tabi tutma şansımız yoktur. Silindirik boru yarılarak titreşmesi sağlanır. Adı da sipsidir.

Sipsileri çeşitli sazlarda alt arta yazarak gösterelim.

ZURNA :

a-sipsi

b-Lüle,etem veya metem.

c-nezik

ç-soluk deliği

d- ana melodi delikleri

e- cin ve ÅŸeytan deliÄŸi

f- avurtluk

Resim

MEY (BALABAN):

a –sipsi

b—Mey borusu

c—Ayar maÅŸası

SİPSİLİ(SİPSİ) :

Resim

a—Sipsili(sipsi)borusu

b-Sipsi

TULUM :

Resim



a—Tulum sipsileri

b—Tulum boruları

c—AÄŸaç aksamı (lüle)

Sadece dört tane sipsi ile çalınan sazımızı tanımış olduk. Üflemeli çalgılarımız, sipsilerin titreşmesinden yararlanılarak çalınan (ses elde edilen) sazlarımızdır.

Sipsili ve sipsinin ana maddesi sulak yerlerde yetişen kargı adı verilen kamıştan yapılır. Kullanılan araç ve gereçler ise, sipsiliye yarayacak kargı (kamış) keskin bir bıçak, deliklerin açılmasında kullanılacak 3mm veya 4mm kalınlığında bir tel, sipsinin ve sipsili borusunun içini temizleyecek kuru bir kargı parçası yeterli olacaktır. Sipsili borularının süslü olmasını istiyorsak, delice kiraz, delice vişne ağaçlarının uygun dallarından uygun kabuklar çıkarılarak borulara geçirilir.

Sipsili borusuna delikler açılırken, borunun üzerindeki doğru bir çizgi oluşturulur. Bu doğru üzerinde ustaların ölçülerine uygun üste beş delik, alta bir delik açılır. Bu delikler sipsili borusunun içindeki havanın boyunun değiştirilmesinde kullanılır.

“Bu çalgılarda boruya yan delikler açılmıştır. Deliklerin temel iÅŸlevi hava sütununun boyunu deÄŸiÅŸtirmek farklı frekanslı titreÅŸimler yapmasını saÄŸlamaktır.”20

Yazılı yerel basında, televizyon programlarında, internet sayfalarında borular üzerinde bulunan deliklere perde demekte israr edenler vardır.

“Perde: Perde. is. Far. 4. Müzik. Bir müzik parçasını meydana getiren seslerden herbirinin kalınlık ve incelik derecesi.

5. Bu ses derecelerini saÄŸlamak için çalgılarda bulunan parmakla basılan yer”21

“Perde :İ. Osm./Fars. 1. Bir açıklı önüne görüşü veya ışığı engellemek veya bir ÅŸeyi gizlemek için gerilen örtü, kapı, pencere gibi yerlere asılan örtü.

4. Müzik(a)—Bir müzik parçasını meydana getiren seslerden her birinin kalınlık veya incelik derecesi, sesin tizlik ve pestliÄŸi.

(b)., Bu ses derecelerini saÄŸlamak için çalgılarda bulunan parmakla basılan yer. (İng.Frt.Fr.ton) (d)—TAMBUR, LAVTA, BAÄžLAMA, MANDOLİN, GİTAR gibi bazı mızraplı sazların belirli sesleri vermek ve iÅŸaret etmek üzere baÄŸlanan baÄŸ1ar”22

Sipsilinin üzerinde bulunan bu delikler perde değil deliktir. Belirli sesleri elde etmek için sipsilinin borusunun üzerini bağlar bağlanmamış, delerek delikler elde edilmiştir. Bu ses perdeleri perde değil deliktir.

Prof. Dr. M.Ayhan Zeren, Prof. Dr. Bahattin Ögel,Prof. Mahmut Ragıp Gazi Mihal Deliktir diyerek bize yol göstermektedir.

“ a—Müzik FiziÄŸi sayfa 220

b—Türk Kültür Tarihine giriÅŸ Sayfa 406

c—A. g. E. Sayfa 448

d—Türk Nefesli çalgıları (Türk Ötkü Çalgıları)sayfa 29

Türk Ötkü (üflemeli )sazlarımızdan, sipsinin titreşmesi ile ses çıkaran ötkü sazlarımız şunlardır.

a—Sipsili b—Mey( balaban) c— Zurna d-Tulum

Sipsisiz, zarsız , sadece hava blokunun titreşmesi ile ses çıkaran üflemeli (ötkü) sazlarımız ise:

a—ÇOBAN DÜDÜĞÜ (TÜYDÜK)

[img] http://www.halkegitimi.golhisar.com/ara ... sibsi5.jpg[/img]
b- Ney c- Kaval

d—ÇIÄžIRTMA dır.

Sipsisiz, zarsız, sadece hava blokunun titreşmesi ile ses çıkaran diğer üflemeli (ötkü ) saz1arımız ise:

a—DİLLİ DÜDÜK

b- FÜLÜT




c—Yan fülüt

Bu sazlarımızın çoban düdüğünden farkı, üflenen bölümünde (havanın giriş yerinde) havanın şiddetini artırmak için, tiz sesler elde etmek için borunun üst tarafına, bir dil (parçacık) takılmıştır. Bu parça dildir. Bu sazlarımızda da hava bloku titreşmektedir. Dil titreşmez. Titreşen hava sesi meydana getirmektedir.

Zarın titreşmesi ile ses çıkaran üflemeli (ötkü )sazlarımız ise:

a – Klarnet

b—Obua dır.

Bu sazlarımızın çoban düdüğünden sipsiden, dilli düdükten farkı, havanın üflendiği bölüme bir veya iki, tane zarın takılmasıdır. Bu saz1arımızda takılan zar ses çıkarmaktadır.

Önceki bölümlerde ekin, ceviz, ot yapraklarını iki başparmağımızın arasına alarak üflemiş ses elde etmiştik. Bu sazlarımızda ana tema budur.

Türk üflemeli( ötkü ) çalgılarımızdan sipsilimizi ve ustalarımızı gelin iyice tanıyalım. Sipsili bir çocuk çalgısıdır. Sipsili bir çoban sazıdır. Halk çalgılarımızdan en (tiz) ince sesli bir çalgımızdır.

Üstte beş, altta bir deliği bulunmaktadır. Altı delik altı ses yaratmaktadır. İyi bir çalıcı, iyi bir teknikle , iyi bir sipsili ile bir iki ses daha çıkarabilir.

Bu sazımızı çalan ustalarımız ,çalma ustalıklarını,duyma yeteneklerini, yöre tınısını, akıl ve yürekle harmanlayarak hemen hemen her usta sipsili yapmaktadır.

Sipsilimiz fizik yönünden, müzik yönünden, halk bilim yönünden bilimsel bir araştırmaya, incelemeye tabi tutulmamıştır. Bilimsel bir sonuç çıkarılmamıştır.

Teke yöresi Burdur, Gölhisar, Dirmil ve köylerinde yapılan alan çalışmalarında yörenin sipsili çalmış, çalmakta olan bütün ustaları bir bir taranmıştır.

Osman Ali Aslan, Osman Yiğit, Mahmut Kılıç, Aziz Karakaya, Mehmet Canyıldırım (Kumpurcu) ölen ustalarımızdır. İsmail Evcil,Ali Tekin,Mehmet Ali Kayabaş, Hüseyin Demir, Tuncay Türe, Kazım Yılmaz, Abdil Acar, İnanç Ekinci yaşayan ustalarımızdır. Adı sayılan bütün ustalar uzun bir zaman diliminde (ölenler dahil) derleme çalışmaları yapılmış, birer birer, yüz yüze sohbetler edilmiş, sorular sorulmuştur. Bazılarına kendi el yazıları ile, kendileri sipsililer ustalıkları anlattırılmıştır.

Bu gün sipsili çalan ustalar, yaşadığı yere, öğrenim durumuna göre dört ana guruba ayrılmıştır. Her gurubun örnek ustası, ayrı ayrı incelenmiştir. Bu gruplar şunlardır.:

a—Otantik sipsili ustası.(İlkokul mezunu köyde oturur)

b—Orta okul, lise öğrenimli sipsili ustası (köyden ÅŸehre gelmiÅŸ)

c—Önlisans mezunu Sipsili ustası (Köyden ÅŸehire gelmiÅŸ)

d—Dört yıllık üniversite mezunu,üniversitede öğretim görevlisi sipsili ustası.

e— TRT’nin sınavlarını kazanarak sanatçı olarak çalışan sipsili ustalarımız.Gurupların elemanları ise ÅŸunlardır.

OTANTİK GURUP

a—Osman Ali Aslan

b— İsmail Evcil

c - Ali Tekin

d – Mehmet Ali KayabaÅŸ

ORTA OKUL LİSE ÖĞRENİMLİLER

a—Kazım Yılmaz

b—Tuncay Türe

ÖNLİSANS MEZUNU

Hüseyin Demir

İngiltere’de uluslararası halk çalgıları yarışmasında derece sahibi.

UNİVERSİTE MEZUNU

İnanç Ekinci

S.D.Ü EğitimFak. Müzik Bölümü Öğr. Görevlisi

Fransada Dijonda Uluslararası halk çalgıları yarışmasında derece sahibi.

TRT SİPSİLİ SANATÇILARI

Ferhat Erdem

Åžahin Akay

MEHMET ALİ KAYABAŞ

Resim

Resim
Yöremiz otantik sanatçılarının önde gelen ustamızdır. Sazına sahip, çok ustanın yetişmesinde emeği olan ustamızdır. Yanında iki tane sipsili bulunmaktadır.

Cebinden çıkardığı sipsiliÄŸi bana göstererek “Bu sipsilim bundan bir az kalın seslidir. Bu sipsilim ise bundan biraz incedir. Sipsilinin uzunluÄŸu bu kadar olur. Bundan daha uzun daha kısa olmaz. Sipsi ve boru bu kalınlıkta olur. Daha ince daha kalın olmaz. Büyük veya, ince veya kalın olursa sipsili sipsililikten çıkar. Biz ustalarımızdan böyle gördük dedi.”

Mehmet Ali Kayabaşın sipsilileri alınarak ölçümlendirildi.

Elektronik akort aleti ile ustanın bu biraz kalındır dediği sipsili çalınarak karar sesi ve diğer sesler belirlendi.

Mehmet Ali KayabaÅŸ’ın sipsilisinin tüm delikleri kapatılınca, fa sesi veren, sol karar sipsilisinin borusunun uzunluÄŸu 17,2 cm, boru kalınlığı ise, O,9cm olduÄŸu belirlendi. Boruya sipsinin takıldığı ağız bölümünden ölçüme baÅŸlandı: Birinci delik sipsi takım yeri 3,8cm, birinci delik ikinci delik arası 2,3cm, İkinci delik üçüncü delik arası 2,3cm, üçüncü delik dördüncü delik arsı 2,3 cm, dördüncü delik, beÅŸinci delik arası 2,5cm beÅŸinci delik sipsili borusunun sonu ise 4cm olarak ölçülmüştür.DiÄŸer ayrıntılı ölçümler çizimlerde gösterilmiÅŸtir.

Mehmet Ali KayabaÅŸ’a sipsilisinin tüm delikleri kapattırılarak sipsilisi çaldırılmıştır. Fa —sol, la, si, do, re, sesleri üst deliklerden alt delikten de mi sesinin çıkarıldığı ‘belirlenmiÅŸtir. Bu sipsilinin sol karar bir sipsili olduÄŸu kararına varılmıştır.

HÜSEYİN DEMİR

Resim



Yöre folklorunu ustadan almış, sazına hakim, yöre tınısını iyi bilen, kaynak ustaların yanında yetişen, okumuşlukla otantikliği birleştiren yörede iyi usta olarak tanınan, uluslararası yarışmalarda ülkemizi altı defa temsil eden, başarılı, çalmakta usta olduğu kadar, sipsili yapımında da çok iyi bir ustamızdır. Nota bilgisine ve kendisine yeterli müzik bilgisine sahip olduğu gözlendi.

Cebinden çıkararak: “Bu sipsilimin 17,5 cm uzunluÄŸunda olanıdır. ÜflendiÄŸi zaman fa sesini verir. Sol karar bir sipsilidir. 14 cm uzun1u olan bu sipsilim ise üflendiÄŸinde do veya do diyez ses verir. Si karar bir sipsilidir. Kendime göre yaptığım gözlem ve denemelerde bütün sipsililerin bu boyutlarda olması kanaatine vardım. Aziz Karakaya, Osman Ali Aslan Kumpurcu Mehmet Ustanın çaldığı sipsililer hala kulağımda. Aynı rengi aynı tavrı aynı tadı arayarak, bularak çalmak benim için mutluluktur.

Sipsilinin tüm delikleri kapatı1ıp üflenince altı ses verir. İyi bir usta, iyi bir sipsili ile çok ustaca üfleme ile iki ses daha çıkarabilir bu yedek sesleri her usta çıkaramaz. Korolarda ve bayan seslerinde do karar sipsilinin sesine uyarlar.”GeniÅŸ bilgi kendi el yazısı ile kaleme a1dı bilgi yazısındadır.

Hüseyin Demir Burdur ValiliÄŸinin çıkarmış olduÄŸu Burdur AraÅŸtırmaları sayı 3, yıl iki Haziran 2002 sayılı dergide yayınlanan ilgili yazara ait “Sipsi” konulu yazıyı okuduÄŸunu, derginin üzerinde kendi el yazısı ile yapılan yanlışları düzelttiÄŸini belirtti.” “Sipsi bir aÄŸaç veya tekne üzerine teller takılmasıyla dikey ve yatay olarak çalınır.” “Kesinlikle aÄŸaçtan sipsi yapılmaz, tel takılmaz” 94. sayfanın birinci paragrafında “sipsili boyunun 15—25 cm” olarak belirtilmesini “üst sınır 20cm’ye varmaz”. 94. sayfada yayınlanan yazının ses geniÅŸliÄŸi olarak verdiÄŸi “1,5 (bir buçuk oktav)” ses geniÅŸliÄŸi görüşünü “bir buçuk oktav ses çıkmaz” bir oktavdan bir ses fazla diyebiliriz diyerek” eleÅŸtiride bulunmuÅŸtur,

Kazım Yılmaz iyi bir usta. Otantik çalma tekniğine sahip, çok iyi sipsili yapım usta ustası. Yeterli, nota ve müzik bilgisine sahip değil. Sipsili yapımında Burdurumuzu yüzünün akı ile temsil edebilecek yaşayan tek ustamız denebilir.

KAZIM YILMAZ

Resim

Kazıyım Yılmaz yi bir usta. Otantik çalma tekniğine sahip, çok iyi sipsili yapım ustası. Yeterli nota ve müzik bilgisine sahip değil. Sipsili yapımında Burdurumuzu yüzünün akı ile temsil edebilecek yaşayan tek ustamız denilebilir.

İNANÇ EKİNCİ

Resim


Teke yöresinde, Teke yöresine ve Türkiye’ye sipsiliyi yeniden tanıtan, yeniden sevdiren Gölhisar’ın Asmalı köyünde yaÅŸayan sipsili ustalarının babası Osman Ali Aslanın yanında uzun süre çıraklık yapmış otantikliÄŸi kaynağından almış, Åžahin Akay, Ferhat Erdem gibi sanatçıları etkilemiÅŸ ve etkilenmiÅŸ bir ustamızdır. Gölhisar ilçesi Armutlu mahallesinden Osman YiÄŸit’in ilginç sipsili çalmasını dinlemiÅŸ ve izlemiÅŸtir.

Dirmil ekolunu yerinde izlemiş ve gözleyerek bilgi ve görgüsünü arttırmıştır. Araştırmacı ve derlemeci babasının derlemelerini sürekli izleyerek, dinleyerek ilginç sonuçlara varmıştır.

Burdur Gölhisar doğumlu olan sanatçı bir taraftan ilköğrenimini yaparken bir taraftan da Şaban Sirel usta ile sipsili çalışması yapmıştır. Lise öğrenimi süresince Osman Ali Aslanın çıraklığını yapmıştır.

Marmara Üniversitesi Müzik Eğitimi Bölümü sınavlarını kazanarak müzik öğrenimini tamamlamıştır.

Süleyman Demirel Üniversitesi Eğitim Fakültesi Müzik bölümünün açmış olduğu öğrenim görevlisi sınavını kazanarak aynı üniversitede görev yapmaktadır.

Uluslararası yarışmalarda ülkemizi temsil ederek baÅŸarı belgesi almıştır. (Fransa Dijon’da, Polonya Krakow’da) . Yurt içi oyun ekiplerine teke yöresi türkülerini çalarak eÅŸlik etmektedir. Ulusal oyun ekiplerine uluslararası yarışmalarda eÅŸlik etmektedir. Kendi üniversitesinin Halkoyunları ve THM korosuna eÅŸlik etmektedir.Ayrıca Hoytur,Anadolu folklor vakfı,Tuana,Gazi üniversitesi,Ankara üniversitesi oyun ekiplerine de eÅŸlik etmektedir.

“Otantik ustalarımızla ve diÄŸer ustalarımızla sürekli diyalog içindeyim. Öncelikle Kazım Yılmaz , Ali Tekin, Mehmet Ali KayabaÅŸ gibi ustalarımızın kiÅŸisel tekniklerinin, sipsililerini, çaldıkları melodileri (Türküleri) inceleyip takip etmekteyim. AraÅŸtırmacı, derlemeci babam Abdurrahman Ekinci’nin derlemelerini izleyerek dinleyerek kayıtlarını tutuyorum, arÅŸivini yapıyorum.

Sipsinin boyutları üzerinde durulması gerekirse şu açıklamayı getirmek yararlı olacaktır. Aslında diğer ustalarımız kendi dilleri ile konunun gereğini dile getirmişlerdir. Ben yerel basında ve ulusal basında yapılan ve yazılan yanlışlıklar üzerinde durmayı daha uygun buluyorum.

http://www.burdur.gov.tr Mefdaa. internet sitesinde ilgili yazar sipsinin boyunun yirmi cm olarak vermiştir . Bu boyutta bir sipsi sipsilikten çıkar. Gerçek boyutlar çizimlerdir.

I.T.Ü. Devlet Konservatuvarı Saz Yapım Bölümü Öğretim Görevlisi bir yazarımız sol karar bir sipsilinin boyutunu 20cm, la karar bir sipsili’nin boyunu ise 18cm olarak vermiÅŸtir. Masa başı bir çalışma olduÄŸuna inandığım bu çalışma da Otantik ölçülere uymamaktadır. Gerçek boyutlar çizimdedir.

Burdur basınında sipsinin bir buçuk oktav ses genişliğine sahip bir saz olduğu savlanmaktadır. Bilindiği gibi sipsilinin üzerinde beş delik altta bir delik bulunmaktadır. Her delik bir ses bir de kapalı vazıyetteki ses yedi ses olur.

İyi bir usta, iyi bir sipsi ile üç ses daha çıkarabilir. Toplam dokuz ses civarında bir genişliğe varılır. Bir buçuk oktav ses genişliği 12 ses demektir. Benim sipsi ile çaldığım türkülerin hiç birisi on sesi aşmamıştır.

[img]http://www.halkegitimi.golhisar.com/ara ... ibsi15.jpg [/img]

Burdur Life,Burdur Belediyesi Kültür Hizmetleri Dergisinin 57. sayfasında ilgili yazar sipsiye “dilli dük” demektedir. İki saz birbirinden çok farklı iki sazdır. Karıştırılmaması gerekir’’.

Sipsili bir çocuk ve çoban çalgısıdır.

“Çoban çocuklarımız da aÄŸaç kabuÄŸundan en eski Türkler gibi bura bura boru yapıp ve sipsi (sıbızgı) takıp öttürürler.”24

Anadolu ve Trakya’da çocuk düdüklerinin yapılma adetleri çeÅŸitlidir.Fakat, aslının bir uydurmalık, bir gelenekten kalmalığı apaçıktır: Tekerlemeleri ve göreneÄŸi vardır. AÄŸaç kabuÄŸundan buru burup tepesine (sipsi) takmaları çocukların bir marifetidir. (sipsi)ile (boru) bu oyuncakta iç içe geçmiÅŸ bulunuyor.”25

Siz nice nice sazlar yapın, yaratın çobanlar, çocuklar. Biz onları bulur ,alır, kullanır, korur gelecek nesillere aktarırız. Varsın adları ne olursa olsun.

‘Anadolu’nun Kızılırmak yayı içinde HattuÅŸaÅŸa-BoÄŸazköyde Hatiler Anadolu’nun en eski sahiplerinden sayılırlar. Daha sonrada Anadolu’ya Hititler sahip oluyor. Bu iki kültür



Ekrem AKURGAL

Anadolu Kültür Tarihi

Geç Hitit Dönemi M.Ö. 700

Luwi kültürünün harmanlanmasıdır. M.Ö.2500 —3000”26

“Bunların Kimisi yine tipik tören alayı görünümündedir.Kimisi ise cambazlar, müzisyenler ve av sahnelerinin betimleridir. “26

“Anadolu Kültür Tarihi 227 sayfa 123 A,B adı altında yayınlanan kaya kabartmalarında M.Ö. 700 yılında topraklarımızda çalınan telli ve ötkü sazlarını göstermektedir.“27—28—29

Anadolu’da çalınan sazlar kayalara kabartma olarak iÅŸlenirken bu sazlar vazoları süslerken, biz dediÄŸimiz bizi biz yapan atalarımız nerelerde neler yapıyorlardı.

“Bazı modern tarihçiler, Avarların tarihi köylerinden bahsederken , bir zamanlar Çin’in kuzey bozkır sınırlarında yaÅŸamış olan büyük ihtimalle Proto MoÄŸol nesli olan halkları kastetmektedir. M.Ö ilk 1000 yılın geç döneminde Çin kaynaklarında, bunlar Hu olarak bilinirlerdi esasen Hu ibaresi Çinlilerce tanınan ilk atlı , okçu olarak gözükmektedir.“30

“KuzeydoÄŸu Macaristan yakınında tepede bulunan bütün Avar mezarlarının en zengini olan , zengin asil mezarına gömülen insan olduÄŸuna inanıyorlar.”

Bu mezarların birisinden çıkarılan Avar çifte kavalları ile Hunların, Anadolu’da ki Hititlerden hiçte geri kalmadığını, ispatlar.”31



Sipsilinin Türkler tarafından İsa’dan önce bin yıllarından önce çalındığının ispatıdır.

“Tukiyu (Türk) Erkeklerinin düşkünlükle (hyupu) çaldıklarını kadınlarının (çelik çomak) oynamayı sevdiklerini Çin kaynağından öğreniyoruz. Pipanın neslimizden iki bin kusur yıl önceleri Türkistan’dan Çin’e geçtiÄŸini Çinliler haber vermiÅŸtir. “




“Mezapotamya’ nın diÄŸer bir üflemeli enstrümanı eskiden çifte düdük veya çifte fülüt denilen ve bir çift kamış veya borudan oluÅŸan ça1gıdır.“33-A

Çifte Obua, tef ve ksilofona benzer bir enstrüman çalan müzisyenler; fildişi kutu,

YENİ ASSUR DÖNEMİ

Sadberk Hanım Müzesi’ndeki URARTU kemer parçası

Saz ve çifte obua çalan kızlar ; Mısır, 18. Sülale

“(Obua) Çifte düdük veya çifte fülüt yazılı belgelerde geçer GI—DI ses çıkarın kamış ile eÅŸitlenebilmektedir. Akatça karşılığı EMBUBU dur.”33-B

“Uygur duvar resimlerinde,Turfan duvarlarından alınmış Türk flütçüleri



M.S .938—985” 33— C

Günümüzden 3500 yı1 önce pipa denen sazımızı (kopuzumuzu) Çin’e ihraç eden atalarımız, sipsiliyi de, çifte kavalı da bulmuÅŸ çalmıştır. Bundan hiç kimsenin şüphesi olmasın. Anado1u’da, Önasya ‘da,Mısır’da, Avrupa’da,Asya’nın doÄŸusundan verdiÄŸim örneklerle sözü biz Türkmenlere getirmek istiyorum. : Ha sahi kimdi Türkmenler, nerelerden gelip nerelere yerleÅŸmiÅŸti, Bu boylar OÄŸuzlardı. Bilinen 24 boydu.DoÄŸudan, uzaklardan sarıp göçünü gelivermiÅŸler.

“Kayıcık (Kayı), Yazır (Yazgır), Düver (Döğer)(Düğer), Dodurga, KumavavÅŸar KarayükavÅŸar, (AvÅŸar),Bayındır,Çavdır( Çavuldur), Yuva Yuvalak (Yıva) (Yıvva), Salır (Salur)(Salgur)” 33-D

Buralara çadır tutmuş , hem yaylasına hem düzüne . İsim olmuş, isim vermiş ,obasına dağına, suyuna Teke yöresine.

“Türkmen Yörüktür adları, yeniye güzele açık. EdindiÄŸi kültürünü korumada tutucudur. BaÄŸnaz ve gerici degillerdir. “34

“Yaylacı ve hayvancı Türkmenler musiki aletleri bakımından en tutucu, fakat sazları, kemençeleri , davul ve zurnaları ile en muhteÅŸem Türk kesimidir. 35

Biz Tiirkmenler sazımızı sözümüzü arar buluruz.Alır kullanırız. . Tanır tanıtırız. Korumak için ,dirilmeyen,sönmeyen, yıpranmayan genlerimize geçiririz.Tüm sazlarımızı şimdi kullanırken, gelecek nesillere aktarır kullanmalarını sağlarız.

Türkmen ilinde Teke yöresinde kimin evinde sipsili, saz, cura, üç telli bağlama, çoban düdüğü yoktur ki. Burdur deyince üç telli bağlamada doğal çok sesle avşar beylerini çalarken ,sipsilide eşlik eder.

“Kar mı yaÄŸmış ÅŸu AvÅŸarın düzüne

Sızılar mı girmiş kıratımın dizine

Selam söyleyin şu(o) Avşarın kızına( beyine)

Kendi gülüp bizi aÄŸlatıp durmasın”36

SİPSİLİNİN KORUNMASI

Sipsiliyi korumak her zaman çalmaya hazır halde tutmak ayrı bir ustalık gerektirir. Sipsiyi ve borusunu korumak için ustalarımız yine doğal maddelerden yararlanmıştır. Çoban düdüğü kalınlığında bir kargı alınarak bir tarafı boğumlu, kalacak şekilde, bir tarafı da ağız olacak şekle getirilir. Hazırlanan kargının içi boşaltılır. Temizlenir.Hazırlanan sipsili kabının sipsi ve borusu kadar uzunlukta olmasına dikkat edilir. Sipsili kaplarının üzerleri yakılarak bıçakla çizilerek, oyularak, çeşitli Türk motifleri ile süslenir. Bazı ustalarda bu kabı deri bir kılıf içine sokarlar. Hazır1anan kabının havanın nem ve kuraklığından etkilenmemesi için mantarla tıkanır.(Kapatılır)

SiPSİLİYİ HAZIR HALDE TUTMAK

Sipsili kesinlikle kabı içinde tutulmalıdır.

Sipsi ve borusu çabuk kuruyan, çabuk ıslanan bir kargıdan yapılmamalıdır.

Sipsi uzun bir süre çalınarak pişirilmelidir.

Sipsiyi ağızda tutmasını bilmeyenlere kesinlikle vermemelidir.

Akort ipliği yerinde olmalıdır.

Akort ipliği faza kuruyan fazla nem alan maddeden olmamalıdır.

Sipsi dilinin normal bir açıklıkta durması sağlanmalıdır.

Sipsinin dili ile gereksiz şekilde oynanmamalıdır.

SİPSİNİN VE BORUNUN GELİŞTİRİLMESİ

Sipsili borusunun çeşitli metal ve plastik maddelerden geliştirilmesi sağlanabilir. (aliminyum.bakır,nikel, plastik yapılarak).

Sipsili borusuna diğer sipsiler takılarak (zurna,mey-balaban sipsileri) elde edilecek sesler dikkatle incelenmeli.

Sipsinin ve borunun dış alınlığı değiştirilerek denenmeli ve sonuç belirlenmelidir.

Sipsinin ve borunun iç delik genişliği değiştirilerek nasıl bir sonuca varılacağı belirlenmelidir.Borunun iç genişliği de incelenmelidir.

Sipsinin boru uzunluğunu artırılarak ve kısaltılarak nasıl bir sonuca varılacağı belirlenmelidir.

Sipsili borusunda üstte beş delik olduğuna göre Türklerin kendi buluşu olan pentatonik dizi ile ilişkisi araştırılmalı. Sonuç bilim dünyasına sunulmalıdır.

Beşperdeli, üçtelli,üçtelli bağlama ile pentatonik dizi açısından bağı araştırılmalı ve bilimsel bir sonuca varılmalıdır.

Diyez ve bemollerle, daha çok daha rahat ses almak için boruya, sipsiye yapılacak ekleme ve çıkarmalar belirlenmelidir.

Yapılacak çalışmalarda, yapılacak eklemeler, çıkarmalar özüne yani halkın bulduğu esasına bağlı kalmalıdır.

Yapılacak çalışmalar sonucunda elde edilecek yeni veriler ses uyumunu, ses güzelliğini, sesin tınısını, sazın icra kolaylığını bozmamalıdır.



SONUÇ

Bu sazımız sadece batı Akdeniz’ de çalınmaz.Yurdun ve diÄŸer yurtların etkilenmiÅŸ her bölgesinde çalınmaktadır.

Bu sazımızın adı sipsilidir.

Boru artı sipsi den meydana gelmiştir.

Ölçüler oturmuştur.Sol karar bir sipsili borusu 17 cm - Do karar olan bir sipsili borusunun uzunluğu 14 cm dir.

Araştırmaya,geliştirmeye hazır ve yatkın bir sazımızdır.

Ses genişliği 7 artı 3 ses. Toplam ses genişliği 10 sestir.

Sipsili borusunun üzerindeki delikler perde değil deliktir. Delikler yardımı ile ses perdeleri bulunmaktadır.Perdelenerek değil.

Tarihte Avarlarda, Uygurlarda, Hititlerde, Akadlarda, Sümerlerde, Mısırlılarda, Çinlilerde çeşitli adlarla çalınmış ve tanınmıştır.

Tarihte kurulan bütün Türk devletlerinde biliniyor çalınıyordu. Türklerin ulaşabildiği her yerde çalınmaktadır, çalınacaktır,

KAYNAKLAR

1—A— Muammer Sun, Murat KatoÄŸlu: Türk Kalarak ÇaÄŸdaÅŸlaÅŸma —sayfa :19

B—Ahmet Say —Müzik Sözlüğü : Sayfa : 482

2. Prof. Dr. Bahattin Ögel : Türk Kültür Tarihine Giriş 8. Cilt Sayfa : 445

3— a . g . e . sayfa:436

4—a . g . e .Sayfa: 447

5—A— a . g . e :Sayfa 448

B— a . g . e .

6— a . g . e . : Sayfa :461

7—a . g . e . Sayfa :461

8—a . g . e . Sayfa :462

9—Prof Mahmut Ragıp Gazimihal —Türk Nefesli Çalgıları : Sayfa 35 —A ,B

10— a . g . e . : Sayfa —35

11—Derleme sözlüğü 10. Cilt—Sayfa : 3645

12—Derleme Sözlüğü 12. Cilt Ek—1— Sayfa 4698

13— Prof. Dr. M.Ayhan Zeren—Müzik FiziÄŸi— Sayfa 182

14—Prof Mahmut Ragıp Gazimihal—Türk Nefesli Çalgıları Sayfa : 27

15—Prof. Dr.Bahattin Ögel —Türk Kültür Tarihine GiriÅŸ :Sayfa 397—8.Cilt

16—a . g . e . —398. sayfa

17— a . g . e . —435. Sayfa

18—Ali Rıza Yalgın — Cenupta Türkmen Çalgıları — Sayfa:22—26

l9—Prof. Dr. Bahattin Ögel —Türk Kültür Tarihine GiriÅŸ— Sayfa:439

20—Prof.Dr. M. Ayhan Zeren —Müzik FiziÄŸi — Sayfa: 220

21— Türkçe Sözlük T.D.K. Sayfa 602

22—Okyanus Sözlüğü —Perde maddesi

23—Müzik FiziÄŸi: sayfa:220 —Türk Kültür Tarihine GiriÅŸ :406—a g e :448

24—Prof Mahmut Ragıp Gazimihal — Türk Ötkü Çalgıları —Sayfa: 27

25— a . g . e . —Sayfa:35

26—Bilge Umar —Türkiye’deki Tarihsel Adlar — Sayfa :307—308

27—Ekrem Akurgal — Anadolu Kültür Tarihi—Sayfa :296

28— J.G. Macqueen— Hititler —Sayfa— 168

29—Ekrem Akurgal — Anadolu Kültür Tarihi Sayfa:227

30—Prof. Dr. Emil Hersak — Türkler—Avarlar Sayfa ,:641

31— a . g . e —Sayfa :646

32—Prof Mahmut Ragıp Gazimihal—Ülkelerde Kopuz ve Tezeneli Çalgılar Sayfa:21

33—Belkıs Dinçol — Eski Önasyada Ve Mısırda Müzik—Sayfa : 42

33— a . g . e — Sayfa :43

33—Prof. Dr. Bahattin Ögel —Türk Kültür Tarihine giriÅŸ —Sayfa : 498

33—D—Cevdet Türkay Oymak— AÅŸiret ve Cemaatler Sayfa :12

34—Abdurrahman Ekinci —Burdur AraÅŸtırmaları Dergisi Sayfa : 23

35—Prof.Dr. Bahattin Ögel—Türk Kültür Tarihine GiriÅŸ —8. cilt

36—Abdurrahman Ekinci —Derleme

37— Alan AraÅŸtırmalarında yüz yüze görüşülen derleme yapılan ustalar

Osman Ali Aslan, Aziz Karakaya, Mahmut Kılınç, Ali Tekin, Mehmet Ali Kayabaş, Hüseyin Demir, Ismail Evcil, Abdül Acar, Kazım Yılmaz, Tuncay Türe, İnanç Ekinci, Doç. Dr. Hatice Ekinci ,Mehmet Sezen, Yusuf Erkan

Not :Ölen Ustalar İlgili bölümde belirtilmiştir.

38— Çizimler:Endüstri Meslek Lisesi Öğretmeni Mustafa Akdu

39—Kullanılan fotoÄŸraflar: Türk Kültür Tarihinden Türk Ötkü Sazlarından Cenupta Türkmen Çalgılarından

40—Eski Önasya ve Mısırda Müzikten Anadolu Kültür Tarihinden

Abdurrahman Ekinci. Araştırmacı Yazar
Araştırma Ana Sayfa


Çevrimdışı
 Profile bak  
 
 Ä°leti baÅŸlığı:
İletiTarih: Cum Mar 17, 2006 2:06 pm 
Kullanıcı avatarı

Kayıt: Pts Oca 16, 2006 9:26 am
İleti: 1471
Konum: İstanbul
Bilgiler için teşekkür ederim.

_________________
Gekommen um zu bleiben!


Çevrimdışı
 Profile bak  
 
 Ä°leti baÅŸlığı:
İletiTarih: Cum Mar 17, 2006 3:15 pm 
Kullanıcı avatarı

Kayıt: Çar Oca 18, 2006 9:38 am
İleti: 22
Konum: İstanbul
bilgiler için teşekkürler Özgür...


Çevrimdışı
 Profile bak  
 
 Ä°leti baÅŸlığı:
İletiTarih: Cum Mar 17, 2006 3:58 pm 
Site Admin

Kayıt: Cmt Oca 21, 2006 11:01 am
İleti: 3076
Konum: Türkiye
Sipsi yapmaya yetecek kadar bilgi vermiÅŸsiniz.
Ellerinize sağlık.


Çevrimdışı
 Profile bak  
 
 Ä°leti baÅŸlığı:
İletiTarih: Cum Mar 17, 2006 4:15 pm 
Kullanıcı avatarı

Kayıt: Sal Oca 17, 2006 11:01 pm
İleti: 3599
Konum: Ankara
İşte bu yüzden Enstrumanlar bölümüne bir şeyler göndermekten vazgeçmiştim :)
Elinize sağlık...

_________________
.

.............. Resim

Resim


Çevrimdışı
 Profile bak  
 
 Ä°leti baÅŸlığı:
İletiTarih: Cum Mar 17, 2006 4:50 pm 
Site Admin

Kayıt: Cmt Oca 21, 2006 11:01 am
İleti: 3076
Konum: Türkiye
Anlaşılmadı öğretmenim.
Hangi yüzden? Enstrüman hakkında ayrıntılı bilgi vermeyi mi kastediyorsun?


Çevrimdışı
 Profile bak  
 
 Ä°leti baÅŸlığı:
İletiTarih: Cum Mar 17, 2006 5:05 pm 
Kullanıcı avatarı

Kayıt: Sal Oca 17, 2006 11:01 pm
İleti: 3599
Konum: Ankara
Tamamen öyle.Ayrıntılı ve olabildiği kadar özgün bilgi vermek.Bu işi uzmanlarına bırakmalı diyorum.Sinan, Emel ve diğerlerine.Biliyorum onlar bu konuda ciddi bir hazırlık aşamasındalar Ali öğretmenim.

_________________
.

.............. Resim

Resim


Çevrimdışı
 Profile bak  
 
 Ä°leti baÅŸlığı:
İletiTarih: Sal AÄŸu 15, 2006 8:52 am 

Kayıt: Sal Ağu 15, 2006 7:10 am
İleti: 25
Konum: Türkiye
çok teşekkürler bu güzel bilgiler için.


Çevrimdışı
 Profile bak  
 
 Ä°leti baÅŸlığı: Re: Sipsi
İletiTarih: Per Åžub 07, 2008 1:11 pm 

Kayıt: Per Şub 07, 2008 12:54 pm
İleti: 1
merhabalar ben sipsi öğrenmek istiyorum ama tam çıkaramıyorum biraz kulak var kısa sapp bağlma çalıyorum ama sipsi çalmayıda çok istiyorum sipsim var ama tam çıkaramıyorum rica etsem bana yardımcı olurmusunuz


Çevrimdışı
 Profile bak  
 
Önceki iletileri göster:  Sıralama  
Yeni konu gönder Konuya cevap yaz  [ 10 ileti ] 

Tüm zamanlar UTC


 Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyenler: Kayıtlı kullanıcı yok ve 0 misafir


Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumda konulara cevap yazamazsınız
Bu forumda kendi iletilerinizi deÄŸiÅŸtiremezsiniz
Bu forumda kendi iletilerinizi silemezsiniz

Git: