Sistem saati: Çar Tem 09, 2008 6:51 am

Tüm zamanlar UTC




Yeni konu gönder Konuya cevap yaz  [ 6 ileti ] 
Yazar Mesaj
 Ä°leti baÅŸlığı: kazım koyuncu ÅŸair ceketli çocuk
İletiTarih: Cum AÄŸu 31, 2007 9:25 am 
Kullanıcı avatarı

Kayıt: Çar Ağu 29, 2007 4:16 pm
İleti: 16
Karadeniz müziği, Anadolu Rock, nitelikli müziğe inanlar, önemli bir ismi en verimli olabileceği dönemde yitirdi. Otuz üç yaşındaydı Koyuncu; yıllardır müziğin içinde olmasına karşın 2000'li yıllarda Gülbeyaz, Sultan Makamı gibi televizyon dizilerine yazdığı müziklerle ünlenmişti.

Karadeniz'in hırçın çocuğu diyorlardı ona; demokrasi adına atılan bir çok adımda müziğiyle, fikirleriyle yer alıyor; Fırtına Deresi'ne yapılacak santrali protestodan, insan hakları ihlallerine karşı çıkmaya kadar bir dolu etkinliğe destek veriyordu.

Müzikte de, birkaç halk müziği sanatçısının tekelinde kalmış Karadeniz bölgesinin müziğini, evrensel normlarda yayımlamayı deneyerek, önemli çıkış yapmıştı.

1972 Artvin/Hopa doğumlu Koyuncu, yirmi yaşında Dinmeyen adlı müzik grubu'na katılmış, 1993'de Mehmedali Barış Beşli ile, Lazca müzik yapmak amacıyla Şuku grubunu kurmuştu. İki arkadaş bir yıl sonra aralarına İlhan Karahan ve Metin Kalaç'ı da alarak grubun adını Zuğaşi Berepe (Denizin Çocukları) dönüştürmüş ve 1995 başında Va Mişkunan (Bilmiyoruz) albümüyle Lazca rockın ilk örneğini vermişti. Lazcayı yaşatmak amacıyla Lazca rock yapıyorlardı. Plak şirketleri ise bu soundu 'Soft Laz Rock' diye tanımlıyordu.

O günlerde grup elemanları Lazca dilinin yaşatılmasına rock yoluyla katkıda bulunmayı amaçladıklarını, rock müzikteki dinamizmle yöre insanının enerjisinin örtüştüğünü görünce heyecanlandıklarını anlatıyor, Lazca'nın rockın sert söyleyişine de uygun olduğunu belirtiyorlardı.

Dört yıl içinde Zuğaşi Berepe, kamuoyuna pek yansımasa da önemli işler yaptı ve konserlerle hedefini gerçekleştirmeye çalıştı. Bu etkinliklerden Brüksel konseri sırasında canlı kayıt edilen parçaları, kısıtlı sayıda bastırdıkları Bruxel Live (1998) adlı albümde bir araya getirdiler.

Gruptaki eleman sayısı arttıkça müzikal yapı da güçlenmişti. Kazım Koyuncu (vokal, akustik gitar), Cafer İşleyen (bass, vurmalılar, flüt), Gürsoy Tanç (elektrikli gitar), Uğurcan Sezen (klavye), Zülküfil Murat Dilek (davul), Metin Kalaç (kayıt) Lazcayı yaşatmanın yanında aşk şarkılarına katılan sert söylemli yapıtlar ve modern rock anlayışı üzerine oluşturdukları çizgiyle de kabul görmeye başlamışlardı.

Zuğaşi Berepe, Va Mişkunan albümünden dört yıl sonra İgzas (Gidiyor) adlı albümüyle bu çabayı listelere taşıdı. Yedi Lazca, bir Hemşince, bir de Türkçe sözlü parçadan oluşan albümün müzikal zenginliği, rockın çeşitli tonları arasında akıllıca gidip gelen sounduyla 1998'in en iyi yerli yapıtlarından biri oldu. Lazca'nın öne çıktığı kültürel bir misyonun yanında sıkı bir rock albümü özelliği de taşıyordu İgzas (Parçaların Türkçe anlamları kapakta verilmişti). Bu albümde Kazım Koyuncu (vokal, gitar), Cafer İşleyen (bass, vurmalılar, flüt), Gürsoy Tanç (gitar), Uğurcan Sezen (tuşlular), Zülfikil Murat Dilek (davul), Mahmut Turan (tulum), Metin Kalaç (kayıt), Mehmedali Barış Beşli'den (vokal) oluşan grubun, doğayı katledecek Çamlıhemşin'deki Fırtına Deresi'nin üzerine yapılacak santrale karşı kampanyayı desteklemesi de İgzas'ın diğer bir özelliğiydi.

Grup 2000'lerin başında dağılınca, kuruculardan Kazım Koyuncu yoluna tek başına devam etmeyi kararlaştırdı ve solo albümleri Viya (2002) ile Hayde'yi (2004) yayımladı. Anadolu Rock'a kayan soundla ürettiği müziği kısa sürede büyük ilgi görüp, yaptıkları geniş kitlelere tam ulaşmaya başlamıştı ki hastalandı Koyuncu. Akciğer kanserine yakalanmıştı.

Pes etmiyordu; tedaviyi sürdürürken Trabzonspor için marş bile yazmıştı. Ancak günden güne direnci zayıflıyordu; adına düzenlenen konsere çıkamamıştı. Sonunda 25 Haziran tarihinde ajanslardan şöyle bir başlık düştü: 'Karadeniz'in genç sesi sustu'

(..... Müziğe çocukken, ortaokul birinci sınıfta, Mandolin çalarak başladım. Sonra biraz gitara merak sardım. İstanbul'da universiteye geldikten sonra muzikle yoğun olarak ugraşmaya başladım. Profesyonel olarak 1992 yılından buyana muzikle ugraşıyorum. İlk muzik grubunu 92'de kurduk. "Dinmeyen" isminde Türkçe muzik yapan politik bir gruptu bu. ( 96'da "Sisler Bulvarı" adlı bir albüm yaptıktan sonra grubumuz dağıldı.) Dinmeyen'i kurduktan hemen sonra 93 yılında "Zuğasi Berepe (Denizin Çocukları)" isimli yeni bir grup kurduk. Yani hem "Dinmeyen" devam ederken hem de bu grup devam etti. "Zuğasi Berepe" ile 95'de "Va Mişkunan" (Bilmiyoruz), 98'de "İgsaz" (Gidiyor) isimli albumleri yaptık. Sonra 98'in sonunda "Zuğasi Berepe" de dağıldı. Ben o tarihten itibaren tek başıma muzik yapmaya devam ettim. "Salkım Söğüt" isimli bir proje vardı. Şuana kadar 4 tane çıktı. "Salkım Söğüt" projelerinin ikincisinde, 3 şarkıyla yer aldım. Ondan sonra 2001 yılında ilk solo albümüm "Viya"yı çıkardım......) - ( .... Bu arada; hiç başımızdan eksik olmayan gökyüzüne, günün karanlık saatlerine, ara sıra kopsa da fırtınalara, bir gün boğulacağımız denizlere, eski günlere, neler olacağını bilmesek de geleceğe, kötülüklerle dolu olsa bile tarihe, tarihin akışını düze çıkarmaya çalışan tüm güzel yüzlü çocuklara, Donkişotlar 'a, ateş hırsızlarına, Ernesto "Ç´e" Guevara'ya, yollara-yolculuklara, sevgililere, sevişmelere, sadece düşleyebildiğimiz olamamazlıklara, üşürken ısınmalara, her şeyden sıcak annelere, babalara ve tadını bütün bunlardan alan şarkılara kendi sıcaklığımızı gönderiyoruz. Kötü şeyler gördük. Savaşlar, katliamlar, ölen-öldürülen çocuklar gördük. Kendi dilini, kendi kültürünü, kendisini kaybeden insanlar, topluluklar gördük. Yanan köyler, kentler, ormanlar, hayvanlar gördük. Yoksul insanlar, ağlayan anneler, babalar, her gün bile bile sokaklarda ölüme koşan tinerci çocuklar gördük. Biz de öldük. Ama her şeye rağmen bu yeryüzünde şarkılar söyledik. Teşekkürler dünya. ...)

1972 -

Karşıya Çifte Çamlar
Karşıya çifte çamlar

Evun alti arpalık oy evun ne kalabaluk
Oy oy oy oy
Yarum sen de varmidur oy benum gibi sevdaluk
Oy oy oy oy
Yarum sen de varmidur oy benum gibi sevdaluk
Oy oy oy oy

Karşiya çifte çamlar oy sakizi yere damlar
Oy oy oy oy
Sevup alamiyanin oy yüreğini buz bağlar
Oy oy oy oy
Sevup alamayanin oy yüreğini buz bağlar
Oy oy oy oy




Hayat
Kaçağım
Eşkiya aşklar yaşarım durmadan
Kaşla göz dağla uçurum arası konar göçerim
Sürgünlüğümü yurtlanmaz yerleşik sevdalar
Sığsın isterler defnelerim küçücük saksılarına
Yetmez dağbaşlarının teslimiyeti istenir
Ya katlim ya ihanetim

Bilmezler bir baÅŸka yol olduÄŸunu
Yani ben eşkiya her yanı pusu
Gözlerindeki dumanlı dağlara sevdam
Zülfünde gölgeye sığınmam bundandır
O zaman keyif çatarım silah diye
Sevdanın doruğuna

Buzullar erir nehirler yatak deÄŸiÅŸtirir
Sevdalarını ışıklarında yıkarlar
Sonrada yürekleri seslerinde
Gürül gürül akarlar
Çıplak suretleri dağbaşları resmeder
O dem iklim değişir hüzün olur

Yüreğimden gayrısına sır vermediğim doğrudur
Kaçaklık bu
Hadi gel şahrud’um dağlara gövde verelim
Göğsüm tahtasının altı ol
Yoksa vuracak beni hasretim bir tenhada

Yakışırmı bir kaçağa ecel eliyle ölmek!!




Hayat denen sonsuzluÄŸun
Karşısında bir çocuğuz
Düşe kalka büyürken
Kalkamayız bir çoğumuz

Bu hayat böylemi olur
Düşen hep yerde mi kalır
Gün olur belin doğrulur
Kim n’olacak belli m’olur

Ama bitmez yolculuklar
Belki biraz canın yanar
Düştüğün yerde doğrulup
Başlar yine ilk adımlar..




Anılar düştü peşime uyumaz oldum
Düşlerim vardı yamacına
Varamaz oldum
Rüzgarla yarışırken koşamaz oldum
Düze çıkmaz yollarım inemez oldım

Geçmiş günler düğüm düğüm
Çözemez oldum güzelim
Sevda yüklü bulutlardan geçemez oldum güzelim






İşte gidiyorum
BirÅŸey demeden
Arkamı dönmeden
Åžikayet etmeden
Hiçbirşey almadan
BirÅŸey vermeden
Yol ayrılmış, görmeden gidiyorum

Ne küslük var ne pişmanlık kalbimde
Yürüyorum sanki senin yanında
Sesin uzaklaşır herbir Adımda
Ayak izim kalmadan gidiyorum

Gerdiğin tel kalbimde kırılmadı


Gönülkuşu şarkıdan yorulmadı
Bana kimse sen gibi sarılmadı
Işığımız sönmeden gidiyorum


Çevrimdışı
 Profile bak  
 
Yeni Sayfa 1
 Ä°leti baÅŸlığı: Re: kazım koyuncu ÅŸair ceketli çocuk
İletiTarih: Cum AÄŸu 31, 2007 9:40 am 
Kullanıcı avatarı

Kayıt: Per Şub 23, 2006 4:58 pm
İleti: 1039
Konum: İstanbul
Emeğine sağlık.

_________________
Ölümü Dünya'ya Hakikat Gördüm


Çevrimdışı
 Profile bak  
 
 Ä°leti baÅŸlığı: Re: kazım koyuncu ÅŸair ceketli çocuk
İletiTarih: Per Kas 08, 2007 6:30 am 

Kayıt: Cmt Eyl 23, 2006 5:36 am
İleti: 575
Konum: Adana
Bugün(07.11.2007), 25 Haziran 2005 tarihinde sonsuza uğurladığımız Kazım Koyuncu'nun 3 6. doğum günü. Ailesi, arkadaşları ve sevenlerinden onunla ilgili hatıralarını, duygularını dinledik. Görüştüğümüz herkes ortak bir noktada birleşiyordu : "Kazım Koyuncu hayatı boyunca ezilenlerin ve mağdurların yanında olmaya çalışmış, Karadeniz'in hırçın ve inatçı yapısını, kişiliğine ve müziğine yansıtmıştı." Sanatçılığının yanı sıra devrimci kimliği ile de belleklere kazman Kazım Koyuncu'nun yaşamı onu örnek alanlar için önemli derslerle dolu. Onun 26.07.2004 tarihinde yaptığı şu açıklama devrimci kişiliği ile sanatçılığını iç içe geçirişini çok iyi özetliyor: "Şarkılar politikadan, kurumlardan, sistemden daha güçlüdür. Hayatın sonuna kadar kalabilirler, temizdirler ve birçokgüzel şeye sebep olabilirler. İktidarlar, sistemler yıkılabilir, dünyayı yönetenler kısa bir süre sonra unutulabilirler."

HUSNIYE KOYUNCU (Annesi):
OÄŸlum kuÅŸ olup gitti elimden
İstiklal Caddesi'nden Taksim'e doğru çıkarlarken yaşadıkları bir anı babasını çok etkilemiştir. Bir anda simsiyah bir adam karşılarına çıkar. Adam adeta çamura batmış, elbiseleri kir pas içinde ."Canım Kazım" diyerek iki yanından öper Kazım'ı. Babası Kazım'ın vereceği tepkiyi beklerken Kazım da aynı heyecanla adamı öpmez mi. İşte Kazım böyleydi. Her insana sevgiyle yaklaşırdı. Son gelişinde evin merdivenlerini çıkamadı o zaman 'Ne olmuş benim oğluma?' dedim. Sordum, kimse bir şey demedi. Oğlum kuş olup gitti elimden. "Hastayken İstanbul'a gittiğimizde "sarılamayacağız" dedi. Uzaktan el sallardı. Maske ile geziyorduk evde. Bir keresinde sarıldı öptü beni. "Sarılma" dedim. "Yok" dedi "anamı bi iyi öpeyim". O son öpme-siydi.

http://www.etnikmuzik.com

_________________
Adem Olduk Bizler,Cihana Geldik,
Yardımcımız Yolda,Ali'dir Bildik,
İkrar Verdik Demde,İrfana Yettik,
Ehlibeyt Aşkıyla,Manaya girdik,

.

Resim


Çevrimdışı
 Profile bak  
 
 Ä°leti baÅŸlığı: Re: kazım koyuncu ÅŸair ceketli çocuk
İletiTarih: Per Kas 08, 2007 9:23 am 
Kullanıcı avatarı

Kayıt: Cmt Nis 22, 2006 10:32 am
İleti: 1260
Konum: İzmir
Resim

___________ 'Doğum günün kutlu olsun Kazım'____________

1972 yılının 7 Kasımında dünyaya gelen Kazım Koyuncu, yaşasaydı, 36 yaşında olacaktı. O, hayallerine ve cesaretine inandığı çocukları, gençleri her zaman kendine arkadaş bilmişti. Kim bilir belki de bu yüzden yaşlanmayı beklemedi.
Sanatçı duruşunun yanında devrimci kimliği ile de belleklere kazındı Kazım Koyuncu...
"Müzisyenim, ondan sonra bir Karadenizliyim, ama hepsinin ötesinde bir devrimciyim. Ve gerçekten doğru bildiğim şeyi ortaya koymaktan çekinmem,sözleriyle tanımlıyordu kendini..."


Çevrimdışı
 Profile bak  
 
 Ä°leti baÅŸlığı: Re: kazım koyuncu ÅŸair ceketli çocuk
İletiTarih: Per Kas 08, 2007 5:04 pm 
Kullanıcı avatarı

Kayıt: Sal Ekm 03, 2006 2:30 pm
İleti: 677
Konum: Ordu
Yaşasaydı gülerdi aynı fotoğraftaki gibi
Sevgi için yaratılmıştı Kazım Koyuncu
...

_________________
Pervane Gibi Yanmağı İster Deli Gönlüm
Her Şem-i Seher Ah İle Efgandan Usandım

Kuddusi


Çevrimdışı
 Profile bak  
 
 Ä°leti baÅŸlığı: Re: kazım koyuncu ÅŸair ceketli çocuk
İletiTarih: Per Kas 15, 2007 6:15 pm 

Kayıt: Per Kas 15, 2007 5:13 am
İleti: 43
Hey gidi koca burunlu,koca yurekli KAZIM.
Icine sigmadigin parkan ile dolasmayali sen Istiklal de turkuler yasta,
O insan coklugundan yurunmeyen cay evlerinde hep birseyler eksik artik.
Sadece dalgasi oldugun deniz mutlu seni bu karmasik dunyadan koynuna
aldigina,belki korumak istedi seni,belki daha fazla aci cekmeni istemedi,
sen simdi denizinin koynunda bizi gozlemliyorsun,biz seninle yasamaya devam ediyoruz
sen koyverip gitsende bizi,Haziranda seninle hallesmek icin Hopaya geliyoruz.
Gitarini hazirla koca burunlu,koca yurekli KAZIM.

Paylasim icin tesekkurler.
Kazimlar,Volkanlar,Fuatlar,Birollar,Ibrahimler aydinlik yuzler bitmez KARADENIZDE

_________________
DUNYAYA BENCIL VE KOLAYCI BAKMADIK CUNKU BIZLER INSAN OLDUGUMUZUN FARKINDA YASADIK.


Çevrimdışı
 Profile bak  
 
Önceki iletileri göster:  Sıralama  
Yeni konu gönder Konuya cevap yaz  [ 6 ileti ] 

Tüm zamanlar UTC


 Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyenler: Kayıtlı kullanıcı yok ve 0 misafir


Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumda konulara cevap yazamazsınız
Bu forumda kendi iletilerinizi deÄŸiÅŸtiremezsiniz
Bu forumda kendi iletilerinizi silemezsiniz

Git: