Sistem saati: Pzr Tem 06, 2008 7:59 am

Tüm zamanlar UTC





Yeni konu gönder Konuya cevap yaz  [ 4 ileti ] 
Yazar Mesaj
 Ä°leti baÅŸlığı: Halkın sesi türkülerimiz.........
İletiTarih: Cmt Mar 17, 2007 9:11 pm 
Kullanıcı avatarı

Kayıt: Çar Tem 05, 2006 7:29 pm
İleti: 188
Konum: Artvin
Ah bu türküler, köy türküleri
Ne düzeni belli, ne yazanı
Altlarında imza yok ama
içlerinde yürek var
Cennet misali seviÅŸen
Cehennemler gibi dövüşen
Bir çocuk gibi gülüp
MaÄŸaralar gibi inleyen
Nasıl unutur nasıl
Ömründe bir kez olsun
Halk türküsü dinleyen...”

Türküler yüreÄŸimizin dili, başımızın sevda yelidir. Anadır, bacıdır, kardeÅŸtir, gurbete gidip dönmeyen oÄŸul, hasret çeken yavukludur, Anadır, Anadolu’dur türküler".
"Türküler umuttur, hasrettir, vefadır, dostluktur ve yüreğimizde kıvrım kıvrım dolanan ince bir yoldur sılaya uzanan, gurbet ellerde. Dermandır dermansız kalanlara... Yüreğin gurbetinde büyüyen, özlemleri kor kor, demet demet sunan hasret çiçeğidir. Yüreğimizdeki, sevgi kıpırtılarıdır, sevgi pınarıdır gürül gürül hasrete akan... "
"Yaşama sevincinden tutunda ölüm acısına kadar, vefayı, vefasızlığı, hasreti, sevgiyi, inancı, direnci, aşkı türkülerle dile getirmiş, türkülerle seslenmişiz. İçimizi, acımızı, sevdamızı türkülere dökmüşüz, türkülerle bölüşmüşüz!..."
"Bir damla aÅŸk iksiridir kırık kadehlerde yudumladığımız, bir damla su’ dur hayatımızda türküler. YüreÄŸimizde ateÅŸlerle daÄŸlanan volkanlar kadar daÄŸlayıcı, özlemler kadar sıcak ve yakıcıdır. Aynı zamanda da bahar yelleri gibi serin ve daÄŸ başında bir pınar kadar ferahlatıcıdır türkülerimiz.."
"Türküler kanatsız kaldığımızda kanadımız, efkarlı olduğumuz ve yalnız kaldığımız gecelerde tesellimiz olmuştur. Sesimizin çıkmadığı yerde sesimiz, nefesimizin kesildiği yerde nefesimiz olmuştur türküler. Bazen toprağa düşen su damlası gibi düşüp yüreklerimize ayrılık ateşini söndürmüş. Bazen yağmur olup bizi vuslatına erdirmiş. Bizim canımız, coğrafyamız, anamız, yarimiz, gurbet ellerde tek teselli kaynağımız olmuş türküler. Memleketin başı dumanlı dağlarından, yemyeşil ovalarından, bağlarından, pınarlarından turnalarla haber beklemiş, seher yelleriyle selam yollamışızdır sevdiklerimize türkü türkü."
"Geceleri uzanıp kalınca gurbet yataklarına yorgun ve kimsesiz; Bir türkü naÄŸmesi gelmeyiversin kulağımıza, dumanlanır hemencecik gözlerimiz. İnce ince bir sızı sızar yüreÄŸimize. Türküler damlayan göz yaÅŸlarımızdır yaÄŸmurlu gecelerde, yanağımızdan süzülen pınarlardır. Türküleri “Hasret Gültekin” bilip, “Mahsuni”gibi uÄŸurlarken, ardında yolladığımız gözlerimizdir kimsesiz mezarlara. Biliriz ki; türküler de, türküleri yakanlar da çoÄŸu zaman kimsesizdir... Yine de en acılı günlerimizde bile bizi terk etmeyen en vefalı sadık dostumuzdur türküler, sevdiÄŸimizdir ele-güne, dosta- düşmana karşı.. "
"Türküler değil midir? hasret kokan toprak gibi; Emek gibi, ekmek gibi, ter gibi, bir çocuğun elindeki taze somun gibi. Türküler değil midir? dünyanın en muhteşem gelini, en sabırlı anası. Türküler değil midir? Özümüz sözümüz gözümüz yollarda yoldaş olup dağlar denizler aşan bizimle. Anamızın gözünde bir damla yaş olup süzülen, yavuklumuzun yüzünde bir tomurcuk çiçek olup açan. Gurbette hasretimiz, sılada ayrılığımız, karımız, kızımız, oğlumuz. Tek dostumuz, avuntumuz, sırdaşımız bekar odalarında. "
"Türkülerimiz acılardan damıtılmış gözyaşı, yangınlardan yüreğimize düşmüş madımak, mevsimlerden bahar, vakitlerden akşam; Çiçeklerden gül, figanda bülbül, kuşlardan turnadır..."
"Biliriz ki, türküler baharda ruhumuza işleyen pak nefesler gibidir, yeni yetme sevdalıların dilinden rüzgarlarla savrulan, pınarlarla coşan... Biliriz ki, bülbüllerin gözyaşlarıdır güle kavuşma adına. Biliriz ki, bahar yağmurlarında güle kavuşma sevinci gizlidir. Güz yağmurlarında ise bülbüllün gülden ayrılacağının hicranı..."
"Biliriz ki, türküler Anadolu insanının dilden, gönülden söylediği kah ağlayan, kah ağlatan, güldüren, sevindiren duygu dolu gönül sesimizdir. Rüzgar olup şahlanan, sel olup coşan, deniz olup dalgalanan yaşama sevincimiz, vefalımız, vefasızımız, aşkımız, sevdamızdır...

TÜRKÜLERDE YAŞAMAK



Hayatımızdaki her duygunun karşılığını türkülerde buluruz: Acıyı, gamı, kederi, hüznü, mutluluğu, memleket özlemini, hasreti, neşeyi... Hepsi türkülerde saklıdır.Türküler bizim dilimizdir. Biz sussak da onlar bizi en güzel şekilde anlatır.Türküler samimidir, sahicidir.Yüzyıllardır türkülerle anlatılmıştır duygular. Onlar eskimez, değerini yitirmez. Hayatın tüm renkleri türkülerde saklıdır. Türkülerle seviniriz, üzülürüz, kederlenir, coşar, ağlarız. İşte hayatı "türkü tadında yaşamak" budur. Türkülerin farkına varamayanlar aslında hayatın farkına varamamışlardır. Türküler bizim en değerli hazinemizdir. Bu hazine tek başına kimsenin değil; bizimdir, hepimizindir.

Beşikte tanışırız türkülerle. Hamurumuz türkülerle yoğrulur. Mışıl mışıl derin uykulara onun kollarında dalarız. Bizi sakinleştiren, içimize huzur veren bu tılsımlı türkülerdir. Türkülerle olan dostluğumuzun, kader birliğimizin başlangıcıdır bu.İlk türkümüzdür ninemizden duyduğumuz ninniler.

Eledim eledim höllük eledim,
Aynalı beşikte balam bebek beledim.
Büyüttüm besledim asker eyledim,
Gitti de gelmedi canan buna ne çare


Memleket özlemi içimizde büyüyen bir yangındır. Biz gurbette içimizdeki bu ateşle yaşarız. Gurbetin mavi sularına yaslanan şehir manzaraları, hiçbir zaman belleğimizden silmeye yetmez memleket hayalini.Gözümüzde tüter memleketin taşı, toprağı. Ah! deriz:Bir varsam memleketime. Kavuşsam anama, babama, kardeşlerime ocağıma, toprağıma.Geçmez gurbette günler, uzadıkça uzar zaman.

Allı turnam bizim ele varırsan
Şeker söyle kaymak söyle bal söyle
Gülüm gülüm, kırıldı kolum
Tutmuyor elim, turnalar ey
Ah gülüm gülüm turnalar ey

EÄŸer bizi sual eden olursa
Boynu bükük benzi soluk yâr söyle

Hayatın dertleri, sıkıntıları omuzlarımıza çökmüştür.Umutsuzluk esir almıştır bizi. Bir ışık, bir tutunacak dal olsun isteriz.Bizim için yaşam dert yüküdür. Bu yükün altında ezildiğimizi hissederiz. Birisinin bizi dürtmesini "Haydi yılgınlığa kapılma sen üstesinden gelebilirsin." demesini bekleriz.İşte bu, bizim türkümüzdür o zaman.

Ne ağlarsın benim zülfü siyahım
Bu da gelir bu da geçer ağlama
Göklere erişti feryadım ahım
Bu da gelir bu da geçer ağlama

Annemizin sevgisine, şefkatine, sıcaklığına, tebessümüne ihtiyacımız vardır. Onun özlemini çeker, yanında, dizinin dibinde olmak isteriz. Başımızı göğsüne yaslayıp huzuru içimize çekmek isteriz.Bizi katıksız seven tek varlıktır annemiz. Bir tarhana çorbasının kokusu bile bazen onu hatırlatır bize, canım annem nerdesin dediğimizde işte bu bizim türkümüzdür o zaman.

AÄŸlama yar aÄŸlama anam
Mavi yazma baÄŸlama
Mavi yazma tez solar anam
Yüreğimi dağlama

Elma al olanda gel anam
Ayva nar olanda gel
Hasta düştüm gelmedin anam
Bari can verende gel

Düğünler neşeyi, sevinci çağrıştırır. Ancak bu neşenin, coşkunun içinde ayrılık ve bir de hüzün vardır.Gelinin son gecesidir bu ana-baba ocağında. Kardeşlerinden, annesinden babasından ayrılacak, kuş misali yuvadan uçacaktır.İşte bu da o ayrılığın türküsüdür.

Kınayı getir anam
Parmağın batır anam
Bu gece misafirem
Yanında yatır anam

Evleri evlerine benzemez; yolları yollarına; dağları dağlarına benzemez. Gurbete gelin gitmek daha da zordur. Hem ana-baba ocağından ayrılmak hem de memleketten, hasret daha da büyür, ayrılık ateşi daha da yakar insanı.İşte o zaman şu türküyü söyleriz içli içli.

Yüksek yüksek tepelere ev kurmasınlar
Aşrı aşrı memlekete kız vermesinler
Annesinin bir tanesini hor görmesinler
Uçan da kuşlara malum olsun
Ben annemi özledim
Hem annemi hem babamı
Ben köyümü özledim

Düğün sevinçtir coşkudur dedik.Her ne kadar içinde ayrılık da olsa düğünlerde bu coşkuyu bu sevinci doyasıya yaşarız. Halaylar kurar, horonlar teperiz. Türkülerle yaşarız bu coşkuyu. Onlar neşemizin ve sevinçlerimizin türküleridir.

Halay başı kim çeker
Bir incecik kız çeker
Kız yolunu şaşırmış
İnşallah bize gider

Halaylım yâr halaylım
Maşrabası kalaylım

Bayramlar değerlerimizi hatırladığımız, kısmen de olsa yaşamaya ve yaşatmaya çalıştığımız müstesna günlerdir. Unuttuklarımızı hatırladığımız ve hatırlandığımız günlerdir.Gözlerimizi kapayıp geçmiş bayramları düşünürken, eski bayramların hazzını bir kere daha duyar ve koskoca bir tarihimizi; daha doğrusu kendi ruhumuzu, kendi anlamımızı ve kendi değerlerimizi bir kere daha yaşarız.Bu itibarla da bayram günlerinde âdeta gönüllerin tasalarıyla zevklerinden meydana gelen bir türküyü beraber dinler gibi oluruz.Küslük olmaz artık bu günlerde.

Şu mübarek günde küsmek olur mu
Uzat ellerini bayramlaşalım
Tanrı selamını kesmek olur mu
Uzat ellerini bayramlaşalım

Düşmüşse içine sevda ateşi, canansız hayat olmuşsa senin için ızdırap, gece gündüz terk etmiyorsa hayali sevgilinin seni, kavuşmak senin için yaşamak olmuşsa, hele de gizli sevda çekiyor, söyleyemiyorsan aşkını, işte o zaman seni, ancak sevda türküleri anlar.

Karadır kaşların ferman yazdırır
Bu aÅŸk beni diyar diyar gezdirir
Lokman Hekim gelse yaram azdırır
Yaramı sarmaya yâr kendi gelsin

Bir güzel söz bekleriz sevdiğimizden. Onun sevgimizi, sevdamızı anlamasını isteriz.Gözümüzün yaşı onun için akar yüreğimize doğru. Sevgiliyse umursamaz ne bizi ne de sevgimizi.Sitemimiz onadır, duyar da bizi anlar diye söyleriz türkümüzü.

Coşkun çaylar gibi çağlamayan yâr
Gönlünü gönlüme bağlamayan yâr
Benim bu halime ağlamayan yâr
Daha ağlamasın öldükten sonra

Bir haber bir mektup bekleriz sevdiğimizden. Bekleyişimiz yâr ile bizi ayıran yollar kadar uzundur. Ama bizim sabredecek gücümüz yoktur.Bir an önce gelsin isteriz yârdan bir haber bir mektup. Sevdiğimiz gelemezse de razıyızdır. Yeter ki yıkılmasın isteriz umutlarımız.

Kara tren gelmez m'ola
Düdüğünü çalmaz m'ola
Gurbet ele yâr yolladım
Mektubunu salmaz m'ola

Bizi ayakta tutan, adım atmamızı, hayata tutunmamızı sağlayan ve her şeye rağmen dayanmalısın diyen umutlarımızdır. Kaybettiğimiz her şeyin yerine yenisini koyabiliriz. Yeter ki umut olmasın kaybedilen.Yitirirsek umudumuzu, hayatın rengi solar, güzellikler yok olur gider gelmemek üzere içimizden. İçimizdeki umudu beslemeli, yeşertmeliyiz. Kendimizi güçsüz, neşesiz, yalnız daha da önemlisi tatsız tuzsuz hissettiğimizde, işte içimizdeki umudu yeşertecek türküler dinleme zamanıdır.

Ağlama gözlerim Mevla kerimdir
Her daim rüzigar böyle de kalmaz
Dermansız dert olmaz sabreyle gönül
Geçer bu ahuzar böyle de kalmaz.

Aslında türkülerimizin en güzel türküsünü:"zifiri karanlıkta ayak sesinden şiirin hasını tanıyacak kadar" şairliğinden emin olan, ancak bir köy türküsü duyduğunda şairliğinden utanan Bedri Rahmi EYÜBOĞLU şu mısralarla söylemiştir.

Şairim; zifiri karanlıkta gelse şiirin hası, ayak seslerinden tanırım!
Ne zaman bir köy türküsü duysam, şairliğimden utanırım...
Ah bu türküler, türkülerimiz, ana sütü gibi candan, ana sütü gibi temiz
Türkülerde tüter dağ dağ, yayla yayla, köyümüz köylümüz memleketimiz...
Ah bu türküler köy türküleri,
Dilimizin tuzu biberi...
Memleket ahvalini onlardan sor; kitaplarda değil, türkülerde ara Yemen'i!
Öleni, kalanı, gidip de dönmeyeni...
Ben türkülerden aldım haberi!
Ah bu türküler, köy türküleri;
Mis gibi insan kokar, mis gibi toprak, hiledir hurdasız, çırılçıplak...
DiÅŸisi diÅŸi, erkeÄŸi erkek!
Kaşı kaş, gözü göz, yarası yara, bıçağı bıçak!
Ah bu köy türküleri, karanlık kuyularda açılmış çiçekler gibi...
Kiminin reyhasından geçilmez, kimi zehir gibi, kimi zemberek gibi...
Ah bu türküler, köy türküleri...
Ne düzeni belli, ne de yazanı...
Altlarında imza yok ama, içlerinde yürek var!

Türküler sevda kokar, türküler hasret kokar, türküler Anadolu kokar, türkülerde memleketimin hüznü, sevinci, üzüntüsü, neşesi vardır.Y.Bülent Bakiler'in dediği gibi; " Bizim türkümüzde gurbet var artık, hasret var, yürek var, toprak var balam ." Türküler bize bizi anlatır olduğumuz gibi, katıksız samimi.

Tuba BENLİ
Mithatpaşa İlköğretim Okulu
Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni
ANKARA

_________________
Dilimde Bir Türkü Gönlümde Bu Sevda,Düştü Düşeli Yollardayım Yüreğime,Çoktan Cemre Düşürdüm Seni Sevmek İçin Baharı Beklemeyeceğim..

Resim

http://www.dostturkuler.net


Çevrimdışı
 Profile bak  
 
Yeni Sayfa 1
 Ä°leti baÅŸlığı:
İletiTarih: Pzr Mar 18, 2007 9:41 am 
Kullanıcı avatarı

Kayıt: Sal Haz 20, 2006 11:22 am
İleti: 890
Konum: Kayseri
Hanife abla emeğine sağlık saol

_________________
Dinle, bu ney neler hikâyet eder,

ayrılıklardan nasıl şikâyet eder.



Çevrimdışı
 Profile bak  
 
 Ä°leti baÅŸlığı:
İletiTarih: Pzr Mar 18, 2007 4:50 pm 
Kullanıcı avatarı

Kayıt: Pts Ekm 02, 2006 6:02 am
İleti: 1087
Konum: Şehir Seçiniz
Teşekkürler Hanife. :)


Çevrimdışı
 Profile bak  
 
 Ä°leti baÅŸlığı: Re: Halkın sesi türkülerimiz.........
İletiTarih: Pzr Haz 22, 2008 6:16 pm 

Kayıt: Pzr Haz 22, 2008 5:51 pm
İleti: 2
güzel bir konu paylaşım için tesekkürler..


Çevrimdışı
 Profile bak  
 
Önceki iletileri göster:  Sıralama  
Yeni konu gönder Konuya cevap yaz  [ 4 ileti ] 

Tüm zamanlar UTC


 Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyenler: Kayıtlı kullanıcı yok ve 0 misafir


Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumda konulara cevap yazamazsınız
Bu forumda kendi iletilerinizi deÄŸiÅŸtiremezsiniz
Bu forumda kendi iletilerinizi silemezsiniz

Git: