Sistem saati: Çar Tem 09, 2008 7:20 am

Tüm zamanlar UTC





Yeni konu gönder Konuya cevap yaz  [ 1 ileti ] 
Yazar Mesaj
 Ä°leti baÅŸlığı: ANADOLU'DA TÜRK MÜZİK KÜLTÜRÜNÜN YÜKSELİŞİ: SELÇUKLULAR
İletiTarih: Cum Mar 24, 2006 5:54 pm 
Kullanıcı avatarı

Kayıt: Per Oca 19, 2006 9:34 pm
İleti: 116
ANADOLU'DA TÜRK MÜZİK KÜLTÜRÜNÜN YÜKSELİŞİ: SELÇUKLULAR

Malazgirt zaferinden sonra Selçukluların Anadolu’ya büyük bölümüyle egemen olmaya baÅŸlaması, binlerce yıllık kültür mozaiÄŸine can katmıştır. Selçuklular, Asya’nın ve OrtadoÄŸu’nun tarihsel-kültürel birikiminden incelikli bir sentez yaratmayı baÅŸarmışlardır. Özellikle 13. yüzyıl Anadolu’su, Türklerin kazandırdığı ivmeyle felsefe ve edebiyatta, müzik ve dansta, mimarlık ve süsleme sanatlarında özgün bir hümanist yükseliÅŸi sergiler.

Asya kültürü öğelerinin Anadolu’ya taşınması kapsamındaki en belirgin katkılardan biri, Asya çalgılarından oluÅŸan köklü askeri müzik geleneÄŸinin “Tabılhane” adı altında canlandırılmasıdır. Selçukluların kurumsallaÅŸtırdığı Tabılhaneler, Anadolu’da profesyonel müzikçi yetiÅŸtiren ilk müzik okulları iÅŸleviyle daha sonraki yüzyıllarda geliÅŸerek Osmanlılarda “Mehterhane” adını almıştır.

Resim Resim Resim

Anadolu'nun müzik kültürünü etkileyen dinsel unsurlar, çok renkli ve çeşitlidir.

13. Yüzyılda yaratılan sentezin hümanist derinlik taşıyan oluÅŸumu, “tasavvuf düşüncesi” adı altında geliÅŸtirilmiÅŸtir. Tasavvuf müziÄŸi, bu hümanist felsefenin müzikteki açılımını sergiler. Geleneksel sanat müziÄŸimizde tasavvuf felsefesinin müzikteki yansımasını ağırlıklı olarak Mevlevî müziÄŸi temsil etmiÅŸtir. Bu çok derin ve incelikli kentsel müziÄŸin baÅŸlıca formları arasında Âyin-i ÅŸerif, Na’t, Durak, Gülbang ve Semâ vardır. Müzikte yer alan sözler, çoÄŸunlukla Mevlânâ’dan, bir ölçüde Sultan Veled ve Eflakiden seçilmiÅŸtir.

Öte yandan, tasavvuf düşüncesinin Alevi gelenekleri yoluyla halk müziÄŸimizde de yer aldığı görülür. Bu müziÄŸin sözleri, halk edebiyatımızda tasavvuf felsefesini iÅŸleyen ÅŸiirlerden alınmıştır. Önde gelen formları, Nefes, Savt, Gülbang, Kalenderi ve Samah’tır.

13. Yüzyıl müzik kültürümüzde müzik teorisinin de sıçramalı geliÅŸim gösterdiÄŸi bir zaman dilimidir: Azerbaycan’da yaÅŸayan Urmiyeli Safiyuddin (1224-1294), kendisinden yaklaşık 300 yıl önce Farabî tarafından anlatılmış olan Türk müziÄŸi ses sisteminin geliÅŸkin bir açıklamasını yaptığı “Kitab-ül Edvar” ve “Åžerefiyyad Risalesi” baÅŸlıklı eserlerini bu dönemde yazmıştır.

Halk ÅŸiirimiz ve halk müziÄŸimiz, 13. yüzyılda Yunus Emre’nin anıtsal kiÅŸiliÄŸinde baÅŸlayan bir geleneÄŸin köklerini temsil eder. Orta-Batı Asya’nın “kopuz” adlı telli çalgısı, Anadolu’da “saz”a ve giderek “baÄŸlama ailesi”nin çalgılarına dönüşmüş, Asya’nın “kopuzcu ozanlık” geleneÄŸinin yerini ise “saz ÅŸairi” ve “âşık”geleneÄŸi almıştır.

Kaynak:
http://www.kultur.gov.tr


Çevrimdışı
 Profile bak  
 
Yeni Sayfa 1
Önceki iletileri göster:  Sıralama  
Yeni konu gönder Konuya cevap yaz  [ 1 ileti ] 

Tüm zamanlar UTC


 Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyenler: Kayıtlı kullanıcı yok ve 0 misafir


Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumda konulara cevap yazamazsınız
Bu forumda kendi iletilerinizi deÄŸiÅŸtiremezsiniz
Bu forumda kendi iletilerinizi silemezsiniz

Git: