Sistem saati: Cmt Tem 05, 2008 2:24 am

Tüm zamanlar UTC





Yeni konu gönder Konuya cevap yaz  [ 1 ileti ] 
Yazar Mesaj
 Ä°leti baÅŸlığı: Müzikte Barok Dönem
İletiTarih: Cmt Mar 04, 2006 9:49 am 
Kullanıcı avatarı

Kayıt: Per Oca 19, 2006 9:34 pm
İleti: 116
BAROK DÖNEM

Barok dönem, 1600 ile 1750 yılları İtalya’daki opera denemeleriyle baÅŸlamış, J.S.Bach’ın ölümüyle sona ermiÅŸ, ve tüm müzik türlerinde günümüze kadar kalıcı olan deÄŸiÅŸikliklerin oluÅŸmasına neden olmuÅŸtur.

Barok müzik, bir döneme adını vermekle birlikte mimari baÅŸta olmak üzere diÄŸer pekçok kategoride de deÄŸerlendirilebilmektedir. Barok Portekiz’ce barroco (düzgün olmayan inci) kelimesinden gelmektedir. Mimarlıkta, deniz kabuklarına benzer eÄŸmeçli bezemelerden meydana gelen , 17. yüzyılda kısmen de 18. yüzyılda Avrupa'nın özellikle Katolik ülkelerine (İtalya, İspanya, Potekiz, Avusturya, güney Almanya, Belçika) ve Latin Amerika'ya yayılmış olan üslup olarak göze çarpar. Barok sözcüğü yanlızca 17. yüzyıldaki genel tutumu nitelendirmekle kalmamış, Helenizm ile Gotik'in geç dönemlerindeki bazı belirtilerin anlatılmasında da kullanılmıştır. Furetiére'in 1690'da hazırladığı Fransız dilinin ilk sözlüğüne göre "barok", "tam yuvarlak olmayan incileri anlatmakta kullanılan bir kuyumculuk terimi"dir. Saint-Simon 1711'de "garip ve rahatsız edici bir düşünce"yi anlatmak için barok sözcüğünü kullanmıştır. Fransız Akademisi sözlüğü de 1694'teki ilk baskısında Furetiére'in tanımlamasını olduÄŸu gibi benimsemiÅŸtir. 1740'taki baskı ise mecazi anlamı benimsiyordu: düzensiz, tuhaf, eÅŸit olmayan. Jean Jacques Rousseau'ya göre "barok müzik, armoninin açık seçik olmadığı, modülasyonlar ve uyumsuzlukla dolu entonasyonları güç ve hareketi zor olan müziktir". Yapı sanatı ile ilgili ilk tanımla 1788 yılında "Encyclopédie méthodique"te karşılaşılmaktadır: "mimarlıkta barok, tuhaflığın bir nüansıdır". Öyle anlaşılıyorki bu isim, dönemin baÅŸlangıcında resim ve heykel çalışmalarındaki deÄŸiÅŸikliklere gösterilen ÅŸaşırmış reaksiyon sonucu çıkmıştır.

Rönesans dönemi, tüm sanat dallarında sadelik, temizlik ve saflık dürtülerini güçlendirmesine ve duyguları daha yumuşak bir anlatımla ifade etmesine karşın, özellikle müzik alanında, sürekli kullandığı tekdüzelikden dolayı giderek sıkıcı olmaya başladı. O kadarki, rönesans dönemi bestelerinin en belirgin özelliği çalgıların aynı anda başlayıp aynı anda eseri bitirmeleri olarak anlatılabilir.

Barok dönemle birlikte, müzik "kontrast" kavramı ile tanışır. Aynı tınılardaki çalgılar birbirleriyle savaşırcasına, birbirleri ile karşıtlık oluşturarak eserde yerlerini alırlar. Klasik Dönem sanatçıları dahi, her ne kadar Barok dönem eserlerini karmaşık, süslü, zevksiz ve abartılı olarak adlandırsalar ve "Barok" kelimesini aşağılayıcı manada kullansalarda kendi kullandıkları ve günümüze kadar uzanan birçok armoni kuralını bu dönemin ustalarınan öğrenmişler ve yer yer kopyalamışlardır. 150 yıla yayılan bir süreci etkileyen Barok akımı, kimi müzik tarihçilerine göre 2, kimine göre 3 evreli bir dönemdir. Fakat herkesin kabul ettiği ortak düşünce ise son dönem "Olgun Barok" Johann Sebastian Bach'ın etkisi altında geçmiştir.

Barok müziğinin yapısında en belirgin özellik, müzikde "kontrast"lar kullanılması olmuş ve bununla birlikte konçertolar devri başlamıştır. Müziksel ifadeyi güçlendirmek için kullanılan ses düzeyinin alçalıp yükselmesi Barok dönemde keşfedilen ve gelişen işaretlerle başlar. Ortaçağ ve Rönesans'ta ses şiddeti, hep aynı seviyede kullanılmaktaydı. Barok dönemde "Piyano - düşük ses" ve "forte - gür ses" terimleri ile eserlerde ses şiddetinin önemi ve katkısı görülmeye başlar.

Barok dönemin bir diğer yeniliği bu döneme kadar olan müzikal yapıda bulunmayan ve eserin başka bir bölüme geçeceğini veya bittiğini belirten bir olgunun kullanılmasıdır. Eserlerde kapanışlar ve geçişler daha güçlü yer alır.

Kontrastlar üzerine kurulan Barok müzikte ritmik yapıda da büyük geliÅŸmeler olur. Rönesans'tan Barok müziÄŸe sıçrayan metine baÄŸlı müzikal anlatım, konuÅŸma dilindeki vurguların abartılmasına neden olur. Barok dönemde doÄŸan Opera ve kantatlar günümüzde de aynı kurala baÄŸlı kalınarak abartılı bir dilde seslendirilirler. Barok dönemle beraber çalgı müziÄŸi büyük ilerleme gösterir. Yalnız çalgılar için bestelenen yapıtlar çoÄŸalır. Ses müziÄŸi ve çalgı müziÄŸinin birleÅŸtirilmesi de Barok dönemde filizlenir. EÅŸlik görevi gören sürekli bas çalgıları ve insan sesi birleÅŸir. Kontrast oluÅŸturmak amacıyla eÅŸlik çalgıları tekdüze hareket ederken, vokal hareketli ve süslü davranır. 16.yüzyılın sona ermesiyle birlikte İtalyan besteciler madrigal adını verdikleri, ÅŸiirler üzerine yazdıkları çok sesli müzikler üzerine yoÄŸunlaÅŸmaya baÅŸladılar. Monteverdi’nin opera eserleri ve madrigalleri, barok dönemin ilk zamanlarının zirve noktası olmuÅŸ ve daha sonra gelecek müziÄŸe liderlik etmiÅŸtir. Dinsel bir tema üzerine kurulu dramatik eserler olan oratoryolar, kökünü Roma’dan alırlar. Avrupa’ya yayılması ise Alman-İngiliz besteci George Frideric Handel sayesinde olmuÅŸtur. Bugüne kadar gelmiÅŸ geçmiÅŸ en önemli oratoryo olan Messiah oratoryosu G.F.Handel tarafından İngiltere’de bestelenmiÅŸtir (1741). Sonat, kendini barok dönemin ilk zamanlarında bulmuÅŸ bir baÅŸka müzik tarzıdır. İtalya’da sonat, yavaÅŸ ve hızlı dans parçalarından oluÅŸan eser veya yavaÅŸ-hızlı kontrastlarıyla geliÅŸen eserlere denir(daha sonra bu tarz kiliselerde kullanıldı). Arcangelo Corelli gibi her iki tarzda da müzik yapan besteciler olmuÅŸtur. İtalya’nın dışında süit adı verilen dans parçaları yaratılmaya baÅŸlandı. Süitler de büyük bir geliÅŸimin habercisi olsalar da, sonatlar kadar önemli bir kilometre taşı deÄŸillerdi. Süitler, kantatlarda olduÄŸu gibi tek bir çıkış noktasından hareketle iki veya üç bölümlü forma ulaşırdı (örneÄŸin Domenico Scarlatti’nin klavye sonatları gibi), Bach’ın bestelediÄŸi 1’den çok formlu eserler gibi. İlk sonatlar, ya tek bir enstürman ya da küçük bir grup için yazılırdı. 17.yüzyılın sonlarına doÄŸru(barok dönemin ortaları), bu sonat formu konçerto grosso ÅŸekline dönüştü. Solist grup ise genellikle concertino (iki keman ve continuo) olurdu. Daha sonra ise konçerto durumuna dönüştü. Bach’ın Brandenburg Konçertoları konçerto grosso stilinin bu dönemdeki en iyi örneklerinden şüphesiz birisidir. Ayrıca en az Bach’ın olduÄŸu kadar, Antonio Vivaldi’nin solo konçertoları da bu dönemin en önemli modellerinden oldu.

Sonat, konçerto ve vokal formları gelişiminin ortalarında, barok dönemin bir başka önemli özelliği ortaya çıkmaya başladı : Tonalite. 16.yüzyılın ortalarında eski kilise modları, yeni anahtar bağları konseptiyle yer değiştirmeye başladı. Barok dönemle birlikte besteciler bir anahtardan diğerine atlamaya başlamıştı. Zamanın kromatik müziğini üretmeye başlamışlardı.

Zamanla, anahtarlar arasında ki baÄŸ ve geçiÅŸler bir sistem halini aldı. Bach’ın İyi DüzenlenmiÅŸ Klavye(Well-tempered clavier) adlı eseri bu bağı anlamak için iyi bir örnektir. Bu eser ayrıca bir baÅŸka iki önemli barok özelliÄŸi yapısı içinde barındırmaktadır : Prelüd ve füg.

Barok dönemin en gözde çalgıları klavsen ve harpsikort’tu. Bunlar seslerin hafif veya kuvvetli çıkmasına olanak saÄŸlamayan bir düzeneÄŸe sahiptiler. Oysa barok dönemde geliÅŸen, müzikal anlatımı güçlendiren müzik sembolleri ve o dönemde ihtiyaç duyulan hafif ve kuvvetli çalımlar önemli bir unsur halini almıştı.

Barok dönemde icat edilmesine karşın dönemin bestecileri piyano için eser yazmazlar. Klavsene göre cılız bir sese ve sert tuÅŸeye sahip piyanoya eser veren ilk besteci Muzio Clementi’dir. 1773’de daha on sekizindeyken piyano için üç sonat yazmış, çalgıyı popüler hale getirmiÅŸtir. Bach gibi ünlü Barok dönem bestecilerinin günümüzde piyanoda çalınan eserleri aslında piyano için yazılmamıştır. Dolayısıyla “piyano” ve “forte” gibi nüanslar ve “staccato” gibi çalım tekniklerinin hiç biri eserlerin aslında yoktur veya çok azdır.

Bütün bu deÄŸiÅŸiklikler birbirlerine paralel olarak geldi ve barok dönemi oluÅŸturdular. Eski kurallardan ve polifonik takıntılardan kurtulunması, yeni bir tarz ve kural geleneÄŸi yapma gereÄŸini doÄŸurdu. Bu da, kadanslar veya armonik geri planlar üzerine doÄŸal olarak solistlik yapan, melodiyi ortaya çıkardı. Bu armoniler içinde sequence(zincirleme)’i getirdi ve tüm bu armonik geliÅŸimler bir yandan da ritmik geliÅŸmeleri doÄŸurdu. Bas bölümleri, Orta Avrupa dans müziÄŸinin tipik ritmleriyle kaynaÅŸtı ve tüm bunlar barok müziÄŸi barok müzik yaptı.

Barok dönemde müzik, modern müzikal dilin gelişiminde kuşkusuz en önemli kilometre taşı olmuştur. Bu 1,5 yüzyıl içerisinde, müzikal formlar değişip geliştikçe bir yandan da daha sonrasının ve bugünün müzik standartlarını belirlemeye başlamıştı. Tonalite ve akor tonlaması çok büyük önem taşımaktadır. Bir başka önemli özellik ise müziğin, bu dönemde evrensel bir dil taşımaya başlaması, ulusallıktan çıkıp tüm Avrupa ve dünyaya seslenmesidir.

BAROK ÜZERİNE İLGİNÇ NOTLAR

Dr. Georgi Lozanov, ünlü Bulgar psikoloğu, dakikada yaklaşık 60 vuruşluk bir tempo ile barok müziği kullanarak yabancı dilleri öğretme konusunda bir yöntem geliştirdi. Öğrencilerin öğrenmesi normalden çok daha kısa sürdü. Dönem içinde öğretilecek olan normal sözcük bilgilerinin ve deyimlerinin yarısı (1000'e yakın sözcük ve deyim) tek bir günde öğrenildi. Bunun yanında öğrencilerin öğrendiklerini akıllarında tutma oranı ortalama %92'ydi! Dr.Lozanov bu sonuçlarla belirli Barok parçalarını kullanarak yabancı dillerin %85-100 verimle normal süreleri olan 2 yıl yerine 30 günde öğretilebileceğini kanıtlamış oldu. Barok müzikle öğrenen öğrenciler dört yıl boyunca kullanmasalar bile %100 doğrulukla ikinci dillerini anımsayabilmişlerdir!

Binlerce öğrenciye sahip olan 'The Center for New Discoveries in Learning' yıllardan beri hem derslerde hem de öğrencilerin ders çalışmalarında müziğin kullanımını araştırmaktadır. Mozart ve belirli Barok parçalar (dakikada 60 vuruşluk tempolarla kaydedilmiş olanlar) kullanan öğrencilerin daha sakin olduklarını, daha uzun çalışabildiklerini, öğrendiklerini daha uzun süre anımsayabildiklerini ve öğretmenlerinden öğrendiğimiz kadarıyla daha iyi notlar aldıklarını gözlemledik.

Doğru tempoda kaydedilmiş bu özel müzik parçaları en yüksek öğrenme/anımsama etkisi için beynin sağ ve sol bölümlerini harekete geçirir. Müzik beynin sağ tarafını harekete geçirirken çocuğunuzun okuduğu ya da sesli söylediği sözcükler sol tarafı harekete geçirir. Araştırmaya göre bu da öğrenme potansiyelini en az beş kat artırır. Kulağınız düzenli, saniyede bir vuruşluk Barok müziğini duyduğunda kalbinizde tempoya uygun olarak düzenli bir şekilde atar. Bu rahatlamış ve aynı zamanda zinde durumdayken zihniniz daha kolay konsantre olabilir. Müzik, fizyolojik durumumuzu karşılar ve onu etkiler. Ağır zihin çalışmaları gerektiren işlerde nabzımız ve kan basıncımız artar ve genelde bu durumdayken konsantre olmak daha zordur. Barok ve Mozart parçalarından tempoları düşünülerek özellikle seçilmiş olan bazı CD'ler kan basıncınızı ve nabzınızı düşürürken aynı zamanda öğrenme yeteneğinizi artırır. Ders çalışırken, iş yerinizde ya da araba kullanırken Mozart, Vivaldi, Pachabel, Handel ve Bach gibi bestecilerin müziklerini dinlemenin yukarıda anlattığımız türde sayısız yararları vardır.

Batı’da Klasik müziÄŸin dönüşümü, kamusal alanda dolaşıma girmenin, müziÄŸi nasıl aristokrasinin hegemonyasından çıkardığını gösteren canalıcı bir örnek. 18. Yüzyıl, bilindiÄŸi gibi, Avrupa’da müziÄŸin Barok yüzyılıdır. Haendel gibi, Haydn gibi, Mozart gibi, Bach gibi, Barok müziÄŸin büyük ustaları bu yüzyılda vermiÅŸlerdir eserlerini. Ama Barok müzik, feodal aristokrasinin özel alanına ait bir etkinlik olarak kalır bu yüzyıl boyunca... Werner Stark’ın, The Sociology of Knowledge’da belirttiÄŸi gibi, Haydn, Kont Esterhazy için müzik bestelemekte, bu müzik, Esterhazy Åžatosu’nda, ona ait olan özel alanda icra edilmektedir. (Haydn, bu ÅŸatoda, yemeklerini Esterhazy Kontu’nun uÅŸaklarıyla birlikte yemektedir!) Klasik müzik, kamusal alanda dolaşıma girmemiÅŸtir henüz. Bu, ancak 19. Yüzyılda gerçekleÅŸecek ve mesela Beethoven’in müziÄŸi, kamuya açık alanlarda, bu yüzyılda icra edilebilecektir..

Salon müzik iliÅŸkisine örnek: Barok müzik, J.S.Bach dönemindeki besteciler kiliselerde, belediye ve saraylarda veye bir operada görevliydiler. Bu yerlerin ortak özellikleri küçük olmaları idi. Genellikle dikdörtgen ÅŸeklinde yansıtıcı yüzeylere sahiptirler. Bu akustik çevrelerdeki yankılanma süresi kısadır. Böyle bir çevrede çalınan müzik çok parlak olur ancak seslerin dolgunluÄŸu azdır. Klasik dönem Haydn, Mozart, Beethoven, bu dönemdeki orkestrada 40 kadar çalgıcı bulunuyordu. Yaylı, aÄŸaç üflemeli, prinç üflemeli, vurmalı çalgılar kullanılıyordu. O zamanki konser salonları ÅŸimdikilerden küçüktü. Dinleyiciler ise 300-400 kiÅŸi kadardı. Bu salonlar, tümüyle doluyken yankılanma süresi 1,5 s olmaktadır. 19 yy daha büyük yapılar inÅŸaa edildi ve süre 1,5 s- 1,8 s aralığına uzadı. Bu gün Klasik dönem müzikleri için en iyi yankılanma süresi 1,5 –1,7 arsında kabul edilmektedir. Romantik devir daha kiÅŸiseldir. Bestecinin duygularının anlatımı önemlidir. Brahms, Wagner, Çaykovski, Debussy gibi bestecilerin dönemidir. Daha dolgun seslere ve daha uzun yankılanma sürelerine ihtiyaç duyulur. Bu dönemde yankı süreleri 2 s ye kadar uzamıştır. Bu gün romantik müzikler için yankılanma süresi 1,9 s - 2,2 s arasında kabul edilmektedir.



Barok Dönemde Tarihe Düşülen Notlar



1604 William Shakespeare Othello’yu yazdı

1607 Kuzey Amerika’da ilk kalıcı İngiliz kolonisi Jamestown, Virginia kuruldu

1609 Galileo Galilei Jüpiter’in uydusunu keÅŸfetti

1611 İncil’in yetkili versiyonu King James Bible yazıldı

1618 30 yıl savaşları başladı

1619 İlk siyah köleler Virginia’ya ulaÅŸtı.

1625 Francesca Caccini, tarihçilere göre ilk kadın besteci, La Liberazione di Ruggiero besteledi ve Polanya’da 4. Wladyslaw’ın resepsiyonun icra edildi.

1628 William Harvey kan dolaşımını buldu

1631 İngiltere’de Chloridia adlı eserin icrasında ilk profesyonel kadın ÅŸarkıcılar yer aldı

1632 Oughtred slide rule’ buldu

1633 Engizisyon Galilei’yi söylediklerini geri almaya çağırdı

1639 Fransa 30 yıl savaşlarına katıldı

1639 Virgilio Mazocchi ve Marco Marazolli tarafından ilk komik opera, Chi Soffre Speri Roma’da icra edildi.

1642 – 1646 İngiliz iç savaşı

1647 – 1659 Fransız – İspanyol savaşı

1648 – 1653 Fransız iç savaşı

1654 – 1667 Rusya – Polonya savaşı

1655 – 1660 Brandenburg – Rusya savaşı

1660 İngiltere’de monarÅŸi yeniden kuruldu

1664 – 1666 Newton yerçekimini buldu

1666 İtalya Cremona’dan Antonio Stradivarius ilk kendi imzasını taşıyan kemanı yaptı.

1666 Newton ışık spektrumunu buldu

1671 Leibniz toplama makinasını buldu

1675 Londra’da St.Paul kathedralinin inÅŸaatı baÅŸladı, Greewich rasathanesi kuruldu. İlk ışık hızı ölçüldü.

1677 Bakteri bulundu

1683 Türkler Viyana’yı kuÅŸattı

1687 Türkler Mohaç savaşını kaybetti

1689 – 1697 Kuzey Amerika’da İngiliz – Fransız savaşı

1696 Thomas Savery Buhar makinasını keşfetti

1699 Avusturya’lılar Macaristan’ı Türklerden geri aldı

1705 Reinhard Keiser Octavia adlı eserinde ilk kez Fransız kornalarını kullandı

1714 Fahrenheit civalı termometreyi buldu

1725 Vivaldi 4 Mevsim’i yazdı

1742 Handel’in Messiah adlı eseri Dublin’de muhteÅŸem bir seyirci karşısında ilk kez sergilendi.

1752 Büyük Britanya Gregorian takvimine geçti.

Halit Akalp - Hakan Güven Kasım-2002

Kaynak:
http://www.klasikmuzik.org


Çevrimdışı
 Profile bak  
 
Yeni Sayfa 1
Önceki iletileri göster:  Sıralama  
Yeni konu gönder Konuya cevap yaz  [ 1 ileti ] 

Tüm zamanlar UTC


 Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyenler: Kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir


Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumda konulara cevap yazamazsınız
Bu forumda kendi iletilerinizi deÄŸiÅŸtiremezsiniz
Bu forumda kendi iletilerinizi silemezsiniz

Git: