Sistem saati: Cum Tem 25, 2008 12:55 pm

Tüm zamanlar UTC




Yeni konu gönder Konuya cevap yaz  [ 2 ileti ] 
Yazar Mesaj
 Ä°leti baÅŸlığı: Ozan Åžahturna
İletiTarih: Sal Haz 13, 2006 6:46 pm 

Kayıt: Pts Oca 23, 2006 10:09 am
İleti: 9
Resim

Ateşi yakar Güneşim
Yıldızları Avuçlarım
Doğmadan bin yıllık yaşım
İnsanlığı Amaçlarım

ŞahTurna şakır dalında
Rengim var gülün alında
Mazlum insanlık yolunda
Çekildi tel tel saçlarım!


Ozan Åžahturna, 1950 yılında Sivas’ın, Gürün ilçesine baÄŸlı Kaynarca köyün de dünyaya geldi. Üç yaşında iken çiçek-kızamıktan gözlerini kaybetti. MüziÄŸe ilgi duydu. On yaşında saz çalmaya, türkü-deyiÅŸ söylemeye baÅŸladı. 14 yaşında plak çıkarttı. VerdiÄŸi konserlerde düzene baÅŸkaldırma gerekçeleriyle defalarca tutuklandı, hapis yattı!.. Büyük üne kavuÅŸtu. Göz tedavisi için yurt dışındayken vatandaÅŸlıktan çıkartıldı; Almanya’nın, Berlin kentine yerleÅŸti, sür gün yaÅŸadı. Burada Ozan Åžiar ile evlendi, Åžafak ve Åžirin adli iki kız çocuÄŸu oldu...

VatandaÅŸlığa alınmasından sonra geldiÄŸi Türkiye’de bir konuÅŸmasından dolayı yine tutuklandı; kamuoyu baskısıyla serbest bırakıldı... Bu çileli yaÅŸamda yüzlerce ÅŸiir yazdı, plak, kasetler çıkarttı, radyo ve televizyon programlarına çıktı, konserler verdi. Yapıtları uluslararası dillere çevrildi. Üniversitelerde konferanslar verdi. Çok yönlü yapıtlarını nakış-nakış iÅŸleyerek kendini-çevre sini aÅŸtı. Birçok ilk’e imzasını atan büyük üstad, tutarlı ve baÅŸ eÄŸmez yapıtları ve mücadeleleri ile Sanat ve Demokrasi-insanlık öncülerindendir. Birçok ödüllerin yanı sıra, “Uluslararası Dostluk-Barış ve Özgürlük” ödülünü alan ilk sanatçımız olan aydın ozanımız, aynı zamanda birçok Kültür-Sanat-Demokratik Kurumların kurucusu-üyesidir. Ayrıca, Kültür-Sanat Vakfı BaÅŸkanlığı’nı da sürdürmektedir…

"Şakıyan Turna Şahturna" adlı kitabında, dostlarının kendisini anlatması ve kendi şiirlerinden bir bölüm ile dünya görüşleri vardır. İkinci kitabında yaşam öyküsünü anlatacaktır.


Ozan Åžahturna
Şakıyan Turna Şahturna
Can Yayınlar-Aralık 1998


Eserlerinden bazıları:

Ateşi Yakar Güneşim

Ateşi yakar Güneşim
Yıldızları Avuçlarım
Doğmadan bin yıllık yaşım
İnsanlığı Amaçlarım

Dolu aktım,boşa doldum
Denizlere buhar oldum
Güze kışa bahar oldum
Düze çıkar Yamaçlarım

ŞahTurna şakır dalında
Rengim var gülün alında
Mazlum insanlık yolunda
Çekildi tel tel saçlarım!



Bir yaralı kuşum!

Hasret kaldım gül kokuna
Emdiğim sütün akına
Takıldım zulmün okuna
Yetiş kaldım darda anam

Ben bir yaralı kuş idim
Hasret çekene düş idim
Yerlere düştüm üşüdüm
Kurtar beni karda anam!

Gönülde şahım atlandı
Gecem gündüze katlandı
Umutlarım kanatlandı
Koyma beni zarda anam

ÅžahTurna’yım samah çeker
‘Bin üzülür’, bir ah çeker
Her gece bir sabah çeker
Yetiş kaldım darda anam!



Dar çatı altına sğınamam ben

Dar çatı altına sğınamam ben
Duvarsız, çatısız dünya istiyorum
Dar kalıp, dar fikir savunamam ben
Sınırsız, kapısız dünya istiyorum

Acı olan ağız, dudak ballansm
Mavi, yeşil, beyaz sarı allansın
Dünyada bir tek bayrak sallansm
Doğusuz-batısız dünya istiyorum

Kültürler arası köprü kurulsun
Akan kan, bulanık sular durulsun
Silah deposuna kilit vurulsun
Senetsiz-hapissiz dünya istiyorum

Kirli insan, kirli doÄŸa yok olsun
Karanlık dünyalar aydın, ak olsun
Halklar kucaklaşsın, paylar hak olsun
Sürgünsüz, savaşsız dünya istiyorum

ŞahTurna barış tohumu ekilsin
Suçlular Mansur darına çekilsin
Ordular dağılsın, surlar sökülsün
Gümrüksüz, kapısız dünya istiyorum!


Güllerde boğdular beni

Büyük okyanusta yüzdüm
Göllerde boğdular beni
Dikenli yollarda gezdim
Güllerde boğdular beni

GeçmiÅŸ ‘anıları’ andım
Bazı yandım bazı dondum
Yüce dağlara tırmandım
Yollarda boÄŸdular beni

ŞahTurna güller kokladım
Her seher vakti yokladım
Arıydım çiçek topladım
Ballarda boÄŸdular beni



Başım dimdik bel götürdüler

Hasretin, gurbetin ağacı oldum
Meyvemi toplayıp bal götürdüler
Mazlumun derdinin ilacı oldum
Elimi uzattım kol götürdüler

Bahçıvanım deyip bağa girdiler
Hoyrat olup,güllerimiz kırdılar
Önde durup,arkamızdan vurdular
Başım dimdik ama bel götürdüler

ÅžahTurna’yım dost bağında gül aldım
Siyahla savaştım, beyaz-al aldım
Arı oldum her çiçekten bal aldım
Acı bana kaldı bal götürdüler



İnsanı başa taç yaptım

Ne eğildim, ne de saptım.
Acılardan ilaç yaptım.
İnsanı; başa taç yaptım.
Tacı-tahtı yıktım canlar!

Özümü çektim darlara.
Güneşim vurur karlara.
Uyuyan bakan körlere,
Acı acı baktım canlar!

İnsanlık için yürüdüm.
Bedenim korla bürüdüm.
Mum oldum yandım, eridim.
Meşaleler yaktım canlar!

Şah Turna, yar yarasından.
Güneş doğar arasından.
Nesimi'nin derisinden,
Boynuma ip taktım canlar!


Çevrimdışı
 Profile bak  
 
Yeni Sayfa 1
 Ä°leti baÅŸlığı:
İletiTarih: Çar Haz 14, 2006 3:38 pm 

Kayıt: Çar Şub 15, 2006 6:21 pm
İleti: 78
Konum: İstanbul
Daha önce bir kasedini dinleme imkanım olmuştu.Almanya'da yaptığı bestelerden oluşuyordu ve gurbetçilerimizin çektiği sıkıntıların yanısıra çarpık düzene de dokundurmaları vardı.Ayrıca Yılmaz Güney'e itham ettiği bir bestesi vardı.

Şahturna, ''sessiz çoğunluğun sesi'' olan önemli ozanlarımızdan biridir bence.
Teşekkürler.

_________________
Ölüm ölüm dediğin nedir ki gülüm,ben senin için yaşamayı göze almışım


Çevrimdışı
 Profile bak  
 
Önceki iletileri göster:  Sıralama  
Yeni konu gönder Konuya cevap yaz  [ 2 ileti ] 

Tüm zamanlar UTC


 Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyenler: Kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir


Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumda konulara cevap yazamazsınız
Bu forumda kendi iletilerinizi deÄŸiÅŸtiremezsiniz
Bu forumda kendi iletilerinizi silemezsiniz

Git: