Sistem saati: Pts Tem 07, 2008 4:03 am

Tüm zamanlar UTC





Yeni konu gönder Konuya cevap yaz  [ 1 ileti ] 
Yazar Mesaj
 Ä°leti baÅŸlığı: Çankırı Halk MüziÄŸinde GeçmiÅŸten Günümüze YaÅŸanan DeÄŸiÅŸime Dair Bir DeÄŸerlendirme
İletiTarih: Pzr Arl 31, 2006 9:51 pm 

Kayıt: Çar Arl 13, 2006 4:11 pm
İleti: 136
Konum: İstanbul
ÇANKIRI HALK MÜZİĞİNDE GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE YAŞANAN DEĞİŞİME DAİR BİR DEĞERLENDİRME

Geleneksel Türk Halk MüziÄŸi çeÅŸitli bireysel ve toplumsal olaylar karşısında halkın duygulanımlarının seslerle ifadesidir. Sözel, çalgısal veya usullü-usulsüz GTHM ürünlerinde kullanılan belli öğeler, bizim bu ürünler arasında bir sınıflandırma ve tasnif yapmamızı saÄŸlamaktadır. Günümüzde çoÄŸunlukla müzikal analizlerin ışığında yapılan sınıflandırmalar, içerdikleri yapısal özellikler ve biçim itibariyle eselerin farklı tür baÅŸlıkları altında ele alınmalarını saÄŸlamaktadır. Çankırı halk müziÄŸine baktığımızda coÄŸrafî konumunun yani İç Anadolu ve Batı Karadeniz bölgelerinin kesiÅŸtiÄŸi bir noktada bulunmasının, bu yörelerin(Geleneksel THM Nazariyatında “yöre” terimi bölgesel sınırların dışında kültürel sınırları da kapsayan boyutuyla tercih edilmektedir) geleneksel müzik özelliklerini taşıdığını göstermektedir.

Ülkemizdeki ilk Türk Halk MüziÄŸi derlemeleri, Seyfettin ve Sezai Âsaf kardeÅŸlerin Batı Anadolu’da yaptıkları çalışmalar ile baÅŸlamıştır. 1928 Yılında ise Çankırıyı da kapsayan Kastamonu, Ankara EskiÅŸehir Kütahya, Bursa illerinde araÅŸtırmalar ve derlemeler yapılmıştır. Yusuf Ziya, Ekrem Besin, Muhiddin Sadak ve Ferruh Arsunar tarafından yapılan araÅŸtırmalarda 200 kadar halk ezgisi derlenmiÅŸtir. Bu türkülerin içerisinden 52 tane Çankırı türküsü, Darül Elhan’ın “Anadolu Halk Türküleri Defterleri” adlı yayınlarının 7., 8., 9. sayılarında yer almıştır. 1945 yılında yapılan diÄŸer bir derleme çalışmasında ise Halil Bedii Yönetken, Muzaffer Sarısözen ve Rıza YetiÅŸen’den oluÅŸan ekip Çankırı’ya ait 54 adet halk ezgisini derlemiÅŸtir. Halil Bedii Yönetken “Derleme Notları” adlı eserindeki “Çankırı da Sohbet” baÅŸlıklı yazısında katılma fırsatı bulduÄŸu Yâran sohbetini de ÅŸu sözlerle anlatmıştır;

“Çankırı sohbetinin Âlevi BektaÅŸi cem’inden Konya “oturak”ından Ankara “cümbüşünden Anadolu’nun bütün halk toplantılarından çok ayrı, özel ve orijinal bir mahiyeti vardır. Çankırı sohbeti Anadolu’nun tipik halk eÄŸlence toplantıları içinde müstesna bir varyant husule getirmekte ve benzeri toplantılara çok özel bir çeÅŸit ilave etmekte, Türk halk toplantılarını zenginleÅŸtirmektedir. Çankırı sohbeti bize yine yüksek bedi bir deÄŸer tâşıyan Türk Halkının içtimâî, bedii zevk ve temayüllerini gösteren müstesna bir toplantıdır. Sohbet, Türk’ün güzel sanatlara, güzelliÄŸe karşı ruhunda tâşıdığı meyillerin çok dikkate deÄŸer bir ifadesidir. Çankırı sohbeti bir gün, bütün otantik dekoru ve mahiyeti ile muhakkak millî bir Türk operasında yer almalı ve sohbetin bütün ezgileri, oyun figürleri böyle bir eserde kullanılmalıdır. Sohbet, gelecek Türk sanat eserlerine bütün Dünyayı ilgilendirecek büyük özellikler verecektir. ”

Çankırı’da yapılan son derleme çalışmaları ise Kültür Bakanlığı Halk Kültürlerini AraÅŸtırma ve GeliÅŸtirme Genel Müdürlüğü tarafından 1975 ve 1994 yıllarında yapılmış ve 15 kadar halk ezgisi derlenmiÅŸtir.

GeçmiÅŸte Çankırı’da yapılmış derleme ve araÅŸtırmalardan kısaca söz ettikten sonra, derlenen bu türkülerin icrâ ortamlarını yani çalınıp söylendiÄŸi yerlere göz atalım:

1. Yâran Sohbetleri

2. Feslikan Gezmesi, Kale Gezmesi, TaÅŸmescit Gezmesi …gibi kentin belirli yerlerine yapılan geziler

3. Düğünler

4. BaÅŸdonanmalar

5. Kınalar

6. Yapraklı Panayırı dolayısıyla kente gelen âşıkların yaptıkları fasıllar ve atışmalar

7. “YeÅŸildirek Kahvesi” gibi dönemin ünlü âşıklarının gelerek ÅŸiirlerini söyledikleri çalgılı kahveler

Yukarıdaki tabloya göz attığımızda Çankırı Halk Türkülerinin çalınıp söylendiÄŸi toplantıların bir kısmının günümüzde iÅŸlevini yitirdiÄŸini, kiminin ise zaman içerisinde geçirdiÄŸi belli deÄŸiÅŸimlerle beraber halen yaÅŸadığını görmekteyiz. Yapraklı Panayırı 19. YY a kadar varlığını sürdürmüş daha sonra geliÅŸen sosyo-ekonomik geliÅŸmeler sonucu varlığını yitirmiÅŸtir. Aynı durum, çalgılı kahveler ve Feslikan, Kale, TaÅŸmescit Gezmeleri için de söz konusudur. Çankırı’da son yıllarda büyük bir coÅŸkuyla yaÅŸanan ve yaÅŸatılan Yaran Sohbetlerinin türkülerimizin yaÅŸatılmasında da büyük önemi olduÄŸunu görmekteyiz.Ne var ki orada da çalınıp söylenen türkülerde yarıdan fazla kayıp olduÄŸu dikkate deÄŸerdir.

Yâran GeleneÄŸindeki müzik uygulamalarının dünü ve bugünü ile ilgili yapacağımız deÄŸerlendirmelere Hasan Üçok’un 1932 Yılında yazmış olduÄŸu “Çankırı Tarihi ve Halkiyatı” adlı eserinin rehberliÄŸinde göz atacak olursak, geçmiÅŸ dönemlerde Yârandaki müzik uygulamaları ÅŸu ÅŸekildedir :

1.Çuhacıoğlu Ali peşrevi

2.Ah Yine AkÅŸam Oldu Ezan Sesi Var

3.Yüzüğümün Allı Pullu Kâşı Var

4.Dost Sabah Olmayınca Kapı Açılmaz

5.Evlerinin Önü Yaldız Piyade

6.Aşkın Çakmağını Sineme Çaldım

7.Sabahın Seher Vaktinde Görebilsem Yarimi

8.Girdim Yarin Bahçesine Gülleri Fincan Gibi

9.Kalk Gidelim KarataÅŸ’a YokuÅŸa

10.Havuzun Bâşında İskemlem Kaldı



Bu türkülerden sonra kahve misafirlerinin bulunduÄŸu ikinci fasılda Sabahî’den veya hüseynî makamından eserler okunduÄŸunu, gazel, divan, koÅŸma, topla koÅŸma, zincirli koÅŸma, müstezat, semaî,kerem, kesik kerem örneklerinin yer aldığını görüyoruz. Bu arada sohbetten ayrılan misafirler varsa onların “Cezayir” havası ile uÄŸurlandıkları belirtilmiÅŸtir. Daha sonra oyun eÅŸlikli türkülerin aÅŸağıdaki sıralama ile söylendikleri kaydedilmiÅŸtir:



1.Kömür Gözlüm

2.Kavağın Dalın Budadım

3.Mahim Gelir Güle Güle

4.Alıverin Martinimi Atayım

5.Çalılıkta Çırpılıkta Evim Var

6.Duvara Vurdum Kazmayı

7.YokuÅŸta Yoruldun mu

8.Bir Gömlek Giyer

9.Fırın Üstünde Kürek

10.Süpürgesi Yoncadan

11.Gidin Bulutlar Gidin

12.Tesbihimin Mercanı

13.Satar Yoluna Harcarım

14.Karşı Dağdan Bir Yol Aşar

15.Bir Sabah Namazı Bedenden Aştı

16.Kalenin Ardına Ekerler Darı

17.Durnam Gelir Hazin Hazin

18.Haydan Olur,Huydan Olur

19.Ark Altında Bendim Var

20.Bugun Binlik Mahkemeye Kaydoldu



Bu türkülerin icrâsından sonra da çeşitli orta oyunlarının oynandığını, bunları takiben de içerik olarak tarihî olayların anlatıldığı türkülerin çalınıp söylendiğini görmekteyiz:

1. , divan, koşma, topla koşma, zincirli koşma, müstezat, semaî,kerem, kesik kerem örneklerinin

3.Abdalın Giydiği Hırka(Osmanlı-Rus Savâşı Üzerine)

4.Hasta Kozanoğlu Hasta(Kozanoğlu Türküsü)

5.Mendilim Serdim Taşa(Şam Olayı Türküsü)

6.Eğil Dağlar Eğil Üstünden Aşam(1897 Osman-Yunan Savâşı Türküsü)

7.Beni Tahttan İndirdiler(Sultan Aziz Türküsü)

8.Mirahur’dan Çıktım Selâmet(Cebair Ağıdı)

9.TombaktaÅŸ’ta Otururken

10.Elif Kız da Çıkmış Dağın bâşına

11.KöroÄŸlu’yam DaÄŸ Bâşında Gezerim(KöroÄŸlu Türküsü)

12.Kıbramı(Kırbamı) Suya Daldırdım(Arzu ile Kamber Türküsü)



Sohbetin sonuna gelindiÄŸinde ise yapılan uygulamaları Hasan Üçok , ÅŸu ifadelerle anlatmıştır; “sabaha yakın Sabahî makamından bir fasıl daha yapılır. Gazel, KoÅŸma, Kalenderi, Müstezat ve Gevheri okunur. Sohbtte zilli maÅŸa ile defin adı “Arap”tır .Gelecek sohbetin ve bir sonraki sohbetin yapılacağı evin sahiplerine zilli maÅŸa ve def teslim edilir”..

Günümüzdeki uygulama ise şu şekildedir:

1. Çuhacıoğlu Ali Peşrevi

2. Ah Yine AkÅŸam Oldu

3. Dost Sabah Olmayınca

4. Ayva Dibi Serin Olur

5. Karşıda Kavun Yerler

6. Samsun İskele Bâşı

7. Atımı Bağladım Ben Bir Ormana

8. AkÅŸam Oldu Pencereye Aller Gerildi

9. Bir Gömlek Giyer

10. Evlerinin Önü Yaldız Piyade

11. İki Geyik Bir Dereden Su İçer

12. Yüzüğümün Allı Pullu Kâşı Var

Oyun Türküleri

1. Mâhim

2. Duvara Vurdum Kazmayı

3. Yineler

4. Yıldız

5. Çarşılardan Üç Mum Aldım

6. Kürdün Gızı

7. Ark Altında Bendim Var

8. Genç Osman

9. Kömür Gözlüm

10. Kahve Yemenden Gelir

11. İmaret

12. Kaleden Kaleye Şahin Uçurdum

13. Fatmam



Halk bilgisi ürünlerinin zaman içerisindeki deÄŸiÅŸim ve geliÅŸim süreçleri göz önüne alındığında, Çankırı yâran geleneÄŸindeki müzik unsurlarının da deÄŸiÅŸmiÅŸ olması kaçınılmazdır. Bir kısım türküler unutulmuÅŸ, bir kısmı deÄŸiÅŸmiÅŸ bunların yanında yeni bir takım türküler de ilave olmuÅŸtur. Daha çok tarihi olayların anlatıldığı, Hasan Üçok’un bahsettiÄŸi 12 türkünün bir tanesi istisna olmak üzere müzikleri unutulmuÅŸ, elimizde sadece sözleri kalmıştır. “Talim Türküsü” adıyla 1928 yılında derlenmiÅŸ ve 9. defterde yer alan “EÄŸil DaÄŸlar Üstünden AÅŸam” sözleri ile baÅŸlayan türkü, aynı zamanda büyük üstat Yahya Kemal’in de aynı adla anılan eserine esin kaynağı olmuÅŸtur. Bu türkü yâran ocaklarında unutulmuÅŸ, yıllarca söylenmemiÅŸ iken, 2002 yılında Hakkın Duran Beyefendi’in çabaları ile arÅŸivden bulunup çıkarılmış ve yeniden repertuarımıza kazandırılmıştır. “Talim Türküsü” sâzendeler tarafından geçtiÄŸimiz üç yıl içerisinde yâran ocaklarında tekrar çalınıp söylenmeye baÅŸlanmıştır.

Bazı köylerde yakılan Yaran Ocaklarında ise sadece kasetten adının başında “Ankaralı” sıfatını taşıyan kiÅŸilerin çalıp söyledikleriyle gelenek sürdürülmektedir! Aynı uygulamanın düğün ve baÅŸ donanmalarımızda da sürdüğünü üzülerek görmekteyiz.

Yazımın buraya kadar olan kısmında bir müzikbilimci ve halkbilimci olarak müziÄŸimizdeki gözlenen deÄŸiÅŸimleri yazmaya çalıştım.Åžimdi bu yıpranmanın benim gönül dünyamdaki yarattığı olumsuz duygularla konuyu toparlamaya çalışacağım.Neden doÄŸulu vatandaÅŸlarımız bir düğünde 500 kiÅŸi yedisinden yetmiÅŸine aynı halayı çekerken, Karadenizliler horonlarını teperken bizim insanımız bir tane Çankırı Halk oyununu ve türküsünü bilmez?Yani küreselleÅŸme, büyük kentlere göç…gibi bizim dışımızda geliÅŸen oluÅŸumlar sadece bizi mi etkiliyor?Galiba burada sorumluluÄŸun çoÄŸu bize ait.EÄŸer bu deÄŸerlerimizi biz yaÅŸatamazsak TRT’nin arÅŸivlerine hapsetmiÅŸ ve onları tarihin hatıralarına intikal ettirmiÅŸ oluruz.özellikle bu sitenin gönül dostlarından ricam ÅŸudur ki, hepimizi burada buluÅŸturan memleket sevdamızı ve enerjimizi biraz da bu yöne kanalize edelim, Çankırı ve Türk kültürünün en önemli köşe taÅŸlarından biri olan Yaran GeleneÄŸine, Çankırı Halk Oyunları ve MüziÄŸine sahip çıkalım; eÄŸer yanlış gördüğümüz bir uygulama olursa karşımızdakileri kırmadan uyaralım(tv lerde izlediklerimiz bunlara örnektir) .Ben hep ÅŸu örneÄŸi veririm, herhangi birinin TaÅŸmescit’e veya baÅŸka tarihî bir mekana balyozlarla vurduÄŸunu düşünün hepimiz çok sert bir ÅŸekilde tepki veririz deÄŸil mi? İşte geleneksel deÄŸerlerimizle ilgili de aynı duyarlılığı hissetmeli ve onlara sahip çıkmalıyız.Türkü ve oyunlarımızı doÄŸru bir ÅŸekilde çalıp söyleyen birkaç ustamız kaldı onların da birikimlerinden yararlanmak suretiyle geleneÄŸin geleceÄŸe doÄŸru ÅŸekilde aktarımı hususunda hassasiyetle durmalıyız.

Son olarak da Çankırı Kültürüne hizmet etmiş icracı ve araştırmacı herkese sonsuz şükranlarımı sunuyorum.



GÖKHAN EKİM
cansaati.org'tan alıntıdır...


Çevrimdışı
 Profile bak  
 
Yeni Sayfa 1
Önceki iletileri göster:  Sıralama  
Yeni konu gönder Konuya cevap yaz  [ 1 ileti ] 

Tüm zamanlar UTC


 Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyenler: Kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir


Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumda konulara cevap yazamazsınız
Bu forumda kendi iletilerinizi deÄŸiÅŸtiremezsiniz
Bu forumda kendi iletilerinizi silemezsiniz

Git: