Sistem saati: Pzr Tem 20, 2008 12:09 am

Tüm zamanlar UTC




Yeni konu gönder Konuya cevap yaz  [ 3 ileti ] 
Yazar Mesaj
 Ä°leti baÅŸlığı: FEYZULLAH ÇINAR
İletiTarih: Pts Åžub 19, 2007 8:55 pm 
Kullanıcı avatarı

Kayıt: Cmt Nis 22, 2006 10:32 am
İleti: 1260
Konum: İzmir
ResimResimResimResimResimResimResimResimResimResimResimResimResimResimResimResimResimResim
Resim
ResimResimResimResimResimResimResimResimResimResimResimResimResimResimResimResimResimResim

FEYZULLAH ÇINAR____BİR ULU ÇINAR

Feyzullah Çınar 1937 yılında Sivas Çamşıhı'nın Çamağa Köyü'nde doğmuş; tam beş yaşındayken almış eline bağlamayı... Şeyh Ahmet Yasevi'nin soyundan gelen ozan. Pir Sultan Abdal'ı, Kaygusuz'u, Virani'yi dinleyerek büyür; 14-15 yaşlarında ise iyi saz çalip, türkü söyleyen bir kişidir artık.

Anadolu'nun o aman vermez çileli yaşamından büyük kente, İstanbul'a gelmesiyle başlayan zorlu yaşam öyküsü O'nu sazıyla daha da yakınlaştırmıştır. İstanbul'da girdiği işler doyurmaz aşığı, O gönlündeki aşkı. toplumsal çelişkileri paylaşmak ister diğer insanlarla. Tam da bu sırada birlikte olduğu dostları Feyzullah Çınar'a bir plak yapmak isterler.

Plağın bir yüzü Agahî Baba'nın "Fazilet" adlı deyişi, diğer yüzü Malatyalı Esirî'nin Şah Hüseyin'e mersiyesi... Yıl 1966; o yıllarda Alevi deyişlerini çalıp söylemek pek çok açıdan zor. Ama koca Çınar durur mu? Aldı mı sazı eline, vurdu mu sazın teline söyler Pir Sultan'dan, Viranî'den, Kul Himmet'ten... işte o gün bu gündür ait olduğu kültürün o güzel ürünlerini altmıştan fazla plağa okumuştur ozan.

1969 yılında Fransa'ya giden Çınar, Alevi-Bektaşi kültürü ve müziği üzerine Irene Melikoff'la birlikte konferanslara katılır, konserler verir. Bir çok Avrupa ülkesinde radyo programlarına katılır. Ozanın Fransa Radyo Televizyoncu ve Unesco tarafından iki long-play'i yayınlanır.

Feyzullah Çınar, Alevi-Bektaşi ozanlarının içinde kırsaldan kente göçmüş, ancak geleneksel kültüründen hiç bir şey yitirmeden sanatını uygulamış ender kişilerden biridir. O geleneksel kültürünü yaşatarak içinde bulunduğu toplumun sorunlarını dile getiren bir ozandır. O'nun sanat yaşamına baktığımızda koca Çınar'ın yine bir başka çınarın izinden gittiğini görürüz... Bu kişi Pir Sultan Abdal'dan başkası değildir. Pir Sultan'ı ve Pir Sultan geleneğini kendine kılavuz seçmiştir. O sazının telinden dökülen melodiler bin yıllık geleneğin sözcüsü gibidir. Pir Sultan deyişlerini sanki Çınar seslendirsin diye yazmıştır. Çınar deyişleri, öylesine yüksek bir sanat gücüyle icra eder, ve dilinden dökülen her sözün anlamı müzikle öylesine bütünleşir ki, yüzlerce yıllık Alevi kültürü ile binlerce yıllık Anadolu kültürlerinin sentezinden doğan bir ses çakılır kulaklarımıza. Feyzullah Çınar usta malı söyler deyişlerini. Yedi kutuplardan en çok Pir Sultan Abdal, Virani, Kul Himmet ve Hatayi'nin deyişlerini çalar ve okur. Geçmişle günümüz arasındaki köprü görevini üstlenmiş o ozanların işlevini Çınar'da da görürüz. Bu bakımdan günümüz ozanlarının deyişleri de O'nun için diğerleri kadar önemli, hatta kutsaldır. Kul Ahmet, Sefil İbrahim, Celalî kendi döneminin toplumcu ozanlarıdır ve bunların deyişleri Çınar'ın dilinde ve telinde ustaca yorumlanır. Feyzullah Çınar 1960'lı ve 70'li yılların toplumsal açıdan çileli, karamsar, tehlikeli ortamı içinde ozanlık yapmaya çabalar. Türkiye'yi bir uçtan diğer uca dört kez dolaşır. Halkına umut verir, yüreklendirir onları. Toplumcu deyişleri seslendirdiği için hapse atılır. Ancak yine söyler, yine çalar sazım...

1983 yılında daha 46 yaşındayken Çınar yaşama gözlerini kapatır. Ancak onun sesi bu toprağa gönül vermiş dostlarının kulağında yaşamaya devam ediyor.

Bazı türküleri : Siyah saçlarından hatem yüzlerin, Bu yıl bu dağların karı erimez, Geldim şu alemi ıslah edeyim....


****************************************************************

Feyzullah Çınar
Sivas

Siyah saçlarında hatem yüzlerin
Garip bülbül gibi zareler beni
Hilal ebruların ahu gözlerin
Tığ-ı sevda ile yaralar beni

Kaşlarında bismillah yüzün Beytullah
Seni öz nurundan yaratmış Allah
SevmiÅŸem dost seni terketmem billah
Aşkın hançeriyle vuralar beni

Dost cemalin gördüm ah-u zar oldum
Aşkına düşeli sevdakar oldum
Kalmadı mecalim bi-karar oldum
MeÄŸer tabutlara saralar beni

Sıdkı'yam billahi terkin etmezem
Gayri güzellere meyil katmazam
Kovsalar dövseler burdan gitmezem
Meğer ferman gele süreler beni


****************************

Feyzullah Çınar

Zalim dünya sırtımıza yük oldu
Bu nasıl gurbettir bitmek bilmiyor
Katık arar iken ekmek yok oldu
Bu nasıl gurbettir bitmek bilmiyor

Yalan dünya yüzümüze gülmüyor
Oğul uşak Almanya'ya yazıldı

İşçi Bulma kapısına dizildi
Evler işsiz kaldı yuva bozuldu
Bu nasıl gurbettir bitmek bilmiyor

Yalan dünya yüzümüze gülmüyor
Çekemiyom kahpe dünya derdini

Çok aradım bulamadım merdini
YiÄŸit olan yiÄŸit arar yurdunu
Bu nasıl gurbettir bitmek bilmiyor

Yalan dünya yüzümüze gülmüyor
Çekemiyom kahpe dünya derdini


******************************

Feyzullah Çınar
Urfa

Neler ettin neler ettin
Sevdim amma neler ettin
İyi kötü kıymetimi
Bildin amma neler ettin

Çevirdin beni harmana
Karıştı tozum dumana
En sonunda sen imana
Geldin amma neler ettin

Bırak Çınar'ın peşini
Belaya koyma başımı
En sonunda gözyaşımı
Sildin amma neler ettin


******************************


Çevrimdışı
 Profile bak  
 
Yeni Sayfa 1
 Ä°leti baÅŸlığı:
İletiTarih: Çar Åžub 21, 2007 3:25 pm 
Kullanıcı avatarı

Kayıt: Sal Haz 20, 2006 11:22 am
İleti: 894
Konum: Kayseri
fatma ben sana ne desem boş bu konuda ama bol bol teşekkürler

_________________
Dinle, bu ney neler hikâyet eder,

ayrılıklardan nasıl şikâyet eder.



Çevrimdışı
 Profile bak  
 
 Ä°leti baÅŸlığı: Re: FEYZULLAH ÇINAR
İletiTarih: Çar Ekm 24, 2007 12:01 pm 

Kayıt: Cmt Eyl 23, 2006 5:36 am
İleti: 575
Konum: Adana
Çağımızın büyük ozanlarından, isyancı bir ses, boyun eğmeyen bir ozan olan, Anadolu'yu dört kez baştan başa dolaşıp halka umut veren toplumcu türküler ve deyişler söyleyen Feyzullah ÇINAR'ın aramızdan ayrılışının 23. yılında, anısı önünde bir kez daha saygıyla eğiliyoruz. ( 1937 Çamşıhı - 24.10.1983 Ankara )


Büyük Ozan Mahzuni Şerif’in, Feyzullah Çınar için yazdığı şiir :
FEYZOM

Sana uyu demek içimden gelmez
Çünkü çok uyumuş uyardın Feyzom
Senin gibi, temsilinde eÄŸilmez
Dik başlı dağları sayardın Feyzom


Sen derdin ki hiçbir Ozan yoz değil
Çıkarcının elindeki koz değil
Kanaatin tahammülün az değil
Bir dilim ekmekle doyardın Feyzom


Coşardın çağlardın, öyle bezmezdin
Dalgındın dalardın, hafif gezmezdin
Yeri gelir karıncayı ezmezdin
Yerinde devlere kıyardın Feyzom


Bağırıp çağırdın kötü düzene
Neler dedin ezilene ezene
Zaman geldi et yerine kazana
Biliyoruz hedik koyardın Feyzom


Topraklarda değil bizde yatansın
Her gece her gece ışık tutansın
Bize gülüp geçen düzen utansın
Böyle derdin neler duyardın Feyzom


Çok gamsızlar uyanmıştır sesine
Dostluk çağrısına pir nefesine
Yalan konuşmadın erkekçesine
Hak der sarhoş olur ayardın Feyzom


Bir zamanlar Mahzuni’yle inlerdin
Cömert idin bir ikramı binlerdin
Piroğluydun mürşitleri dinlerdin
Olursa hatadan cayardın Feyzom

Mahzuni Åžerif

_________________
Adem Olduk Bizler,Cihana Geldik,
Yardımcımız Yolda,Ali'dir Bildik,
İkrar Verdik Demde,İrfana Yettik,
Ehlibeyt Aşkıyla,Manaya girdik,

.

Resim


Çevrimdışı
 Profile bak  
 
Önceki iletileri göster:  Sıralama  
Yeni konu gönder Konuya cevap yaz  [ 3 ileti ] 

Tüm zamanlar UTC


 Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyenler: Kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir


Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumda konulara cevap yazamazsınız
Bu forumda kendi iletilerinizi deÄŸiÅŸtiremezsiniz
Bu forumda kendi iletilerinizi silemezsiniz

Git: