Sistem saati: Cum Tem 25, 2008 8:53 am

Tüm zamanlar UTC




Yeni konu gönder Konuya cevap yaz  [ 3 ileti ] 
Yazar Mesaj
 Ä°leti baÅŸlığı: ESİRİ
İletiTarih: Cum Arl 21, 2007 11:09 pm 
Kullanıcı avatarı

Kayıt: Pts Ekm 02, 2006 6:02 am
İleti: 1087
Konum: Şehir Seçiniz
HEKİMHANLI ESİRİ


Esiri'nin asıl adı Mehmet'tir. Babası Kasım Ağa Hekimhan'ın Hasançelebi bucağına bağlı Basak köyü halkından olup XVIII. yüzyılda yörenin en ünlü aşıklarından biri olarak bilinen Baboğ Dede'nin dördüncü oğludur. Kasım Ağa, Baboğ Dede'nin vefatından sonra kardeşlerinden ayrılarak Basak köyü yakınlarında bulunan Güvenç köyüne yerleşmiştir.

Mehmet (Esiri) 1259 (miladi 1843)'da ailenin üçüncü çocuğu olarak Güvenç köyünde dünyaya gelmiştir. Köyde okuma yazma öğrenip günlerini çobanlık yaparak geçiren Mehmet, dedesi Aşık Baboğ gibi iyi saz çalar, usta malı şiirlerin yanında kendi deyişlerini de söylemeye başlayarak yakın çevresinde Aşık Mehmet olarak adını duyurur.

Bir ÅŸiirinde :

''Pir elinden dolu içip mest oldum
Aldım sattım her kıymetten üst oldum
Mürşit meydanında kemerbest oldum
Yüzümde yedi hat ağlara düştü''

diyen Esiri , badeli aşıklardan olduğunu belirtir. Yine bir şiirinde:

''Gönül kuşu ulağına gelince
Aşıklar mest olur bade dolunca
Kaşların yayına nazar kılınca
Dedim Hak'tan ola yardım erenler''


deyiÅŸinde, bir ÅŸiirinde :

''Erenler yaktı çıramız
Çok şükür rüşan olduk
Aşıklıkta bu töremiz
İçtik bade sultan olduk''


biçimindeki söyleyişinde ve:

"Aşık olmayınca bade içilmez
Okuyup yazmasan mana seçilmez
Har biten yerlerde gülşen açılmaz
Bülbüle bu nale efgan elverir''

biçimindeki söyleyişlerinden badeli aşıklardan olduğu anlaşılmaktadır.

Aşık Mehmet 20 yaşına geldiği zaman artık kabuğuna sığmaz olur ve bir gün kardeşlerine "Benim özümde muhabbet coş eyledi. Ben Hacı Bektaş'ta Feyzullah Çelebi'yi ziyarete gideceğim" diyerek köyünü terk edip Hacı Bektaş'a gider. Feyzullah Çelebi'den manevi himmet alarak aşıklığını beyan eder. Aşığın sazını ve sözünü dinleyen Feyzullah Çelebi "Söyle Esiri'm sakla sırrımı" deyince artık şiirlerinde Esiri mahlasını kullanmaya başlar.

Güvenç köyünde evlenen Esiri , ileri yaşına rağmen köyünü terk ederek çocuklarıyla yine Hekimhan 'ın merkez köylerinden Çulhalı köyüne yerleşir. 1329 (miladi 1913) yılında 70 yaşındayken Çulhalı köyünde vefat eden Esiri, bu köyde defnedilmiştir.

Esiri'nin şiirlerinin toplandığı iki büyük defter mevcuttur. Bunlardan biri Hamza adlı torununda kalmış, diğeri de 1952 yılında Malatya ili Yazıhan ilçesi Karaca köyünden Abdurrahman Ünlüer tarafından alınıp Ankara'da Avukat Cemal Özbey'e verilmiştir. Cemal Özbey tarafından uzun yıllar saklanan bu defter Cemal Özbey'in vefatından kısa bir süre önce 1993'te Malatya 'ya gelişinde bizzat kendisi ''yaşlandım ve rahatsızım. Bu şiirleri değerlendiremedim. Bunların kıymetini ancak siz bilirsiniz'' diyerek bana vermiştir. Halen bende olan bu defterde 250 şiir bulunmaktadır. Hekimhan ve çevresinde yaptığımız araştırmalar sonucu elimizdeki şiir sayısı 270'e ulaşmıştır. Şiirlerinin bu kadar olmadığı, sayının daha da artabileceği kanısındayız.

Cemal Özbey'e Yazıhan'ın Karaca köyünden 4.2.1956'da yazılan ve Özbey tarafından fotokopisi bana verilen bir mektupla yine Cemal Özbey'e yazılan isim yerinde bir imza bulunan tarihsiz bir mektupta belirtildiğine göre Esiri hayatında 17 defa Hacı Bektaş'a gitmiş olup dergahtan ilgisini hiç kesmemiştir. Yine aynı mektuplardaki ifadelere göre Esiri uzun boylu, kumral, ince uzun sakallı, uzun bıyıklı bir zattır.

Bilindiği gibi Hacı Bektaş dergahı dönemin bir eğitim kurumu niteliğindedir. Ham gelen, hizmeti ölçüsünde pişmiş döner. Hacı Bektaş'a gelen Esiri dini tasavvufi ve manevi kültürünün yanı sıra ilmini de bir hayli artırmış ve divan-gazel gibi türlerde aruz ölçüsü ile olgun şiirler yazabilecek duruma gelmiştir.

Bir ÅŸiirinde:

"Batıl dava kılmam birdir pazarım
Anın için böyle sermest gezerim
Üç huruftan dört kitabı yazarım
Okudum defteri divana geldim

deyişinde bu durumunu dile getiren Esiri'nin aynı şiirde

"Gel Esiri; oku dercet bu dersi
İsm-i azam budur ayet-i kürsi
Ne Süryani ne Arabi ne Farsi
Aşka düşüp Türk; lisana geldim"

deyişi öz be öz Anadolu Türkü olan aşığın Türkçe'ye olan sevgisinin bir ifadesidir.

Bazı şiirlerinde sosyal konuları da dile getirip gelecek kuşaklara dizelerini tarihi birer belge gibi aktarmıştır. 23 dörtlükten oluşan "Ağ Yeli'' isimli destanında:


"Hep takavüt oldu dağların kışı
Ömürde görmedik böylesi kışı
Ne bir çalı kaldı ne bir taş başı
Kerem edip ihsan eyle aÄŸ yeli

Sene bin iki yüz doksan bir tarih
Hem dasıtan olsun hem bir tavarih
Ne şiddetten gayrı candan bi zarih
Kerem edip ihsan eyle aÄŸ yeli''

biçimindeki söyleyişi ile miladi 1875'teki büyük kışı çarpıcı dizelerle anlatılan aşığın şiirlerinden engin bir kültüre sahip olduğu sezilmektedir.



Bilir

Is bu noksan bin kelâmin
Mânasini diyen bilir
Hakikat-i serencamin
Cani basi koyan bilir

Amelsiz ilim ne demek
Söyle bir beyhude emek
Yakasiz yegsiz bir gömlek
Ani ancak giyen bilir

Serhos bilir ayigini
Herkes bulur lâyigini
Hakikatin yayigini
Yiyen bilmez yayan bilir

Muhabbet dilde tartilmaz
Hakki bilmeyen kurtulmaz
Yedi farzla örtülünmez
Üç sünneti duyan bilir

Mânadan bilir bi-basar
Deryanin içinde susar
Kendi yikar kefen kasar
Bu meftayi yuyan bilir

Yine kendi kabrin kazar
Çar köseye eder nazar
Esirî sagdir bu bazar
Küllü varin koyan bilir



http://www.turkuler.com/

_________________
Resim


Çevrimdışı
 Profile bak  
 
Yeni Sayfa 1
 Ä°leti baÅŸlığı: Re: ESİRİ
İletiTarih: Cmt Arl 22, 2007 11:14 am 
Kullanıcı avatarı

Kayıt: Per Şub 23, 2006 4:58 pm
İleti: 1039
Konum: İstanbul
"Gel Esiri; oku dercet bu dersi
İsm-i azam budur ayet-i kürsi
Ne Süryani ne Arabi ne Farsi
Aşka düşüp Türk; lisana geldim"


Teşekkürler Nalan abla..

_________________
Ölümü Dünya'ya Hakikat Gördüm


Çevrimdışı
 Profile bak  
 
 Ä°leti baÅŸlığı: Re: ESİRİ
İletiTarih: Per Åžub 28, 2008 1:51 am 
Editör
Kullanıcı avatarı

Kayıt: Cmt Nis 08, 2006 8:36 am
İleti: 620
Konum: İstanbul
1

KANDA

Kar yağdı tutuldu yollar
Beş gündür katırcı handa
Kalkacak günleri geldi
Dahi iki eli kanda

Kârdan ticaretten kalmış
Tahayyür bahrine dalmış
Hancı ile niza kılmış
EttiÄŸi iÅŸe piÅŸman da

Harçlık ödemez yediğin
YitirmiÅŸ bulmaz gediÄŸin
Kendi de bilmez dediÄŸin
Kalıp işi asumanda

Gör hesabım yükle göçüm
Sormaya divanda suçum
Dışı safi kara içim
ÅžaÅŸma gel ulu divanda

Esiri oyun burası
Saf olmak bunun çaresi
Salma fırsatı sırası
Kadim dur ahd ü peymanda


2

SANA

İki tekmil sene üçtür
Gel demen mi gayrı bana
Felek gafil belki güçtür
İntizar çekerim sana

Sana kurban hanümanım
İntizar çeküp her anım
Bildim kusurum çok canım
Medet çare nedir buna

Ağlasam yaşım silinmez
Bunda dert ehli bulunmaz
Vallahi sensiz olunmaz
Müşerref eyle vaslına

Sürem dergâhına yüzüm
Kabul et niyazım nazım
Dost elinde ola bazım
Gurbet elde kaldım tana

Esirî gönül yar ister
Hercaiden bidar ister
Ayn cemal didar ister
Nice bir gezem her yana


3

BİZE

AÄŸlasana Sefil Mecnun
Saçı Leylâ küstü bize
Boynu eÄŸri koyup mahzun
Felek çaldı desti bize

Nedir bu sevda gaziler
Cesette canım sızılar
Gönül aşnasın arzular
Minnet eylen dostu bize

Bülbülüm yarım bağlara
Mecnunum düştüm dağlara
Bak bu fîrgatli çağlara
Acı yeller esti bize

Nasıl kıydın melek nesli
Var mıdır bu yarin misli
Serimiz dumanlı puslu
Gam leşkeri bastı bize

Beni yarimden ayırdı
Ahimi halka duyurdu
Efendim hicret buyurdu
Ecel banı bastı bize

Gel gönül feryat et gülme
Eden Hak kimseden bilme
Gel Esirî gafil olma
Gör feleğin kasdi bize


4

OLUR

Gel olma tabi vesvese
Her bir işin güman olur
Lanet et uyma hennasa
Uyan feyli yaman olur

Özünden benliği dûr et
Kalbin evini pür-nûr et
Yapıp bir gönlü mâmur et
Küfrisen de iman olur

Hor gören zâtı sıfatı
Bindiğin İblis'in atı
Haset var tamudan katı
Yolun belde duman olur

Bu sıfat Hakka yaramaz
Asıldan fitne töremez
Mürşidin yakın göremez
Döner çarh-ı zaman olur

Esirî der gani üstâd
Görüp inkâr eden mürted
Döner devran olur ispat
Azrail de nihan olur


5

DEYİ

Bekledim divar peykesin
Yar merhamet kıla deyü
Yedi padişah ülkesin
Alamam bir pula deyü

Merhamet etti halime
Nazar kıldı ahvalime
Bir baş için sualime
Hem ziyaret ola deyü

Destur deyip vardık yâra
Yüz sürdük gani Hünkâr'a
Bak şu nazenin güftara
Kaç gün geldik bula deyü

Dedim her saatim bir yıl
Buradan ötesini sen bul
Aşkın beni kıldı bülbül
Fasl-ı bahar ola deyü

Dedi yolunuz kış mıdır
Ettiğiniz cünbüş müdür
Dedim bağrınız taş mıdır
Esiri'ye nola deyü


6

GÜNAHA

PeÅŸinden tuttuk bir merdin
İlete bizi dergâha
Mah cemâli gonca verdin
Kerem kıl kalan günaha

Sağdır demanından tutan
Aşkınla birliğe batan
Dertlilere derman katan
Yalvar ol kadir ilâha

Sen bilirsin ya Muhammet
Cömertler ulusu medet
Car diyene yeten Ahmet
Rahm eyle yüzü siyaha

Sen kalma çoktur noksanım
Titrer cesedimde canım
Ben bir zayıf nâtüvanım
Sığındım geldim penaha

Ben bir günahkâr biçare
Niyazım gani settara
Efendim geldim yalvara
Yaradan kadir Allah'a

On iki sırrı şehzade
Âşıkı salar feryade
Kimim var senden ziyade
Yönüm döndüm kıblegâha

Esirî der ki ey Bârî
Öldüm yalvarı yalvan
Aşıkların kisb ü kârı
Mürşit dedik Feyzullah'a


7

BAÅžKA

İblis inkâr etti Hakkı
YediÄŸi ÅŸamardan baÅŸka
Behey taharetsiz fakı
Kimin var ömürden başka

Ayeti inkâr eyleme
İblis'e ikrar eyleme
Yerini finnar eyleme
Azabı mahşerden başka

Bi amel bir kitap açmış
Güya ki namesin seçmiş
Lengi han sadre geçmiş
Kırdığı semerden başka

Ademdir esma-i hikmet
Ademdir kelâm-ı kudret
Bilmez irfanı nihayet
Eshaba tımardan başka

Nadanın kahrını çekmez
Hoyrata dadamık dökmez
Esirî'ye yar gerekmez
Gözleri humardan başka


8

BAÄžIÅžLA

Mür(ü)vet ey gevherler kânı
Muhabbet yare bağışla
Ey rahmetleri çok gani
Kadim ikrara bağışla

Cemalin cennet gülü mü
Kesmem dilinden dilimi
Efendim kesme dolumu
Medet yalvara bağışla

Dudular teÅŸbihe baÅŸlar
Sinemde yaralar iÅŸler
Hayalim gördüğüm düşler
Güzel didara bağışla

Musa kelâm dendi turda
Çevrinir pervane narda
Eyyûb'u çok koydun zarda
Mansur'u dara bağışla

Esiri der derdim taze
Yüz sürüp vardım niyaza
Ayılam gel eğip yüze
Piri Hünkâr'a bağışla


9

BANA

Gam ü hasretden usandım
El vermez mi sitem bana
Bu gam şerbetinden kandım
Tesir etti bu câm bana

Seherde bülbülün sesi
Zevk için bekler kafesi
Bakasız deyi ötesi
Çağırırdı müdam bana

Sevmek gerekimiş zatı
Bildire ilm-i hikmeti
Sarraf bilir bu kıymeti
Kulum diye ricam bana

Üç yüz atmış altı varak
Yakın gözle gezme ırak
Bana aslı erbab gerek
Dil verdiler hitam bana

Mert gerek meydana lâyık
Dört kapı erkâna layık
Kul odur sultana layık
Ders verirdi hocam bana

Anasırdan bir ev yaptık
Allah'ın emrine taptık
Seve seve öyle çıktık
Kulum dedi müdam bana

Esiri aÅŸka ser olan
Üç ile beşte sır olan
Noktai vahdet bir olan
Hak-i payı iman bana


10

YEKSANA

Ey gaziler neler geldi
Görün bu devri cihana
Nice sultan mihman oldı
Ahir hâk ile yeksana

Anasırdan düzüldü ten
O dem hayat buldu bu ten
Ahir üç beş arşın kefen
Gider isen kabristana

Buna derler fani dünya
Niceler dediler hayfa
Noldu İskender'i vara
Kalmadı namı nişana

Gör ol bir miskini sahi
Yele verdi tahtı gâhı
Yedi iklim padişahı
Ne kıldı ki Süleyman'a

Gel Esirî hazer eyle
Bul gerçeği Pazar eyle
iptida bir nazar eyle
Sendeki cürm ü noksana


11

HATA

Dilber ben seni severim
Ne hacet bunda ispata
Bu canı feda eylerim
Gelse bir teline hata

Elif Lâm Mim üçü birdir
Dört Kapı Kırk Makam sırdır
Onyedi erkânı vardır
Dahi bilmem bundan öte

Beklesem babını her gün
Bî-bahadır çarh-ı gerdun
Garip elde koyup mahzun
Düşürme derd ü mihnete

Yüzün cennet boyun ruba
Er görüp serime sevda
Ne kadar vasf etsem daha
Sevdiğim şayansın methe

Bulamam halime hemdem
Gezerim alemi pür gam
Halî koymaz derd-i alem
Kesiret verir vahdete

Vaslına baha biçilmez
Cemalin nurdan seçilmez
Vallahi senden geçilmez
İnsaf et gel merhamete

Esiri ÅŸaraben tahur
Budur halk eyleyen gafur
İşimiz sehvile kusur
Dilimiz bağlı mürvete


12

AYILIR MI

Seçmez yediyi sekizi
Ol şahıs arif say(ı)lır mı
Tanıyıp bilmez ikizi
Bu manadan ayılır mı

Özünü bilmez bî - basar
Her nadana kulak asar
Hüzünü dilinden kasar
Ana gevher koyulur mu

Balla katar sirkeni
Unutmuş yolu erkânı
Kırmış katardan erkânı
Ana yolcu deyilir mi

Kimi dede kimi baba
Kimisinin gönlü kaba
Bir mana kim dipsiz kaba
Hak lokması koyulur mu

Esiri olma gel âsi
Gerçeğe bağla ihlâsı
Bülbüle gülşen duası
Feryad etse duyulur mu


13

ALDIÄžIMI

Âşık değil miyim mahım
Bildim maÅŸuk olduÄŸunu
Bağışla çoktur günahım
Kabul edip aldığımı

Kapuna geldim biçare
Sınık gönül yanık yara
Merhamet et giriftara
Dürlü derde saldığını

Borç değil derdim peşin
Ben ağlarım yaşın yaşın
Kim ne bilir hublar iÅŸin
Vay aklını çaldığını

Bir vakit Selman Fariste
Bir vakit Rıza Parside
Yerde gökte arşta kürste
Arif bilir n'olduÄŸunu

Esiri der burç u beden
Kün dedi kuruldu maden
Sitratül - müntehâya giden
Bilir aslan olduÄŸunu


14

İNTİHAYI

Gel ey taharetsiz faki
Fehm ede gör bu nishayı
İptida belirle hakkı
Ger bulasın intihayı

Pes bu fani sana kalmaz
Döner çarkı karar bulmaz
Kara çalı fidan olmaz
Yar mı sandın bî-vefayı

İsterim ki yüz bin yaşa
Sanma kondu devlet baÅŸa
Kahpeden talak ver boÅŸa
Helal etme bu dünyayı

Gani adem ibadetin
Gamda kaldı ırahatin
Malın değil ticaretin
Nice bir gezdim havayı

Amel kazan Hakk'a yarar
Talip odur piri anar
Oku defterin kâr zarar
Seyredeler temaşayı

Uyuyup gaflette yatan
Terk edersin hubbül-vatan
Seni yaratanlar utan
Sefı derdin Mustafa'yı

Gel Esiri sevme han
Yar ol bî-vefadan fan
Çok kıldım feryadı zan
Bilene dek macerayı


15

MASKARALIK

Yöğrük olur aşkın atı
Binip eştirmek ustalık
Fark eyle ademi zatı
Kâr değildir maskaralık

Kulak urma batıl söze
Kesiret perdedir göze
Benden nasihattir size
Pazar olmaz gölde balık

Üç sünnete kul olmayan
Yedi farzını kılmayan
Ehl-i beyti bir bilmeyen
Ya eder mi aşinalık

Cahilin ÅŸemine yanma
Bu usul sözüne kanma
Bakirim derse inanma
Dul geziyor erden kalık

Bekârdır beğenir özün
Pişirmez ham söyler sözün
Evinde çökmezken dizin
Elde satar evliyalık

Öğretmiş küfre dilini
Haça dağlatmış gülünü
Bilmez sağını solunu
Mürşit oldu çoban çoluk

Yolunu baÄŸlatma yare
Bulasın derdine çare
Ne yüzden yararsan yâre
Hoştur bunda akrabalık

Hundur Esiri'nin bağrı
Gel bu sırrı söyle doğru
Mevlâ'yı seversen oğru
İşte...................hurmalık


16

ERİNMEDİK

Bir güzel Allah'a tapıp
Her cemale yerinmedik
Bu cümle kakabbı yapıp
Zerre deÄŸli erinmedik

Dağıttık namus şişesin
Bekledik sabır köşesin
Attık gönül endişesin
Rakiplere görünmedik

Hasta idik geldik saÄŸa
Çok imdat ettik tutsağa
Bir bülbül kondu bu bağa
Sedası var görünmedik

Ne hub sedası var öter
Âşıklara bu dert yeter
Serde tacım şakkül - kamer
Gayrı nesne sarınmadık

Esirî gerekmez perde
Âşkın sevdası serde
Gani bülbül ah ü zarda
Her tikene sürünmedik


17

SULTAN OLDUK

Erenler yaktı çıramız
Çok şükür uruşan olduk
Âşıklıkta bu töremiz
İçtik demi sultan olduk

EtmiÅŸiz Mevla'ya penan
Vahdetimiz her sehergâh
Münkirlerden kıldık ikrah
Şükür ehl-i iman olduk

Irakipler bizi taÅŸlar
Her daim hasede baÅŸlar
Duydunuz mu siz kardaÅŸlar
Bahriyiken umman olduk

Derdim üçle dörtle değil
Can veremeyen mert deÄŸil
Bu fani bize yurt deÄŸil
Üç beş günlük mihman olduk

Esiri kalırsın gamde
Feryat eyle bu matemde
Kırklar cem olduğu cemde
Tastik ikrar iman olduk


18

ÜSTADIM

Kasırda koyma nüshayı
Tamama sayan üstadım
Zahir batın sen ver kamu
Demeden duyan üstadım

Muhabbet bağında güller
Zar eder garip bülbüller
Mah yüzünde çifte haller
Gün gibi ayan üstadım

Ben bu hikmete ser verdim
Erişti Haydar'dan yardım
Erenlerden hikmet gördüm
Her halda beyan üstadım

İman ehli küfre dalıp
Üç sünnet yedi farz vacip
Can ü dilden olduk talip
Dört kapı erkân üstadım

Gel Esiri bağlan pîre
Ser verelim kadim sıra
Garip halimi servere
Edem beyan üstadım


19

BENİM

Gâhı sarhoş gâhı bengi
Sevdalıdır başım benim
Adlilerle kılıp cengi
Anlar KureyÅŸ HaÅŸim benim

Seherde öter bülbülüm
Açılmış lâle sümbülüm
Dost bağına uğradıydım
Anınüçün çoğum benim

Bana derler ey sevdalı
Hep sana güldürdün eli
Gezerim sahrayı çölü
Muhabbettir iÅŸim benim

Esiri der oldum hasta
Hem söylerim keşte peşte
Seyrimde koşarım dosta
Geldi çıktı düşüm benim


20

SANDIN

Sıfat uğrusu kallaşı
Gönül sadık yar mı sandın
Her yüze gülücü nâşi
Ahd-ı amanı bir mi sandın

Çekme sen beyhude emek
Emek değil lâşi demek
Boş anbar dipsiz külek
Ani hâki kâr mı sandın

Bugün yarın gün geçirir
Fırsatı elden kaçırır
Can kuşu tenden uçurur
Eğlenecek yer mi sandın

Hayıflar gafil gücüne
Koydun vesvası içine
Bak sıfatına veçhine
Geçti vakit er mi sandın

Muhabbeti verme ile
Cahil bu demi ne bile
Gel Esiri dilek dile
Efsane Pazar mı sandın


21

ARADASIN

Sırat mizan kurulunca
Cümle günah sorulunca
Bin bir ayak dirilince
Mahşer günü aradasın

Vermiş hana tutsağı
Beyhude geçirmiş çağı
Âşıklar okudu ağı
Dahi Mualla karadasın

Zihneyle sofu bu sözü
Şaşırmadık kadim izi
Usta hacat yaptı bizi
Kaynağın yok küredesin

Uzatma amelsiz fışkı
Yazdığını bir sen oku
Görsen tanımazsın Hakk'ı
Sen başına sıradasın

Yazıldı otuz üç varak
Âşıklara verdi sebak
Esirî dedi enelhak
Ol sebep çar-paredesin


22

GELDİN

Ey benim sevdalı başım
Hasret yare mi geldin
Gaziler yaren yoldaşım
Halimden sonra mı geldin

Muhabbet yolu kapanık
Dert elinden sinem yanık
Efendim deyi ey âşık
Bu derde çare mi geldin

Bu cesette can sızlar
Gönlümüz didar arzular
Yetiş ey gerçek gaziler
Deyüp yalvara mı geldin

Muhammet Ali'nin nuru
Sensin gönlümün serveri
Affeyle diye kusuru
Bektaş Hünkâr'a mı geldin

Gam leşkerin yağmaladı
Var mıdır fenanın dadı
Eşidüp ah ü feryadı
Seherde güle mi geldin

Leblerindir kandı nebat
İçenlere verir hayat
İşte geldi yetti memat
Kefenim sara mı geldin

Geldikçe kaşların eğme
Bu zayıf gönlüme değme
Eyledin ÅŸehrimi yaÄŸma
Yıkılmış sara mı geldin


23

DERDİN

Efendim minnet bağını
Aşıka vatan mı verdin
Gösterip hubluk çağını
Malamat kılam mı derdin

Bak dideme kanlı yaşa
Kâr eyledi ahım ataşa
Firkat ile baÅŸtan baÅŸa
Dağı hicrana er gördüm

Yüzünde ayetli benler
Görünce ateşim yeğler
Yaraya em eder beÄŸler
Sen benim artırdın derdim

Mecnun'um daÄŸlar meskenim
Gayrı illerdir vatanım
Ölürsem sen sar kefenim
Kanlım olmak mıydı derdin

Esiri söyler hakâyık
Can var canına lâyık
Bihamdülillah kavli sâdık
Tuttuk demanın bir merdin


24

TERK EDERSİN

Gönül bu sarın içinde
Alım satım narh edersin
Hak pazarın tam içinde
Muhabbeti terk edersin

Efsane sözleri duyup
Hükm ü cehalete uyup
Saksağanı bülbül sayıp
Gülistanı hark edersin

Gerçi sebak aldın ise
Rah-i Hakk'a geldin ise
Men arefı bildin ise
Dört kapıyı fark edersin

Hazer et bu usul iÅŸten
Pâk olasın gılli gişten
Sakın yelkenini kıştan
Bu deryada gark edersin

Esiri salma peymanı
Şaşmayasın Hak süphanı
Rıza mülkünün sabanı
Eker biçer herk edersin


25

DERSİN

Gafil bu damı duzaktan
Kurtulup kaçam mı dersin
İnayet olmazsa Hak'tan
Müşkülüm seçem mi dersin

Tekebbür hırkasını at
Divanda olmayasın mat
Sunarlar sana bir berat
Takdirden kaçam mı dersin

Asılsız ervahı bozuk
Yazık sıfatına yazık
Tutmadım ahrete azık
Yükledip göçem mi dersin

Bilmedin farz ü sünnette
Haset olur mu ümmette
Bu sevda ile cennette
Kevserden içem mi dersin

Esiri geç masivadan
Özünü indir havadan
Gel ey gafil bu yuvadan
Kanatsız ucam mı dersin


26

KURULURSUN

Doğrusun söyleyen talip
Hazer edip darılırsın
Özünü zulmata salıp
Yolcuyum der kurulursun

Dört kapı nedir bilmeden
Kâmil mürşidi bulmadan
Farzı sünneti kılmadan
Talibim der övünürsün

Çek sinene körün taşın
Durma ağla yaşın yaşın
Salmışsın gerçeğin peşin
Masivaya sarılırsın

Bell(i) olmaz menzilin göçün
Sorulur divanda suçun
Dışın temiz kara için
Necasetle karılırsın

Peteğin var balın yoktur
Hakka yarar halin yoktur
Kazancında malın yoktur
Ber havaya yorulursun

Kesersin tekbir tercüman
Malın yağma işin noksan
Ya bu mu olur gafil insan
Niçin Haktan ayrılırsın

Yedi tamu sekiz uçmak
Gel irfanın içine bak
Demeden darda enel hak
Sofulanır görülürsün

Mülevvestir kamu işin
Kande kaldı yanın peşin
Vay gele sevdalı başın
AÅŸ yemeye derilirsin

Esiri der ey mürayi
Çıkmazsın derik kavi
Aslı hariç Mervan soyu
Gördüğüne sarılırsın


27

GÜN

Hattı üstüva yedi kat
Muamma buldum bu gün
Ahmet'den erdi hidayet
Üç sünneti kıldım bu gün

Kandınp rahmet gölüne
Esirîm düştüm iline
Mürüvvet kemter kuluna
İhsan eyle geldim bu gün

Eğilip rikâbın öptüm
Taptım ey sultanım taptım
Erenlerden lezzet kaptım
Mesti müdam oldum bu gün

Lam Ali'dir mim Muhammet
Sevene kuruldu cennet
La muferruk beyne ahad
La şeriksin buldum bu gün

İhsan ede mahşerinde
Koymaya gam leÅŸkerinde
Esirî huplar darında
Sararıp da soldum bu gün


28

DERLER

Gerçek erler cömert olur
DeÄŸmez kusuru derler
inkâr ehli namert olur
Mananın kasın derler

Erenler eyvallah dedi
Salman da ÅŸeydullah dedi
Arifler Beytullah dedi
Camii Mısrî derler

Otuz üç harfi bilecek
Kul borcun eda kılacak
Doksan iki yüz de ancak
Hesap et Esiri derler

Seni Hak bilmeyen gafil
Yeldemiş iğvayı batıl
Sana kast eyleyen cahil
Sarınır hasın derler

Pir fıkarası yararsa
Yarasın talip sararsa
AÄŸalar benden sorarsa
Bize de Esiri derler


29

DÜŞER

Kançeride bülbül ötse
Gülistan aklıma düşer
Bir bezirgan meta satsa
Bu dükkân aklıma düşer

Kumru ile konduk dala
Beyler yüğrük şahin sala
Arap at koç yiğit bile
Er meydan aklıma düşer

Severdim saçı Leylâyı
Tevekkül tuttum Mevlâyı
Görsem bir gözü şehlâyı
Nevcivan aklıma düşer

Mürvet ey gerçek erenler
Tecelli dîdâr görenler
Nazik yara saranlar
Hiciran aklıma düşer

Bir bina yaptım dört köşe
Mücevherdir baştan başa
Müşteri oldukça kumaşa
Bezirgan aklıma düşer

Kâmil her meydanda kâmil
Oluptur ilmine amil
Görsem bir şevketli adil
Alişan aklıma düşer

Esiri der oldum sersem
Kulak verin her ne dersem
Nerde bir kâmil er görsem
Bu sultan aklıma düşer


30

İSTER

Hak(ı) kata uyan talibin
Herdem beÅŸ vakti bir ister
îkrarsız gezen talibin
Gönül kuşu şikâr ister

Söyle derdin bilir talip
Bağlasın yareni tabip
Talih kısmet kadar nasip
Her ne doğarsa sır ister

Olalım mürşide tabi
Atalım hayalı kabı
Seyreyleye mâh-ı tâbi
Erenlerden destur ister

Kırklara bend olan kişi
Demdir muhabbeti iÅŸi
Sinemde aşkın ateşi
Koylanır bal ü per ister

Gel bu irfana mail ol
Haktan gelene kail ol
Esirî raha sail ol
Âşık olan fakir ister


31

COÅžUNDASIN

Bihamdülillah demanımız
Bir mürşidin peşindedir
Halis muhlis imanımız
Dem muhabbet coşundadır

Muhammet Ali sayesi
Nacilerin sermayesi
Muhammet'tendir mayası
Hikmet anın işindedir

Bir kişi kasdı hanedan
Bilmez maya ile nadan
Yolda tekebbürlük eden
Ayni cemin dışındadır

Fena ehlin sanır baki
Gafil tutar ecel faki
Ayanında görmez baki
Haber verir düşündedir

Şeriatı tarikatı
Marifet bildirir zatı
Kim ki tanır hakikati
Devlet anın başındadır

Okunur hutbede imam
Arif bilir kelâmı tam
Esirî der ki serencam
Âşıkın cünbüşündedir


32

VARDIR

Canım yaraladı Azrail
Bana ne minnetin vardır
Hak uyardı ey İsrafil
Senin ne hizmetin vardır

Getirdi Cebrail Kur'an
Kimin şanındadır el'an
Demadem rahmeti baden
Mikâil zahmetin vardır

Güneş çünki ziyalandın
Şaha secde edüp andın
Kamer niçin ki tutundun
Semada hamaretin vardır

Giyer akşam siyah hâkin
Zulumettir işin lâkin
Seher oldun niçin şakın
Kim için firkatin vardır

Eya gönül riya yerler
Kimin sulbü ya kim derler
Bu hamama giren terler
Esiri hicretin vardır


33

BİZDEDİR

Ne satarsın sarraf oğlu
Ol dürlü mercan bizdedir
Müşteri var ise gönlü
Bezenmiş dükkân bizdedir

Biz alırız dördü beşe
Hesap görür başı başa
Hayır gel Pazar kavuşa
Lâl-i bezestan bizdedir

KallaÅŸ isen girme ÅŸara
Gönül gezer kadim kâra
Tevekkül ol ey biçare
Sohbet-i irfan bizdedir

Gel Esiri alana sat
Düz gör hesabın olma mat
Ahengerler gibi çat çat
Çalarız hannan bizdedir


34

BİLİR

İş bu noksan bin kelâmın
Mânasını diyen bilir
Hakikat-i serencamın
Canı başı koyan bilir

Amelsiz ilim ne demek
Şöyle bir beyhude emek
Yakasız yeğsiz bir gömlek
Anı ancak giyen bilir

Serhoş bilir ayığını
Herkes bulur lâyığını
Hakikatin yayığını
Yiyen bilmez yayan bilir

Muhabbet dilde tartılmaz
Hakkı bilmeyen kurtulmaz
Yedi farzla örtülünmez
Üç sünneti duyan bilir

Mânadan bilir bi-basar
Deryanın içinde susar
Kendi yıkar kefen kasar
Bu meftayı yuyan bilir

Yine kendi kabrin kazar
Çar köşeye eder nazar
Esirî sağdır bu bazar
Küllü varın koyan bilir


35

HİKMETTİR

Beri gel hubların şahı
Benim zahmim cerahattir
Seversen kadir ilâhı
Ya bu hikmet ne hikmettir

Bütün kesret geçer devran
Senin buyruk kamu derman
Kanaat köşesi yeksan
Harabi ve malamattır

Gâhi hükm ü şeriatta
Gâhi ilm-i tarikatta
Gâhi sırrı hakikatta
Bütün sofu feragattir

Niçin çalındın eyana
Demez misin sonu hayfa
Benim derdim ki bu dünya
Bakarı yok harabattır


36

HIYANET

Nasıl gelir yazı kışı
Sühel ister gönül kuşu
Boş yere sallama başı
Gözünde vardır hıyanet

DerviÅŸ isen geyin postu
Fehmedesin sadık dostu
Adüler kılırsa kasdı
Çekeriz rencile mühlet

Medet cem sahibi kırklar
Talip olan özü yoklar
Settar edüp sırrı saklar
Ana derler ki himemât

Ne halden bildin delini
Ne kimse bildi halimi
Bir çarkı kader zalimi
Edeyim sana şikâyet

Esirî uzatma dilin
Har olur yanında gülün
Güldür arzusu bülbülün
Neylersin kılıp hikâyet


37

DÜŞTÜ

Ehli beyti bir bilmeyen
Gülsen deyi hara düştü
Bakı şey daya yetmeyen
Nefs elinden mara düştü

Gel olma menzilden ırak
Bu divandan al bir sebak
Mansur dedi ki enelhak
Soyunup berdara düştü

Bendesiyim güzel Hakkın
Müptelasıyım maşukun
Derdi çok garip âşıkın
Hublara yalvara düştü

Tefekkür eyle bu çağı
Biz olduk hublar tutsağı
Gurap hare verir zağı
Bülbül gülüzare düştü

Hangi yol menzile yeten
Nedir eÄŸlenecek vatan
Harabet yurdunu tutan
Anlar belki kara düştü

Temaşa kıl bu devranı
Bu gelip geçen kervanı
Fehmedüp tamam rahmanı
Lain İblis köre düştü

Ben âşık oldum bir cana
Bak yürekten akan kana
Dost ÅŸem'ine yana yana
Pervaneler nara düştü

Dervişin kisveti şaldır
Asıl derviş demek haldır
Muhabbet dediğin güldür
Delen kavvas nara düştü

Her bir tahtın bir şahı var
Sığındığı penahı var
Herkesin bir irahı var
Esirî hünkâra düştü


38

BEL BAÄžLA

Uyan gafletinden ey sahip ikrar
Aç gözünü temennaya bel bağla
İkrarıdır eden Mansur'u berdar
Levh-i mahfuz tecellaya bel baÄŸla

Dediler sağ uçar mürşide uyan
Ademi zat olur demeden duyan
Üçlerin beşlerin rengine boyan
Hak Muhammet Mustafa'ya bel baÄŸla

Ararlar yükünü mal var mı deyi
Hiç bir hakka yarar hal var mı deyi
Sorma bundan öte yol var mı deyi
Uy katara bu sevdaya bel baÄŸla

DaÄŸlama her hara yitirip izi
Yüz bin hazne keser kâmilin sözü
Nefsini katleden olmaz mı gazi
Şahımerdan Murtaza'ya bel bağla

Gel Esirî oluver didara âşık
Sözün söyle bezm-i irfana lâyık
Aşıkın halinden bilmez mi maşuk
Her bir halde gel Rıza'ya bel bağla


39

SAKLA

Velbağsü bağdel-mevt günler gelince
Hıfzet bizi nar-ı mirandan sakla
Bin ayak bir kalıba mahşer olunca
Korkutma canımı ziyandan sakla

Sen bilirsin benim halim ahvalim
Kesmem mürüvvetinden son nefes dilim
Eleste demine bağladım belim
İman arzederim gümandan sakla

İlâhi gösterme kabir azabın
Akibet içeriz ecel şarabın
Rahmeyle ki dürüst vere hesabın
Kış etme yolumu dumandan sakla

Eğer sorucular süngü salırsa
Hak sahibi gelip hakkın alırsa
Melek nesli karşımıza gelirse
Yakma bizi nar-ı dühandan sakla

Gel Esirî bal edegör zehrini
Pak et ki sultan gire ÅŸehrini
Hazer eyle imandaki mührünü
Onu din oÄŸrusu ÅŸeytandan sakla


40

BULUNMA

Muhabbet edersen hublar şahına
Mansur geçmediği darda bulunma
Ziyaret kıl gönül Beytullahına
Sermayesiz kârsız şarda bulunma

Fehmeyle özünü kân ol mekân ol
Durup bir katre damarda kan ol
Gir vücut şehrinde baki sultan ol
Gel Musa kelamsız Turda bulunma

Bir şahs özün bilip uysa bu zata
Görünmez hakikat şehrinden öte
Gördün bir can düşmüş hak muhabbete
Sakın ara yerde perde bulunma

Hanedan aşkına kaza ederler
İrfanda dolanır manalı sırlar
Bu raha hû dedi ustazlar pirler
Aç gözünü ferman körde bulunma

Esiri der almayana çare ne
Şükrolsun dost köyünde kâra ne
Sen âşık olursan sadık yara ne
Bari bol vefasız yarda bulunma

_________________
"Sensiz olmadı"


Çevrimdışı
 Profile bak  
 
Önceki iletileri göster:  Sıralama  
Yeni konu gönder Konuya cevap yaz  [ 3 ileti ] 

Tüm zamanlar UTC


 Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyenler: Kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir


Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumda konulara cevap yazamazsınız
Bu forumda kendi iletilerinizi deÄŸiÅŸtiremezsiniz
Bu forumda kendi iletilerinizi silemezsiniz

Git: