Sistem saati: Pts Tem 07, 2008 4:16 am

Tüm zamanlar UTC




Yeni konu gönder Konuya cevap yaz  [ 2 ileti ] 
Yazar Mesaj
 Ä°leti baÅŸlığı: EMEKÇİ
İletiTarih: Pzr May 06, 2007 12:18 pm 

Kayıt: Cmt Eyl 23, 2006 5:36 am
İleti: 575
Konum: Adana
Suçu türkü söylemek...
06-05-07


YAZAR: HATİCE TUNCER, CUMHURIYET 6 MAYIS 2007



12 Eylül rejimi ülkenin tüm ilerici güçlerinin üzerine şiddetle giderken Emekçi hakkında istenen cezalar toplam 300 yılı buluyordu. Sanatını sürdürebilme olanağı kalmayan Emekçi, 1980 sonlarına doğru Almaya'ya gitti:




Sürgün günleri...

12 Eylül rejimi ülkenin tüm ilerici güçlerinin üzerine şiddetle giderken Emekçi hakkında istenen cezalar toplam 300 yılı buluyordu. Sanatını sürdürebilme olanağı kalmayan Emekçi, 1980 sonlarına doğru Almaya'ya gitti: "Bizim için hayat zordu. Suçumuz sadece türkü söylemekti. Ülkemizi terk etmek zorunda bırakıldık. Şu anda yaşanan bir yığın sıkıntının da temelinde 12 Eylül'ün izlerini görüyoruz. Demokrasi güçlerine, sanata, sanatçıya, şiire, resme insana dair ne varsa 12 Eylül'den nasibini aldı diyebiliriz. Bizi vatan haini ilan ettiler, kendilerine özgü bir toplum yarattılar. Şimdi bunun sancıları çekiliyor. 12 Eylül yasalarıyla yaşamak kolay değildi. Kenan Evren 'e şimdi konuşması için soruşturma açıldı. Ben iddia ediyorum Türkiye'yi dün yönetenler de bugün yönetenler de bu ülkeyi devrimciler kadar sevmemiştir. Bir ülkeyi sevmek insanlarını sevmekle mümkün olabilir. Bu ülkenin insanlarını işkenceden geçireceksiniz, idam edeceksiniz, ondan sonra da yurtsever geçineceksiniz. Hangisi bu ülkeyi Nâzım 'dan, Yılmaz Güney 'den çok sevdiğini söyleyebilir?"



Cumhuriyet 06.05.2007




Ozan Emekçi, 8 günlük izinle geldiği Türkiye'de 27 yıl aradan sonra dinleyicileriyle buluştu





Suçu türkü söylemek...




HATİCE TUNCER

Ozan Emekçi, "bir özgürlük mahkûmu" dur. 70'li yıllarda yazdığı, söylediği türküler nedeniyle 300 yıla yakın hapis cezası istemiyle yargılanan ve 1980'den bu yana doğduğu topraklara hasret sürgünde yaşayan Emekçi'ye "8 günlüğüne" memleketinde "soluk alma" izni verildi.

Emekçi mahlasıyla tanıdığımız Ali Haydar Bender, Alevi Bektaşi Federasyonu ve Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu'nun 28 Nisan'da Mersin'de ortaklaşa düzenledikleri "Laik Demokratik Türkiye İçin Güçlerimizi Birleştirelim" mitinginde türkü söylemek için 20 Nisan'da geldiği İstanbul Atatürk Havaalanı'ndan Almanya'ya geri gönderildi. Alevi kuruluşlarının ve hukukçuların girişimleriyle 27 Nisan'da yeniden Türkiye'ye gelen Ozan Emekçi'ye, Bakanlar Kurulu Komisyonu'nun kararıyla 8 günlüğüne izin verildi.

Sınırlı zamanına karşın gazetemizi ziyaret eden Emekçi'yle ozanlığı, 70'li yılları, 12 Eylül'ü ve hasreti konuştuk. Emekçi, "Ozanlık bakımından çok verimli" diye anlattığı Kahramanmaraş'ın Afşin ilçesinin Kaşanlı köyünde 1955'te doğmuş.



DÜNYASI DEĞİŞİR...

Âşık Mahzuni 'nin köyü Berçenek'e komşu olan Kaşanlı'da doğan Emekçi Mahzuni'yi küçük yaşlarda tanır ve etkilenir: "Sazı ilk babamdan dinledim. Köyümüzde hemen herkesin evinde saz vardı. Zaten 'saz çalmayanlara kız vermezler' diye bir söz vardı bizim köyde. İsmail İpek, Vicdani, Meçhuli, Perişan Güzel, Perişan Ali, Perişan Derviş hepsi Kaşanlı köyündendir."

1974-1975 yıllarında Mahzuni, Nesimi Çimen ve İsmail İpek'in yanlarına alıp turneye götürmesiyle Emekçi'nin dünyası değişir. Emekçi, ilk 45'liğini Solfej Plak'tan "Ben Ne Biçim Vatandaşım" adıyla çıkardı. Aynı firmaya bağlı olan Âşık Daimi 'nin tanıştırdığı, 1980'de katledilen Ümit Kaftancıoğlu , Emekçi'yi İstanbul Radyosu'nda hazırladığı programın kadrosuna alır.



SEVİLEN OZAN

Emekçi, artık demokratik kitle örgütlerinin düzenlediği gecelerin çok sevilen ve saygı duyulan ozanıdır. DİSK, TÖB-DER, devrimci öğrenci derneklerinin düzenlediği konserlerde çalıp söyleyerek dönemin coşkusuna ortak olur. Bu arada Âşık İhsani 'nin Devrimci Ozanlar adıyla kurduğu grupla birlikte Anadolu'nun her kentinde, kasabasında dolaşır:

"Konserlerde deyişler, özellikle Mahzuni'den okuyordum. İhsani Baba bir gün 'Senin çok güzel türkülerin var, bunları söylemezsin bir noktaya gelemezsin' dedi. Kendim de yazıyordum ama söylemeye cesaret edemiyordum. O cesareti bana İhsani Baba verdi."



İTİRAZ MEKANİZMASI

24 Aralık 1978'deki Maraş Katliamı'nda babası ve birçok akrabasını kaybeden Emekçi, şiirlerine, türkülerine hiç ara vermedi:

"Yoksul halkın sorunlarını gündeme getiren türküler yapıyordum. Deniz'lere, Mahir'lere, İbo 'ya (İbrahim Kaypakkaya) ağıtlar okuyordum. Halk ozanlığını sosyal eşitsizliği yeren, haksızlığa karşı duran, bir itiraz mekanizması olarak görüyorum. Sesini duyuramayanların sesi olabilmek, sancısını durduramayanların sancısına merhem olabilmek amacımız."



MAHZUNİ İLE İHSANİ ARASINDA

Emekçi, Türkiye'de kaldığı sürede 1973'te Gaziantep'te kaydettiği çalışması dışında dört kaset ve dört de 45'lik plak çıkardı. "Özgürlük Mahkûmları", "Yıkılası İstanbul" gibi albümlerini dönemin sınırlı olanakları ve baskıcı ortamında provasız kayıt etti. Emekçi'nin üzerindeki baskılar 12 Eylül günleri yaklaştıkça artmıştı: "12 Eylül'den üç ay sonra bir kaset çıkarmıştım. Stüdyo bulmak zordu, bir ağabeyimiz stüdyosunu açtı, bir defada söyleyip çıktık. Şimdi Özgürlük Mahkûmları'nı 100 bin kişi koro yapıyor. Âşık Mahzuni 'Bir halk ozanı haksızlığı görmemezlikten gelemez' derdi. Biz Pir Sultan'ın etki alanındaki bir yöreden geliyoruz. Ben Pir Sultan'ı, Âşık Mahzuni'yi ve İhsani Baba'yı örnek aldım. Mahzuni'de Anadolu köylülüğü, İhsani'de de işçi kesiminin duyguları ortaya konulur. Mahzuni duygu yüklüydü. Ben ikisinin ortası bir şeyler yapmak istiyordum. İhsani'den biraz yumuşak, Mahzuni'den biraz sert..."



ZORLUKLARA KARÅžIN...

Emekçi, Almanya'da ilk üç yıl çok zorluklar yaşamış ama dostlarının desteğiyle ayakta durmayı başarmış. Tüm zorluklara karşın Emekçi, üretmeye, şiirleri, türküleriyle sürgünü, hasreti, ayrılığı, sevdayı, işkenceleri, ölüm acısını anlatmaya devam etti. Halk gecelerinin, konserlerinin yanı sıra "Alev Alev Yandık İşkencelerde" gibi çok sayıda albüm yayımladı. "Özgürlük Mahkûmları" ve "Feryad-u İsyan" adlı şiir kitaplarını yayımladı. Sanatçı Mazlum Çimen 'in içeğine çok yakışan eşsiz melodisiyle tanınan "Feryadı İsyanım" da Ozan Emekçi 81 kıtadan oluşan adeta bir destan kaleme almış:

"Anadolu ve orayı da aşarak Ortadoğu'ya yönelik, tarihsel kişi ve misyonları anan bir aşk destanı esas itibarıyla. İçinde sürgün var, ayrılık var. İnsanın insanı sevmesi, doğayı sevmesi, en büyük aşk budur. Üç şiir kitabım var, birini de basıma hazırladım."


Çevrimdışı
 Profile bak  
 
Yeni Sayfa 1
 Ä°leti baÅŸlığı:
İletiTarih: Pzr May 06, 2007 6:32 pm 
Kullanıcı avatarı

Kayıt: Sal Haz 20, 2006 11:22 am
İleti: 890
Konum: Kayseri
teşekkürler kervan

_________________
Dinle, bu ney neler hikâyet eder,

ayrılıklardan nasıl şikâyet eder.



Çevrimdışı
 Profile bak  
 
Önceki iletileri göster:  Sıralama  
Yeni konu gönder Konuya cevap yaz  [ 2 ileti ] 

Tüm zamanlar UTC


 Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyenler: Kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir


Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumda konulara cevap yazamazsınız
Bu forumda kendi iletilerinizi deÄŸiÅŸtiremezsiniz
Bu forumda kendi iletilerinizi silemezsiniz

Git: