Sistem saati: Cmt Tem 05, 2008 4:21 am

Tüm zamanlar UTC




Yeni konu gönder Konuya cevap yaz  [ 1 ileti ] 
Yazar Mesaj
 Ä°leti baÅŸlığı: Cahit Berkay
İletiTarih: Cmt Oca 21, 2006 9:55 pm 
Kullanıcı avatarı

Kayıt: Per Oca 19, 2006 9:34 pm
İleti: 116
Cahit Berkay (1946 - .... )

3 Ağustos 1946'da Isparta'da doğdu. 1959'da ailesi ile birlikte İstanbul'a gelen Berkay, liseyi İstanbul Kabataş Lisesi'nde bitirdi. Daha sonra İstanbul Üniversitesi, İktisat Fakültesi'nde yüksek eğitimini tamamladı.

Müzik hayatına, 1962 yılında Siyah inciler grubunda başladıktan sonra, 1964'te Selçuk Alagöz'ün grubunda profesyonel oldu. Moğolları kuran ilk kadroda yer aldı. Grupta akustik elektrik gitar, yaylı tambur, ıklığ, bağlama çalıyordu. 1974'de sinema dünyasına giren Berkay, Moğollar dışında yıllardır film müzikleri yapıyor.

1978'de"Fırat’ın cinleri", 1982'de"Kırık bir aÅŸk hikayesi", 1991'de"Gizli yüz" filim müzikleri ile Altın Portakal ödülünü aldı. 149 film, 58 dizi ve 10'un üzerinde belgesel müziÄŸi yapan Cahit Berkay, 1997'de, film müzikleri albümleri serisinin birincisini yaptı. 1998’de Film müzikleri volüm 2 , 200’de de, Film müzikleri volüm 3’ü yaptı.

Resim

Cahit Berkay şarkı sözleri

Anlıyorsun Değil mi?


Hava ayaz mı ayaz, ellerim ceplerimde
Bir türkü tutturmuşum, duyuyorsun değil mi?
Çalacak bir kapım yok, mutluluğa hasretim
Artık sokaklar benim, görüyorsun değil mi?
Zaman akmıyor sanki, saatler durmuş bugün
Sonsuz yalnızlığımda bir tek sen varsın bugün
Ya dön bana artık, duyuyor musun beni
Ya çık git dünyamdan, anlıyorsun değil mi?
Bir resmin kalmış bende, tam ortadan yırtılmış
Hani siyah kazaklı, biliyorsun değil mi?
Gözlerimden süzülen bir kaç damla anıda
Senin sıcaklığın var, anlıyorsun değil mi?


Aynalı Kemer


Sabah yeli ılgıt ılgıt eserken
Seher vakti bir güzele vuruldum
Al dudakta inci dişi, bu dünyada yok bir eşi,
Seher vakti bir güzele vuruldum
Aynalı kemer ince bele, bu can kurban tatlı dile,
Seher vakti bir güzele vuruldum
Mor menekşe nergis dizmiş boynuna, kuşluk vakti aldı beni koynuna
Cıvıldaşır dudu kuşu, sanki bülbülün ötüşü
Seher vakti bir güzele vuruldum
Aynalı kemer ...
Akşam oldu gün kavuştu sessizce, dedi güzel ayrılık vardır bize
Uzakta bir baykuş öttü, gül bahçemde diken bitti
Seher vakti bir güzele vuruldum


Ben Bilirim


Deli gönül sevdasını
Ben bilirim ben bilirim
Yardan ayrı kalmasını
Ben bilirim ben bilirim
Yumuk mumuk elleri var
Kömür kömür gözleri var
Daha daha neleri var
Ben bilirim ben bilirim
Kışlalara erdi bahar
Tezkereye bir kaç gün var
Barışa da bir sorsalar
Ben bilirim ben bilirim

Can Bedenden Çıkmayınca


Kara haber tez duyulur
Unutsun beni demiÅŸsin
Bende kalan resimleri
Mektupları istemişsin.

Üzülme sevdiceğim
Bir daha çıkmam karsına
Sana son kez yazıyorum
Hatıralar yeter bana

Unutma ki dünya fani
Veren Allah alır canı
Ben nasıl unuturum seni
Can bedenden çıkmayınca

Kurumuş bir çiçek buldum
Mektupların arasında.
Bir tek onu saklıyorum
Onu da çok görme bana

Aşkların en güzelini
Yasamıştık yıllarca.
Bütün hüzünlü şarkılar
Hatırlatır seni bana

Kırıldı kanadım kolum
Ne yerim var ne yurdum.
Gurbet ele düştü yolum,
Yuvasız kuşlar misali..

Selvi boylum senin için,
Katlanırım bu yazgıya
Böyle yazmışsa yaradan
Kara toprak yeter bana...


DaÄŸlar DaÄŸlar


Ellerimle büyüttüğüm
Solar iken dirilttiÄŸim
Çiçeğimi kopardın sen
Ellere verdin
DaÄŸlar daÄŸlar
Kurban olam
Yol ver geçem
SevdiÄŸimi son bir olsun
Yakından görem
Kuşlar ötmez güller soldu
Yüce dağlar duman oldu
Belli ki gittiÄŸin yerden
Kara haber var


Dönence


Gün çoktan döndü buralarda
Ve ben simsiyah bir gecenin
Koynunda yapayalnız bekliyorum
Duyuyorum görüyorum bir gün
Gelecek dönence biliyorum
Simsiyah gecenin koynundayım
Yapayalnız uzaklarda biryerlerde
Güneşler doğuyor
Kupkuru bir ağacın dalıyım
Yapayalnız uzaklarda biryerlerde
Birşeyler kök salıyor
Çatlamış dudağımda ne bir ses ne bir nefes
Uzaklarda biryerlerde
Türküler söyleniyor
Duyuyorum, görüyorum, biliyorum
Dönence, dönence
Gün dönendi dönence


Gibi Gibi


Ben yaralı kurt, sen kınalı kuzu
Biraz cilve, aşkın biberi tuzu
Sanki biraz naz ediyorsun ama
Senin bana gönlün var gibi gibi
Yüzüme karşı git diyorsun amma
Sanki gözlerin kal, der gibi gibi
Yeter çektiğim
İnsaf et gayri
Senin bana gönlün var gibi gibi
Arpa buÄŸday yanyana, orak istemez
Yağız at şahlandı mı, durak dinlemez
Sen de biraz naz ediyorsun amma
Sanki bana gönlün var gibi gibi
Yüzüme karşı git, diyorsun amma
Sanki gözlerin kal, der gibi gibi
Zehirin şifası süt ile incir
Ellerim kelepçe, yüreğim zincir
Sanki fazla naz ediyorsun amma
Senin bana gönlün var gibi gibi
Yüzüme karşı git, diyorsun amma
Sanki gözlerin kal, der gibi gibi
Kimse sevemez benim gibi seni
Kırk yılda bir gelir Barış gibisi
Sen de fazla naz ediyorsun amma
Yine de bana gönlün var gibi gibi
Yüzüme karşı git diyorsun amma
Sanki gözlerin kal der gibi gibi


Güle Güle Oğlum


üle güle oğlum
Ne kadar da çabuk geçmiş meğer yıllar
Kendi kanatlarınla uçacak kadar
Büyüdün ha o kadar oldun mu sen oğlum?
O kadar büyüdün mü?
Güle güle oğlum
Demek artık sende bir yuva kuruyorsun
Sevdiğin kızla bugün evleniyorsun
Mutluluklar sana benim aslan oÄŸlum
Yine de son bir nasihat benden sana
Tanrının en büyük lütfu bu unutma
Sar onu kollarınla sar, sar, sar
Güle güle oğlum
Gözlerimin nemlendiğine aldırma
Sende anlarsın bir gün baba olunca
Hadi artık davetlileri bekletmeyelim
Güle güle oğlum Güle güle
Güle güle oğlum Güle güle
.



Gülpembe


Sen gülünce güller açar Gülpembe,
Bülbüller seni söyler, biz dinlerdik Gülpembe.
Sen gelince bahar gelir Gülpembe,
Dereler seni çağlar, sevinirdik Gülpembe.

Güz yağmurlarıyla bir gün göçtün gittin,
Ìnanamadık Gülpembe.
Bizim iller sessiz, bizim iller sensiz,
Olamadı Gülpembe.

Dudağımda son bir türkü Gülpembe,
Hala hep seni söyler, seni çağırır Gülpembe.

Güz yağmurlarıyla bir gün göçtün gittin,
Ìnanamadık Gülpembe.
Bizim iller sessiz, bizim iller sensiz,
Olamadı Gülpembe.

Dudağımda son bir türkü Gülpembe,
Hala hep seni söyler, seni çağırır Gülpembe.
Gözlerimde son bir bulut, Gülpembe,
Hala hep seni arar, seni bekler Gülpembe.

Dudağımda son bir türkü Gülpembe,
Hala hep seni söyler, seni çağırır Gülpembe.
Gözlerimde son bir bulut, Gülpembe,
Hala hep seni arar, seni bekler Gülpembe.


Kol Düğmeleri


Hatırlarım bugün gibi
Sessiz geçen son geceyi
Başın öne eğik bir suçlu gibi
Bana verdiÄŸin hediyeyi
İki küçük kol düğmesi
Bütün bir aşk hikayesi
İki düğme iki ayrı kolda
Bizim gibi ayrı yolda
AkÅŸam olunca sustururum herkesi her ÅŸeyi
Gelir kol düğmelerimin birleşme saati
Usul usul çıkarır koyarım kutuya yan yana
Bitsin bu işkence kalsınlar bir arada
Hey hat sabah gün ışıldar
Yalnız gece buluşanlar
Yaşlı gözlerle ayrılırlar
Düğmeler gibi bizim gibi


Sakız Hanım Ve Mahur Bey


Çocukluğumun geçtiği o eski mahallede
Asi boyalı ahşap eski bir evde otururlardı
Sakız Hanım'la Mahur Bey
Bembeyaz tenli bembeyaz saçlıydı Sakız Hanım
Zaten onun için Sakız Hanım derdik kendisine
Pamuk gibi elleriyle kemençe çalardı
Eşi Mahur Bey önce biraz nazlanır
Sonra oda kanunuyla eşlik ederdi Sakız Hanım'a
Beraber meÅŸk ederlerdi
Yaz akşamlarında açılırdı perdeler
Yorgun ellerinden
Dökülürdü nağmeler
2 yıl kadar oluyor önce kanun sustu o eski evde
Bir kaç ay sonra da kemençe
Ve asi boyalı ahşap evin perdeleri
Bir daha açılmamak üzere kapandı
Evin satılacağı söylentileri başlayınca gittim
İçeri girdiğimde eski bir koltuğun üzerinde
Boynu bükük bir kanun
Ve kanunun göğsüne yaslanmış mahsun kemençeyi gördüm
Bizi rahatsız etmeyen der gibiydiler
Kıyamadım
Uzaklaştım
Mahur Bey susunca kapandı perdeler
Sakız Hanım'la bitti o hüzünlü nağmeler


Söyle Zalim Sultan


Sıra sıra dağlardan
EriÅŸilmez yaylalardan
Kuş uçmaz kervan geçmez
Bilinmez binbir yoldan
Gel dedin de gelmedimmi?
Söyle gelmedimmi?
Söyle gelmedimmi?
Amman hele hele sultan
Zalim zalim sultan
Söyle gelmedimmi?
Söyle gelmedimmi?
Amman hele hele sultan
Zalim zalim Sultan
Söyle
Gül yüzünden al yanaktan
Sırma saçtan bal dudaktan
Kumru gibi kaçan gözden
İnce belden al topuktan
Sev dedin de sevmedim mi?
Söyle sevmedimmi?
Söyle sevmedimmi?
Amman hele hele sultan
Zalim zalim Sultan
Söyle sevmedimmi?
Söyle sevmedimmi?
Amman hele hele sultan
Zalim zalim Sultan
Söyle
Barış kul sana kurban
Yoktur derdine derman
Hançerini vur sineme
Çok naz ettin zalim sultan
Öl de gayri öleyim mi?
Söyle öleyim mi?
Söyle öleyim mi?
Amman hele hele sultan
Zalim zalim Sultan
Söyle Söyle
Söyle öleyim mi?
Söyle öleyim mi?
Amman hele hele sultan
Zalim zalim Sultan
Söyle Söyle
Söyle öleyim mi?


Unutamadım


Dün yine yapayalnız, dolaştım yollarda
Yağmurlarla ıslanan bomboş sokaklarda
Gözlerimde yaş, kalbimde sızı unutmadım seni
Unutamadım unutamadım ne olur anla beni
Unutmak kolay demiştin, alışırsın demiştin
Öyleyse sen unut beni yeterki benden isteme
Gözlerimde yaş kalbimde sızı unutmadım seni
Unutamadım unutamadım ne olur anla beni
Yıllar ikimizden de çok şey götürmüş
Sen yeni yuva yaparken, beni paramparça bölmüş
Gözlerimde yaş kalbimde sızı unutmadım seni
Unutamadım unutamadım ne olur anla beni...


Yine Yol Göründü Gurbete


Yine yol göründü gurbete
Güz geldi yapraklar döküldü
Martılar göç etti
Turnalar süzüldü
Yine yol göründü gurbete
Köyüme karakış çöksede
Aşıklar boynunu büksede
Desenki nazlı yar insafa gelsede
Yine yol göründü gurbete
Acı keder hep bana
Kardeş bacı ana baba
Benim olsa bütün dünya yetmezki
Acı keder hep bana
Kardeş bacı ana baba
Benim olsa bütün dünya yetmezki
Derdimi kimlere söyleyeyim
Ben garip barışım neyleyim
Anadan babadan yuvadan uzakta
Yine yol göründü gurbete
Acı keder hep bana
Kardeş bacı ana baba
Benim olsa bütün dünya yetmezki
Acı keder hep bana
Kardeş bacı ana baba
Benim olsa bütün dünya yetmezki
Acı keder hep bana
Kardeş bacı ana baba
Benim olsa bütün dünya yetmezki

Kaynak:
http://www.kimkimdir.com
&
http://arama.antoloji.com


Çevrimdışı
 Profile bak  
 
Yeni Sayfa 1
Önceki iletileri göster:  Sıralama  
Yeni konu gönder Konuya cevap yaz  [ 1 ileti ] 

Tüm zamanlar UTC


 Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyenler: Kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir


Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumda konulara cevap yazamazsınız
Bu forumda kendi iletilerinizi deÄŸiÅŸtiremezsiniz
Bu forumda kendi iletilerinizi silemezsiniz

Git:  
 
cron