Sistem saati: Pzr Tem 20, 2008 12:08 am

Tüm zamanlar UTC





Yeni konu gönder Konuya cevap yaz  [ 1 ileti ] 
Yazar Mesaj
 Ä°leti baÅŸlığı: Erdal Erzincan'ın Müzik Görüşü
İletiTarih: Cmt Mar 11, 2006 3:30 pm 
Kullanıcı avatarı

Kayıt: Çar Oca 18, 2006 3:10 pm
İleti: 51
Konum: İstanbul
Albümlerin çıkış tarihi itibariyle biraz geç oldu ama Erdal Erzincan'ın müzik anlayışı açısından önemli bir röportaj olmuş.

Tarih: 24.10.2002 Milliyet Sanat

Resim

"İbrahim Tatlıses öldüğü an bitecek"


Erdal Erzincan ile eÅŸi Mercan Erzincan’ın yeni albümleri eÅŸzamanlı olarak piyasaya çıktı. "Al Mendil" Erdal Erzincan’ın beÅŸinci, "Düşlerim Yol Alır" Mercan Erzincan’ın ikinci albümü. İki albümde de geleneksel türküler ve deyiÅŸler ön planda.

ASLI ONAT

Düşlerim Yol Alır" ile "Al Mendil"in aynı zamanda piyasaya çıkması planlı mıydı, tesadüf mü oldu?
Erdal Erzincan: Aslında Mercan, çalışmasına benden önce başladı. Hazırlıklar sırasında bazı aksaklıklar meydana geldi, derken benim albümümün çalışmalarına başladık. İkisi de yakın zamanlarda bitince, çıkış tarihleri denk geldi. Albümler bir ay arayla çıksın da istemedik, tesadüf diyebiliriz yani; özel bir nedeni yok.

İki albümde de karşılıklı destek söz konusu. Çalışırken evli olmanın sıkıntısını çekiyor musunuz? Örneğin çok tartışır mısınız?
Mercan Erzincan: Aramızda hiç tartışma yaşanmıyor diyebilirim. Stüdyoda hoca - öğrenci ilişkisi vardır. Erdal öğretmenim olduğu için o ne derse yaparım.

Hiç itiraz etmez misiniz?
M. E.: Etmem (gülüyor). Yapamayacaklarıma ya da hoşuma gitmeyen durumlara müdahale ederim. Ama bunlar tamamen yorumla ilgilidir. Repertuvar konusunda anlaşırız ve birlikte karar veririz.

Bu müdahalelerinize Erdal Bey ne diyor, ‘Ben ne dersem o olur’ mu?
E. E.: Öyle bir şey yok. Sonuçta müzik bu. İkna olmadığı zaman herkese karşı davranışım aynıdır. Öyle okuma, kelimeyi böyle kullanma gibi müdahalelerim olur. Anlam ya da hece düşüklüğü olduğunda mecburen işe karışıyorum. Solisti ikna edemiyorsak ya o türküden vazgeçiyoruz ya da ikisinin ortasını bulmaya çalışıyoruz. Solist ikna olmadığı taktirde türküyü doğru okuyamaz çünkü.

İki albümde de geleneksel türküler var. Türkü albümlerinin genelinde bilinen türkülerin ele alınıp yenilerinin pek üretilmemesini neye bağlıyorsunuz?
E. E: Türkü bestelemek zor bir iÅŸtir. Beste türkü olur mu olmaz mı tartışması nicedir sürüp gidiyor. Yeni, özgün aynı zamanda geleneksel yapıya uygun türkü üretmek çok zor. Ancak yeni bir biçim verebiliyorsunuz. Bir türkünün üzerinde bin kiÅŸinin emeÄŸi varsa, iki yüz ya da beÅŸ yüz kiÅŸinin emeÄŸini yansıtabiliyoruz. Åžu dönemde yeni türküler bestelemek yerine derlemeler yapmak daha mantıklı geliyor bana. Anadolu’da 60, 70 yaşında insanlar ve kafalarında binlerce türkü var. O türküler bu insanlar ölünce onlarla birlikte yok olup gidecek. Köy kültürü bittiÄŸi zaman, bu iÅŸin de sonu gelmiÅŸ, elimizdeki kaynak çok azalmış olacak.

Albümlerinize aldıklarınız dışında derleme konusunda özel çalışmalarınız var mı?
E. E.: Anadolu’nun herhangi bir yerine konser için gittiÄŸimde, oralardaki kaynak kiÅŸileri araÅŸtırıyorum. Konser verdikten sonra geçen iki günü de bu araÅŸtırmaya ayırıyorum.

Beste yapma konusunda Mercan Hanım ne düşünüyor?
M E.: Belki ileride. Bu işin birikimle olacağını düşünüyorum. Oturup pat diye beste yapamıyorsunuz, tamamen ayrı bir yetenek gerekiyor. Belki de hiç yapmam.
E.E.: NeÅŸet ErtaÅŸ’ın bu konuyla ilgili çok güzel bir sözü var. Anadolu’da müziÄŸe, melodiye hava derler. ErtaÅŸ diyor ki: "Söz sahibinindir, hava müşterektir". Halk müziÄŸi hep ortak, yaptığımız, kullandığımız müzikler hep nesiller öncesinden kalma. Kafamızda belli melodiler var. Onları yeni bir söze yakıştırdığınız zaman kendiliÄŸinden farklı bir biçim alıyor zaten. Türküler birbirine benzer, okuna okuna kendi ÅŸekillerini bulurlar. Söz doÄŸru oturuyorsa kendi ÅŸeklini buluyor. Halk müziÄŸinde, âşıklık geleneÄŸinde hep bu vardır. Hep söz önemlidir. Söze oturan kalıp bulunuyor ve türkü ortaya çıkıyor. O müziÄŸi de bir kiÅŸi deÄŸil binlerce insan üretiyor. Belki bir kiÅŸinin aÄŸzından çıkıyor ama bir bakıyorsunuz bir oyun havası yüz yıl sonra ağıt ya da tam tersi olmuÅŸ. Zaten bizim yorumcu tarafımız hep ön planda.

Eskiden arabesk, fantazi gibi türlerde ürün verenler, son zamanlarda türkü albümü yapmaya yöneliyor. Bu durumu nasıl değerlendiriyorsunuz?
E E.: Tamamen ticari bir tavır. Bu zamana kadar nerelerdeydiler diye sormak lazım. İbrahim Tatlıses hep türkü söyleseydi belki bu kadar para kazanmazdı ama aç da kalmazdı. Üstelik de dünyaya mal olurdu; beş yüz yıl sonra hâlâ tanınırdı. İbrahim Tatlıses türkü söylemediği için, öldüğü an bitecek.


Çevrimdışı
 Profile bak  
 
Yeni Sayfa 1
Önceki iletileri göster:  Sıralama  
Yeni konu gönder Konuya cevap yaz  [ 1 ileti ] 

Tüm zamanlar UTC


 Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyenler: Kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir


Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumda konulara cevap yazamazsınız
Bu forumda kendi iletilerinizi deÄŸiÅŸtiremezsiniz
Bu forumda kendi iletilerinizi silemezsiniz

Git: