Sistem saati: Pts Tem 07, 2008 4:04 am

Tüm zamanlar UTC




Yeni konu gönder Konuya cevap yaz  [ 3 ileti ] 
Yazar Mesaj
 Ä°leti baÅŸlığı: AGAHİ
İletiTarih: Cum Ekm 05, 2007 11:42 am 
Kullanıcı avatarı

Kayıt: Pts Ekm 02, 2006 6:02 am
İleti: 1087
Konum: Şehir Seçiniz
Agahi

1860 - 1921. Şarkışla’nın Kılıççı köyünde doğdu. Asıl adı Veliyüddin’dir. Ancak genellikle Veli olarak bilinir. Bazı kaynaklarda doğum tarihi 1875, ölüm tarihi ise 1916 olarak verilmektedir.

Aslen Arapkir’den Şarkışla’ya göçen bir ailenin çocuğu olan Agahi, aşıklık geleneğini ve şiiri, asıl adı Mahmut Derviş olan Zileli Vacit’ten öğrendi.

Bazı kaynaklara göre okur yazar olmayan ve Alevi dergahlarında kendini yetiştiren Agahi’nin şiirleri Anadolu’nun çeşitli yerlerinde söylenmektedir. Şiirlerinde uzun bir süre Veli mahlasını kullandığından aynı adlı öteki şairlerle/aşıklarla karıştırılmaktadır. Agahi mahlasını ise ne zaman ve kimden aldığına ilişkin kesin bir bilgi bulunmamaktadır.

Şarkışlalı Agahi genellikle dini içerikli taşlama konularına ağırlık vermesine karşın duygu ve sevgi şiirlerinden de birçok güzel örnek bıraktı.

Dönemin Beyrut Valisi aracılığıyla Sivas Valisi Reşit Akif Paşa tarafından bir dönem Şarkışla Tahsildarlığı görevine getirilen Agahi, İstanbul’dan Rodos’a, Adana’dan Halep’e dek birçok yeri dolaştı.

1911 yılında Pınarbaşı tahsildarlığına geçti. Ancak bir süre sonra ayrılarak köyüne döndü. Sonraki 5 yıl köyünde yaşadı. Yakalandığı kolera hastalığından öldü. Bazı araştırmacılara göre, mezarı Şarkışla’dadır.

Ayrıca yine Şarkışla ve Rumeli yörelerinde yaşamış Agahi adlı başka aşıkların olduğu varsayılmasına karşın bu konuda kesin bir bilgi bulunmamaktadır.

Bekir Karadeniz
1900'den 2000'e Halk Åžiiri


Söyle

Hasbi arzuhalim ol nazlı yare
Candan cananıma var selam söyle
Bu derdi zahmime eylesin çare
Gül yüzlü yarime var selam söyle

Gelsin ÅŸu halime bir rahim etsin
Tarikat ilmini bir tarif etsin
Her ne dek cürümüm varsa affetsin
Adalet şahına var selam söyle

Agahi ayrılık bize kisb ü kar
EriÅŸtir menzile hasbeten nikar
SevdiÄŸim yadlara etme itibar
Düşürme şanına var selam söyle.


Seher Vakti

Seher vakti çaldım yarin kapısını
Baktım yarin kapıları sürmeli
Hoş bulmadım otağının yapısını
Çıkageldi bir gözleri sürmeli

Açtırdım kapıyı girdim içeri
Aklımı başımdan aldı o peri
Dedim sende buldum halis gevheri
Dedi yok yok bir mihenge sürmeli

Dedim hiç yapı yok senin yapında
Oynanılmaz urganınla ipinde
Dedim dahi çok mu duram kapında
Dedi yok yok seni burdan sürmeli

Dedim ki ne kadar yüzümden bezdin
Etim kebap ettin derimi yüzdün
Aşık katletmeye silah mı dizdin
Martini mavzeri bir dem sürmeli

Şu kevn ü mekanı tutmuş ışığın
Nöbetin bekleyin alır keşiğin
Beklemeli bir sultanın eşiğin
Günde yüz bin kere yüzler sürmeli

Agahi karışır kanlı yaş ile
Dost bulunmaz hayal ile düş ile
Yetilmez menzile bu gidiÅŸ ile
Hemen aşk atına binip sürmeli


Hakkın Emri

Hakkın emri ile cihana geldim
Muhammet’e kal u beli diyerek
Ya Ali kapında kurbana geldim
Kabul et kapının kulu diyerek

Yine sen bilirisin benim halimden
İnayet merhamet Sultan Balımdan
Zikrin fikrin gitmez oldu dilimden
Vird ederim Ali Ali diyerek

Nasıl sevmeyeyim şahım Hasan’ı
Hakkın habibinin kudret-ül aynı
Severiz gönülden şahım Hüsey’n’i
Bunlar has bahçenin gülü diyerek

Aşkına düşeli Mecnun daneyim
Yitirdim ben beni viran haneyim
Ne aklım başımda ne divaneyim
Åžimdi deli oldum deli diyerek

Niyazımı kabul eyle ilahi
Ki sensin alemin peşti penahı
Dilerim ki canın çıksın Agahi
Hünkar Hacı Bektaş Veli diyerek



http://www.turkuler.com/

_________________
Resim


Çevrimdışı
 Profile bak  
 
Yeni Sayfa 1
 Ä°leti baÅŸlığı: Re: AGAHİ
İletiTarih: Cum Ekm 05, 2007 2:02 pm 
Kullanıcı avatarı

Kayıt: Sal Ekm 03, 2006 2:30 pm
İleti: 677
Konum: Ordu
Çok teşekkür ederim, bu tür halk ozanlarını öğrenmek çok iyi oluyor
...

_________________
Pervane Gibi Yanmağı İster Deli Gönlüm
Her Şem-i Seher Ah İle Efgandan Usandım

Kuddusi


Çevrimdışı
 Profile bak  
 
 Ä°leti baÅŸlığı: Re: AGAHİ
İletiTarih: Çar Åžub 27, 2008 10:03 pm 
Editör
Kullanıcı avatarı

Kayıt: Cmt Nis 08, 2006 8:36 am
İleti: 620
Konum: İstanbul
Gel otur yanıma benim maşukum

Gel otur yanıma benim maşukum
Söyleyim derdimi yaz kerem eyle
Alem bilir ben de sana aşıkım
Eyleme bu denli naz kerem eyle

Beri gel beri gel yüzün göreyim
Ol ahu bakışlı gözün göreyim
Dokun tellerine sazın göreyim
Açma bir kimseye raz kerem eyle

Sen de dertli dertli ötme be hey saz
Değdikçe göğsüne yardan hub avaz
Yar beni de kulluk defterine yaz
Bari çok yazmazsan az kerem eyle

Bükme kulağını tanbur-ı aşkın
İnler gönlümüzce santur-ı aşkın
Olmuşum hüsnüne Mansur-ı aşkın
Tek zülfün teline as kerem eyle

Efendim kapında derban olayım
Bakayım hüsnüne hayran olayım
Ayağın tozuna kurban olayım
Geçmezem yar senden vaz kerem eyle

Gel ey canan gayri gitme yanımdan
Bu hasretlik gitmez oldu canımdan
AGaHİ can kuşu uçar tenimden
Elinle mezarım kaz kerem eyle


Hilebaz diyorlar azizim amma

Hilebaz diyorlar azizim amma
Ne hilem ne de bir hileciÄŸim var
Kimisine baldan lezizim amma
Kimine zehirden acılığım var

Yüzüm döndürmedim adu taşından
Kaynadı kazanım aşk atasından
Değirmen yaptırdım gözüm yaşından
Usta deÄŸilsem de suculuÄŸum var

Gahi usta eyler gah sucu eyler
Gahi yara acar gah ilaç eyler
Hasılı dost bizi eğlence eyler
Böylece yar ile cilveciğim var

Kimisi Bedevi kimi Hambelî
Kimisi Maliki kimi Sünbüli
Ben de kızılbaşım Allah'ın kulu
Hemi de Güruh-ı Naci'liğim var

Bak şu zahide ki ne söylemişler
AGAHİ kızılbaş amma demişler
Hac'ca gitmez diye ta'n eylemiÅŸler
Benim ise yılda hacılığım var


Size bir güzelce nasihatim var

Size bir güzelce nasihatim var
Ne muamma gibi ne rumuz gibi
Dur ki göstereyim marifetim var
İcatlar çıkardım İngiliz gibi

Söyleyim halimi dinle efendim
Ben ehl-i san'atım) olmaz mı fendim
İcatlar çıkardım kendime kendim
Akıllı adamım Fıransız gibi

Her bir ahvalimi dur söyleyim ben
Adem miyim hayvan mıyım neyim ben
Kaburgası kalın bir kimseyim ben
Kakmakla yürümem koc'öküz gibi

Çok güzelim kirpiğim yok kaşım yok
Ayıbım ağzımda dört de dişim yok
Dilberlikte emsalim yok eÅŸim yok
Görenler tutulur bana kız gibi

Şimdi bir söz söyler harften düşerim
Ayıbım bu ayak üstü işerim
Be hey herif bu aklına şaşarım
Bari sen de bir söz söyle söz gibi

Doğrusun söylemek işime gelmez
Anınçün bir kimse başıma gelmez
Buna dair şeyler düşüme gelmez
Hac'la zekat oruç ve namaz gibi

Ne alimim ne hod okur yazarım
Ne Cuma tutarım ne de Pazarım
Karhanede meyhanede gezerim
İçerim esrarı Kaygusuz gibi

İşte bu alemin Deccal'ı benim
Azrail olsa da vermem bu canım
Ben bir kabadayı şuaradanım
Öterim çöplükte şol horoz gibi

Söylerim böyle çat pat gahi gahi
Ne eğri bilirim ne doğru rahı
Yeter artık çok uzatma AGAHI
Yırtarım ağzını eski bez gibi


Arzusun çektiğim ey kaşı kare

Arzusun çektiğim ey kaşı kare
Seni gördüm cesedime can geldi
Zelha gibi intizarım o yare
Kavuştum Yusuf-i Kenan'ım geldi

Yare meyil verdim getirmek için
Yar eli yöremi bitirmek için
Gönlümün tahtında oturmak için
Vücudum mülküne Süleyman geldi

N'olur bir yol visaline erince
El bağlayıp divanına durunca
Gül yüzlü yar cemalini görünce
Bugün bana iman geldi din geldi

Yar ile kısmetim ayrı seçildi
Bal yerine ağu şerbet içildi
Kurumuştu damarlarım açıldı
Şimdi benim vücuduma kan geldi

Bülbül de gül için ah ü feryatte
Aşık maşukunu bulur elbette
AGAHÃŽ yar ile tenha halvette
Muhabbet edecek bir zaman geldi


Sofu sen kendini arif sanırsın

Sofu sen kendini arif sanırsın
Benden özge arif yok yok diyerek
Suret-i zahirde kafa sallarsın
Oturur kalkarsın Hak Hak diyerek

GuÅŸ eyle pendimi ey sofuzade
Sen bu gönül ile kafirsin dağda
Senin gibi gezer leylek havada
Geçirir ömrünü lak lak diyerek

Onda körsün eğer bunda kör isen
Rah-ı erenlerden bi-haber isen
Yarın Hakk'ın divanına varırsan
Kovarlar dışarı çık çık diyerek

AGAHİ'nin bu sözünde durmazsan
Ebedi kör kalın meydan görmezsen
Hacı Bektaş tarikine girmezsen
Sonra canın çıkar hık mık diyerek


Efendim sen benim tac-ı serimsin

Efendim sen benim tac-ı serimsin
Yerin var başımda dinim imanım
Mabudumsun maksudumsun yarimsin
Anın için yoktur şekk ü gümanım

Günahkar kulunam gel eyle ihsan
Ben karışmam işte gönlüm işte sen
Bugün değil yarın değil her zaman
Unutmam yar seni dökseler kanım

Mail oldum kaşın ile gözüne
Beni yaktın ateşine közüne
Dayanamam bu cilvene nazına
Gel bize bu cevri yapma sultanım

Döndü celal ile baktı bize yar
Aklımı başımdan kıldı tarumar
Kerem eyle doldur camı kadehkar
Yetiştir badeyi çıkıyor canım

AGAHİ bu yolda narabat oldum
Ne Hakk'a kul oldum ne ümmet oldum
Yar senin aşkınla malamat oldum
Beni bilmez misin eski cananım


Dilber hanemize buyur bu sabah

Dilber hanemize buyur bu sabah
İşte senin ile sözü keserim
Bir binlik rakı al bir güzel kadeh
Ben de mezesine kuzu keserim

Bari beş yüzlük al binlik almazsan
Ağzına koy getir şişe bulmazsan
Sen de benim davetime gelmezsen
Ben de yollarından gözü keserim

Meyl-i muhabbetin gördüm beğendim
Böyle tedbir ettim kendime kendim
Davetime buyurmazsan efendim
Selamı sabahı nazı keserim

Gelirsen boş gelme göreyim sizi
Olursa cok olsun istemem azı
Beş yüzlüğün mezesine bir kuzu
Binlik olur ise öküz (ü) keserim

Kaba kaba laf atarsın AGAHİ
Öküz bulsam ben koşarım vallahi
Sade boş çıkarmam ol yüzü mahı
Tavuktan culuktan kazı keserim

_________________
"Sensiz olmadı"


Çevrimdışı
 Profile bak  
 
Önceki iletileri göster:  Sıralama  
Yeni konu gönder Konuya cevap yaz  [ 3 ileti ] 

Tüm zamanlar UTC


 Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyenler: Kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir


Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumda konulara cevap yazamazsınız
Bu forumda kendi iletilerinizi deÄŸiÅŸtiremezsiniz
Bu forumda kendi iletilerinizi silemezsiniz

Git: